belki ilginizi çeker
  1. · itü sözlük yazarlarının tatil özlemi
  2. · denizde bacak arasından geçme atraksiyonu
  3. · su sporları
  4. · su magandası
  5. · madde 97: bir ünlü şahsiyeti seninle mcdonald's a gitmeye ikna et (reklam)
gündem
  1. · yeşim salkım
  2. · 22 kasım 2009 izmirlilerin pkk tepkisi
  3. · thierry henry
  4. · kapının önünde bir yığın misafir ayakkabısı görmek
  5. · günün tek şarkılık özeti
  6. · boylumlama
  7. · itü sözlük hiçbirimiz komiklik yapmıyoruz günü
  8. · eve kız atma taktikleri
  9. · ve çeliğe su verildi

yazlık yörelerde su sporu aktiviteleri  

 sayfa  / 2
  1. - yüzme

    yüzme, denizlerin ata sporudur.

    yüzmeyi insanlar için cazip kılan herhangi bir ekstra ekipmana ihtiyaç duyulmadan yapılabilen ucuz bir aktivite olmasıdır.

    medeniyet, daltaşak yüzmenin ahlak kurallarıyla bağdaşmayacağını anlamış olsa gerek, tarih sahnesine mayo isimli bir gereç getirmiş, insanların bununla rahat biçimde yüzebileceğini düşünmüştür.

    yazlık yörelerde giyim eşyası satan küçük esnafın tümünde yöreden arabasıyla geçerken serinlemek için denize giresi gelmiş insanlara satmak üzere mayo bulunabilir. burada dikkat edilmesi gereken bir husus mayonun kumaş kalitesidir. bugün güney yörelerimizdeki küçük esnaftan az kullanımlık ucuz mayo alan bayan arkadaşların, denize girip o mayoyu suya değdirdikleri anda transparan bir kreasyona sahip olmaları görülmemiş bir hadise değildir. (bkz: anneler babalar dikkat)

    son zamanlarda erkekler için slip mayo devri kapanmış, yerine göre içine hava dolup şamandıra görevi de görebilen deniz şortları trend olmuştur. deniz şortları transparanlık taşımasa da kalitesiz olduklarında ereksiyona geçen sikleri tüm kumsala ifşa edebilmektedirler. bunun için şort seçiminde de bayan mayolarında olduğu gibi dikkatli davranılmalıdır.

    yüzme sporu icra edilirken dalınabilir, su yüzeyinde "fiyuvv fiyuvv" diye ağızdan sesler çıkarılabilir, etraftaki hatun kişilere dipten kum çıkararak selam edilebilir.

    yüzme, burada anlatmaya satırlar yetmeyecek kadar emprovize bir spordur.
    (wondrous, 25.04.2006 23:09)
  2. - muz

    genelde güney yörelerinde revaçta olan, adrenalin dolu, ucundan seksüel çağrışımlı bir aktivitedir.

    bir sürat motoru arkasına bağlanan havayla şişirilmiş muza benzeyen bir aygıt motor tarafından hızla çekilirken sıkı sıkı muza ve önünde oturan yakışıklılara sarılmış kızlarımız, bacılarımız çığlıklar içinde süratin zevkine varırlar.

    oradaki kızları düşmesinler diye sıkı sıkı tutmak haricinde bir erkeğin muza bindiği pek görülmez.

    muza binen erkekler bir misyon sahibidirler, medeniyet yarışında bayrağı taşıyan onlardır.
    (wondrous, 25.04.2006 23:18)
  3. - su kayağı

    yine muza benzer fakat bu kez daha haysiyetli bir aktivitedir. bir sürat motoru arkasında çekilen bir eğlenceşinas, ayağındaki kayaklar, motorun sürati ve fizik kanunlarının elverdiği ölçüde su üstünde kayar.

    motorun muhtelif sebeplerle yavaşlaması bir mumun erimesi, bir devrin batması misali kayakçı kimsenin suya gömülmesiyle son bulur.

