|
|
- semazenler döner, döner de siyah pelerinlerini atıverirler, bembeyaz kalırlar ya hani. boşuna fıydırıvermezler üzerlerindekini. pelerini atmak dünyevi şeylerden kurtulmak anlamına gelir. insanlar hep bir düşünce, bir ideoloji, hep bir mana yüklemişler ellerine geçirdiklerine. yeşil parka da simgeden başka bir şey değildir aslında ya neyse. giydin mi daha bir solcusundur, daha bir lider, daha bir önder.
oysa ben simgeleri çok değişkenli denklem çözümlerinde kullanıyor, “kır zincirlerini gel aşka kanalım seninle, yum gözlerini soluksuz uçalım göklerde…” şarkısına inanıyordum, pencerelerden bahsetmiş miydim size hiç?
- 70'li yıllarda deniz gezmiş parkası diye de bilinirdi. bir simgeydi belki de kim bilir.
"parkasıyla vurulmuş yatar iken buldular
dört hain kurşun değmis delik deşikti parka
baba eski tornacı gözünü çapak almış
dede bir bacağını sakarya da bırakmış
ananın gözü yaşlı umut ona bağlamış
küçük kardeşi bu yıl siyasala gidecek
paltoya para yok ki o da parka giyecek
ananın gözü yaşlı delikleri dikecek
bir sabah onun sırtında çıktı gitti o parka
parkasıyla vurulmuş yatar iken buldular
dört hain kurşun değmis delik deşikti parka"
cem usta'nın bahsettiği parka olmalı.
|