    su kayağı yapmak için iyi yüzme bilmek elzemdir.

    su kayağı da pahalı bir spordur. buna da özenmeyin.
    (wondrous, 25.04.2006 23:21)
  4. ergenlikle birlikte ortama hava atma amaçlı kullanılan araçlardır. son zamanlarda en çok tercih edileni, kişiye verdiği düşünülen karizma nedeniyle jet-ski yada su kayağı 'dır. aslında asıl amaç ortamdaki hatun kişilere hava atmaktır. hatta bazı hanzo kişilikler jet-ski' leri ile kıyı hattında artistik yapmayı tercih ederler, kafa tası avcıları misali çalışırlar. eğer arkadaş grubu kalabalıksa su voleybolu'da tercih edilen sporlardan biridir.

    bir de mevzunun turistik mekanlara özgü yönü vardır. sahil şeridinde muz ,hamburger vb. fast-food ürünlerine yakışan göndermeler yaparak, ki burdaki göndermede asıl amaç hızlı tüketim yönleridir, masum su aktivitelerinden rant kazanılır.
    (troke, 25.04.2006 23:23)
  5. (hypnotica girl, 25.04.2006 23:23)
  6. - deve güreşi

    evet, şimdi halktan bir sporda, deve güreşindeyiz.

    yüzme ekolünden sıkılan deniz istifadecileri eğer minimum dört kişiden oluşan bir topluluklarsa "deve güreşi" ismi verilen aktiviteye yönelebilirler.

    deve güreşi yapılması için dört kişiden gürbüz olan iki tanesi çelimsiz olan iki tanesini sırtlarına almalı, hafif sığ bir yere gitmeli ve burada birbirlerini düşürmeye çalışmalıdırlar.

    deve güreşiyle ilgili önemli püf noktaları vermek isterim:

    deve güreşinde alttaki kimsenin ayakta durabilme gücü denizin kaldırma gücüyle doğru orantılıdır. rahat yürüyebilmek ve boğulup gebermemek için yeterince sığ fakat suyun kaldırma kuvvetinden yararlanabilmek için yeterince derin bir lokasyon bulunmalı, çiftler burada konuşlanarak müsabakaya başlamalıdırlar.

    deve güreşinde üstte olan kimseler rakiplerini olabildiğince kendilerinden uzak tutmaya çalışmalı, içlerindeki dhalsim'i ortaya çıkararak elleri kolları allah ne verdiyse sallayarak karşısındakileri düşürmeye çalışmalıdır.

    deve güreşi çiftlerinden biri yıkıldığı zaman altta kalanın ölmemesi için çiftleri birbirine bağlayan bağ yeterli sıkılıkta bırakılmalıdır.

    deve güreşi yaparken ölen vatandaşlarımızı hatırlayın.

    no smoking, safety first.
    (wondrous, 25.04.2006 23:25)
  7. -deve güreşi

    4 türk mağara adamı tarafından insanlığa bahşedilen büyük spor. çeviklik, direnç, kabiliyet, esneklik gibi içinde bir çok tekniği barındıran bir tür gövde gösterisidir aslında. sulu olan hemen hemen her ortamda icra edilebilen bedava, kıyasıya mücadelelerin yaşandığı, yer yer samimi karşılaşmalara* sahne olan yazlık aktivitedir.

    medeniyet denilen tek dişi kalmış canavarın varlığından beridir, icra edilen her şeyin bir sebebi olduğundan, ki konu spor faaliyetleri olunca belli bir hedef kitleye hitap etmesi lüzum gösterdiği için* kıyıdan çok uzaklaşmadan yapılır. hedef kitle olan bikinili bayanlara bir tür "cep paket dev gösteri" yaşatılır.

    iki tarafında kaslı* vücudundan akan deniz suyunun verdiği seksapelite de ek olarak bonus gelince, yazın ava çıkan erkeklerin ekmeğine bir kat daha yağ sürülür. genelde karşı tarafı küçümseyici konuşmalarla psikolojik bir ön savaş yapılır. bu mini hırlaşmanın ardından enseye atılan el ile start verilir. hırçın geçen mücadelenin kazanın tarafı adeta ormanların kralı olmuşcasına sevinir. tabi bu maç sonrası sevinci yaşarken göz ucuyla da sahilde yayılmış (tercihen 2 kişidirler) bayanlar kesilir. bir sonraki hamleye geçilir.

    dostluk ve mücadelenin hiç bitmemesi gereken yüce bir değerdir aslında. korunmalı, yeni kuşaklara aktarılmalıdır.
    (coban, 25.04.2006 23:27 ~ 23:31)
  8. - dalma

    her ne kadar yüzmeyle beraber irdelenebilecek olsa da kendisine ayrı bir pasaj ayırmayı uygun buldum.

    kitlemizin niteliği sebebiyle burada skuba-diving gibi bol yaldızlı, vurgunlu balıklara yem vermeli bir dalma aktivitesini açıklamayacağım.

    halkımızın dalmadan anladığı dipten kum çıkaracak derinliğe kadar süren, yeri gelince yüzen kızlarımızın bacılarımızın götlerine bakmalı, yeri gelince "ay yanlışlıkla bacağınızın arasından geçtim" demeli bir dalmadır.

    dalmak için gereken ekipman zaruri olmamakla beraber bir deniz gözlüğü, bir şnorkel olabilir.

    şnorkelli dalışlarda menzil uzamakla beraber insanın kendisini olmadık yerlerde bulması işten bile değildir. ayrıca şnorkelli dalışlarda büyük bir tehlike de şnorkelden içeri dipten çıkardığı kumu döken orospu çocuklarıdır. bu tür tehlikelere karşı azami dikkat göstererek keyifli bir dalış gerçekleştirilebilir.

    bilhassa zengin avrupalı turistlerin siki taşağa vurarak yüzdüğü güney sahillerimizde amatör dalıcılığın bir diğer amacı burada turistlerin düşürdüğü saat, kolye gibi değerli ürünleri bulmak, bir kaptan gusto'culuk, bir ganimetçilik oynamak olabilir.

    güney sahillerinde yetişmiş yörenin çocukları için bu tür bir dalış güzel bir harçlık kaynağıdır.

    "denizler altındaki hayatı keşfedin" motto'suyla dalış konusunu irdelemeyi kesiyorum.
    (wondrous, 25.04.2006 23:33)
  9. - kano

    deniz bisikleti maddesinde özellikle üstünde durduğum kollektif bilince ulaşamamış, böyle bir arkadaş çevresine sahip olamamış ama içinde coşkun bir deniz aşkı taşıyan kimselerin tercih edebileceği araçlardan biri kanodur.

    kanolar kızılderililerce icat edilmelerinden sivas'lıların kano kiralama işi için güney sahillerine inmesi arasında geçen sürede yapısal olarak pek bir değişikliğe uğramamış, içinde kıçı koyacak bir yer ve bir adet kürekle donatılmış deniz araçlarıdır.

    kanoyla gezen insanların yüzünde ekseriyetle bir maceracı tavır, bir indiana jones ruhu görebiliriz. bu tavırdaki temel sebep kanonun bireysel bir araç olması ve insanın üstüne büyük bir sorumlulukla beraber özgürce istediği yere gidebilme güdüsü yüklemesidir.

    kanoyla maceracı bir tavra bürünmüş insanların hayata karşı sert duruşu kıyıdan kira süresinin bittiğini belirten düdüğü duymalarıyla beraber son bulur. bu aşamadan sonra yeni ufuklara yelken açtığını zanneden kanocunun aslında koyun bir ucuna kadar gidebildiğini ve buradan dönmek için götünü yırta yırta kürek çektiğini gözlemleriz.

    uzaktan gelen bir kanocunun fenotipi tam olarak böyledir.
    (wondrous, 25.04.2006 23:44)
  10. -hamburger

    yeni moda, göz dolduran muzvari bir yaz sporu daha.

    hamburger, teknik olarak muz mantığında çalışan bir eğlence aracı olmasına rağmen, muzda öne çıkan "ekip çalışmasını", bireysel başarıya tercih edenler tarafından aranılan bir türdür. tekne yardımıyla tek kişilik şişme bot ilen kayma sporudur bir başka deyişle.

    bildiğimiz şamyel'in aslında biraz daha boyanmışı, süslenmişidir. altında boşluk yerine bir çeşit bez ile kapatılmış, deliksiz eğlence kaynağıdır. göt üstünde değil içinde olur.

    teknenin yardımı ile çekilen bu mini botlar (1 tekne 2 tane çeker mazottan kazanç için) sizlere muzdaki keyfin biraz daha fazlasını yaşatır. tek başına mücadele edebilme, dalgalara karşı gelebilme, pis keskin manevralarda sabitliğini koruyabilme gibi kabiliyetler kazandırır. su üzerinde tek kişinin hakimiyeti esastır.

    ancak doğanın kanununa bir ithaf olsa gerek, bu atraktivitede bile "bir insanın başka insanın hatalarından zarar görebileceğini" görürüz. çünkü yanınızdaki kazmanın tutamadığı o bot sizin kafanıza çıkabilir. ters dönerken küüüt diye size çarpıp sizi de alabora edebilir. tüm başarınızı bir anda yerle bir edebilir. işte bir eğlence bile bir felsefe ürünü çıkabilir, insana bir şeyler öğretebilir, katabilir.

    pahalıdır, jon jon işidir. bize pek gelmez. zaten altınızda quiksilver sörf mayosu yoksa yapmayın. hem yakışık almaz, hem de suyun makatınıza yaptığı basınçtan üç gün oturamazsınız.
    (coban, 25.04.2006 23:48)
  11. -bayan kesmek

    aslında bütün eğlencelerin çıkış kaynağı, tüme vardığı noktadır. şemanın en başındaki isim, en önemli amaç, bir numaralı görevdir.

    yaz tatilinin bir erkeğin beynindeki birinci yeri; deniz görmek ve onunla vakit geçirmekten öte, o denizde vakit geçiren bayanları görmek ve onlarla vakit geçirmektir.

    kışın getirdiği ağır yükün üstünden atılma noktasıdır. bayanların sadece iki parçalık bir giysi ile görme sevdası her erkeğin rüyasıdır. dolgun göğüs, mükemmel kalçalar, ince bel, kimisi için sırtın açığa vurumudur. fetiş nesnelerin ifşası, bir bir ortalarda ele ele hep beraber cirit atmaya başlamasıdır. dondurma yalayan dudaktaki angelina jolie duruşudur.

    kışın üst üste giyilen giysilerin örttüğü vucüt hatları bir anda mevsim normalleriyle beraber belirginleşmeye başladıkça, erkeğinde bir yerindeki şey belirginleşme baş... eveeettt evetetttt.... yess...öhmm... pardon!

    kısaca iş hayatı veya okulun getirdiği stresi atmanın bir yoludur. doğal yollarla beyne default yüklenmiş bir özelliktir. silinmesi, değiştirilmesi mümkün değildir, talep edilemez.
    (coban, 25.04.2006 23:57 ~ 26.04.2006 00:10)
  12. - sandala çıkma

    "adından da anlaşılacağı gibi sadece denizde demirli durmakta olan sandallara çıkmaktır" diyeceğimi sanıyorsanız yanılıyorsunuz. çünkü yüzeysel ve basit görüntüsünün ardında hırs,ihtiras ve dahi bencillik gibi birçok duygu yatmaktadır. bu dehşetengiz aktivite iki ayrı açıdan açıklanacaktır:

    1. elalemin sandalına çıkan deniz adamcığı açısı: bu,elalemin sandalına çıkan deniz adamcığı kişisi,kumsala ayak bastığı ilk günlerde kendine orta yakınlıkta bir sandal belirler. bir iki sefer sandala yüzer,etrafında dolanır ama binmez;amaç avı tanımaktır. ilerleyen zamanla birlikte bu ilk gözağrısı olan sandala çıkıp ivedi bir şekilde atlar,ardından çıkıp güneşlenme,"bu sandal acaba suyun ortasında nasıl duruyor" diye düşünmeden çapasıyla oynama,denizden çıkarttığı midye ve taşları sandalda biriktirme gibi aktiviteler gelir. daha sonra aynı aktiviteler daha derinlerde ve uzaklarda bulunan sandallar için tekrarlanır.

    2. cefakar sandal sahibi açısı: bu spor sadece elalemin sandalına çıkan deniz adamcığına değil sandal sahiplerine de atp harcatmaktadır,hem de ne atp. zira bu elalemin sandalına çıkan deniz adamcıklarından sadece bir tane yoktur,onlarca vardır. cefakar sandal sahibi de bütün gün bu adamlarla uğraşır. cefakar sandal sahibi sandalına çıkılmasından,balıktan gelince özenle yıkadığı sandalın içininin kuruyan deniz suyundan kalan tuz,talaş ve yosunlarla dolmasından geçmiştir. onun derdi bağladığı merdivenin çözülmemesi,sandalı suda tutan yegane şey olan çapayla oynanmamasıdır ama nerede. cefakar sandal sahibi bütün gün bu taşkın insanları sandalın üzerinden indirmek için çeşitli hareketler yapar. kah deniz kıyısına inip bağırır,kah yüze yüze sandalın yanına gider,günü gelir yavuz hırsız konumundaki elalemin sandalına binen deniz adamcığıyla kavga eder. adrenalin üst noktada,heyecan hep doruktadır. üstelik bu olay kesintisiz hergün tekrarlanır.
    ülkemizde yeterince değeri anlaşılamayan bu sporun lütfen kıymetini bilelim,devam ettirelim.
    siz plaj insanları,gördüğünüz her sandala çıkınız ve siz sandal sahipleri ıslak meşe odununu elinizden,sandalınızı da denizden eksik etmeyiniz.
    (battal boy cekirge, 26.04.2006 00:05)
  13. frizbi de severek yapılan sportif faaliyetlerimizden biridir, plajda icra edilen her aktivitede olduğu gibi frizbide de asıl amaç kız kesmek ve plaj müdavimlerine hava atmaktır. tercihen ray banli iki-üç yiğidin güneşlenmekte olan bir kız grubunun proksimitesinde* oynadığı bu primitif sporun püf noktası atış teknikleridir. başlarda gençler default backhand atışlarla yetinirken içlerinden birinin artislik yapma hevesiyle gerçekleştirdiği falsolu atışla iş çığrından çıkar. masumane bir 'kumsalda zaman öldürme ritüeli' artık new jersey nets - miami heat doğu konferansı yarı finali 7nci maçıdır. gençlerimiz yıllardır bilinçaltlarının güneş ışığı görmedik köşelerinde hapsettikleri jason kidd/jason williams/steve nash alter-egolarına gem vuramazlar o dakikadan sonra. behind-the-backler, between-the-legsler, no-looklar, ball-fakeler havada uçuşur, hedef kızlar daha iyi takip edebilmek için oturma pozisyonuna geçerler, şemsiye gölgesinde tuna kiremitçi okuyan menapoza meyilli 30luk ablalar şezlonglarından yetenekli gençlerin göze hoş gelen hareketlerini izlemeye başlarlar. hele bir de frizbinin hipnotik desenleri varsa kavurucu yaz havasında süzülürken seyrine doyum olmayacak görüntüler oluşur.

    mission accomplished'dir, istenilen sonuca ulaşılmış, plaj ahalisinin özellikle de hedef kızların hayranlığı kazanılmıştır. bundan sonraki adım "oynamak ister misin" sorularıyla yakınlaşmak ya da libidoyu tavan yapmak için çevik ve haşin hareketlerle denize girmek olucaktır. ama fakat lakin maalesef delikanlılarımızın arasından biri mutlaka 1500 yıl önce shaolin rahipleri tarafından yasaklanmış o ölümcül hareketi denemeye kalkar; forehand atışı. üst düzey bilek hakimiyeti ve ciddi egzersiz gerektiren forehandi başarıyla gerçekleştirmek her babayiğidin harcı değildir. gencimiz normal olarak ilk forehand atışında başarısız olur, frizbi 2 metre bile gidemeden kumlara gömülür. bu durumda akıllıca olan bozuntuya vermeden default backhandle döngüyü devam ettirmek olucaktır, fakat gencimiz bunu gururuna yediremez ve forehandi tekrar dener ve tekrar başarısız olur. kızların ilgisinin eksponansiyel olarak azalmaya başladığını farkeden arkadaşları "atsana olm" nidalarıyla 3ncü başarısız denemeyi engellemeye çalışırlar ama nafile. "ehe ehe durun lan bi hareket deniyoz" dendiği anda film kopmuştur, olay mahallini en kısa sürede denize balıklama girerek terketmeniz gerekir. bundan sonra azimli gencimiz provalar yapıcaktır, 2-3 defa da başarısız olucaktır, en sonunda o da pes ederek "beklesenize mk" diyerek yüzmekte olan arkadaşlarına katılıcaktır.
    (soulforged, 26.04.2006 01:43)
  14. akarsu slalom
    bu kategori için hızlı akan doğal akarsular veya yapay akarsu gerekmektedir. yarışma ,zorluk derecesi ortalama klas ııı olan nehirlerde , 20-25 kapı yerleştirilmiş, 600 metreyi geçmeyen ortalama 300 metrelik parkurlarda yapılmaktadır.

    yarışmacıların yeteneklerinin ölçüldüğü kano slalom, zor koşullar altında doğal ve yapayengellerden geçirilerek yapılan bir yarıştır.



    kano slalom yarışları, 800 m uzunlukta, en az 40 cm derinlikte ve suyun akış hızının her noktada 2 m olduğu dönemeçli bir parkurda yapılır. parkur boyunca, suyun üzerinde bir çift direkten oluşmuş, genişliği 1,2 m olan 30 tane kapı bulunur. parkuru oluşturan doğal ve yapay engeller: 1) akıntı, 2) ters akıntı, 3) hızlı akıntı, 4) kayalar, 5) köprü altı geçitleri, 6) bentler ve setlerdir.



    kano slalom yarışlarında kullanılan kanoların boyutları da sınıflarına göre sınırlı tutulurlar. kanolar batmamak için hafif ve gerektiğinde yarışmacının rahatça çıkabileceği şekildedir. teknelerin içine suyun girmesini önlemek amacıyla, kanocunun belden aşağısının gireceği bölüm dışında teknenin üstünü örtecek biçimde plastik bulunur.



    kürekler sağlam ve hafif olmak koşuluyla her türlü malzemeden yapılabilirler.



    zor şartlar altında yapılan kano slalom yarışlarında, yarışmacılar, gelebilecek tehlikelere karşı, şişme can yelekleri ve koruyucu başlıklar takarlar. üşümeyi önleyecek biçimde su geçirmez anoraklar giyerler. kanocuların sırtında ve göğsünde çıkış numaraları bulunur. c2 sınıfında (2 kişilik kanolarda) ise yalnızca öndeki kanocunun üzerinde çıkış numarası bulunur.



    bireysel takım halinde yapılan "kano slalom" yarışlarında her takım üç kanodan oluşur.



    yarışların belli bir süresi yoktur. parkurun bitiş işaretlerini geçen yarışmacı, yarışı tamamlamış olur.



    yarış başlamadan önce, yarış parkuru görevliler tarafından kontrol edilir ve her yarışmacı parkurda bir deneme yapar. yarışların başlaması kano hız yarışlarında olduğu gibidir. "çık" komutu ile yarışın başlamasından sonra; bireysel yarışlarda parkur her yarışmacı tarafından genellikle iki kez, takım yarışlarında ise bir kez geçilir. bireysel yarışlarda kanocular, parkurda tek tek yarışırlar. kapılardan geçiş, belirtilen yönde olmalıdır. yarışmacı, bu kapılardan kanosu ve küreğini dokundurmadan geçmek zorundadır. kendisinden sonra yarışa başlayan bir başka yarışmacı tarafından geçilmek istenen kanonun, arkadan gelene yol vermesi gerekir.



    küreği kırılan ya da düşüren yarışmacı, yanında bulunan yedek küreğini kullanır.



    kano slalom yarışları, zamana karşı yapılan bir mücadeledir. bireysel yarışmalarda değerlendirme, yarışmacının çıkış çizgisinden bitiş çizgisine kadar geçen süre ile almış olduğu cezaların toplamına bakılarak yapılır. takım yarışmalarında bütün bunlara "takım geçiti"nde yapılan hatalar da eklenir. yarışçılara tanınan iki tur yarışma hakkından sonra, hangi turda daha iyi derece yapmış ise o tur değerlendirmeye alınır. eşitlik durumlarında, yarışmacının diğer turda yapmış olduğu dereceler değerlendirilir.



    kano slalom yarışlarında, sayıları 3 - 7 arasında değişen uzmanlardan oluşan bir kurul bulunur. görevi yarışları denetlemek olan bu kurul, gerektiğinde yarışmacıları, yarış dışında bırakma yetkisini de sahiptir. bunun dışında görevli olarak; bir başhakem, çıkış hakemi, bitiş hakemi, bölüm hakemleri, geçit hakemleri, yarışma düzenleme kurulu üyeleri, slalom yöneticisi, teknik görevli, sal görevlisi, kano sınıflandırma görevlisi, zaman tutucular, kayıt bölümü başkanı ve yardımcıları, parkur gözetmeni, ilk yardım ve kurtarma görevlisi, telefon ve telsiz görevlisi bulunur.



    bir yarışmacının kanosundan düşmesi, onun o turdan diskalifiye olmasına neden olur. takım yarışmalarında da bir yarışmacı kanosundan düşerse, takımın tümü diskalifiye edilir. bitiş çizgisini baş aşağı geçmek hatalıdır ve yarış bitmiş sayılmaz.



    yarış sırasında, kapılara dokunulması ya da yanlış bir geçiş yapılması hatadır ve hatanın cinsine göre süreye, ceza olarak eklenir.



    cezalar



    1. kano ile kapı direklerinden birine içeriden değmek: 10 sn. ceza,
    2. kano ile kapı direklerinden ikisine birden değmek: 20 sn. ceza,
    3. kano ile kapı direğine dışarıdan değdikten sonra, kapıdan düzgün olarak geçmek: 20 sn. ceza,
    4. kapı direklerine birini kasıtlı olarak yana itmek: 50 sn. ceza,
    5. kapı direklerine dışarıdan değdikten sonra da hatalı geçiş yapmak: 50 sn. ceza,
    6. kapı içinde iken "eskimo dönüşü" (suyun altından tam dönüş) yapmak: 50 sn. ceza,
    7. renklerde belirtilen geçiş yönüne zıt olarak geçiş (kanocular bir kapıdan, kapı direklerinden kırmızı beyaz olana sol taraflarında kalacak biçimde geçmelidirler): 50 sn. ceza,
    8. geçilmesi gerekli olan bir kapıdan geçmeden yarışı sürdürmek: (geçilmeyen her kapı için): 50 sn. ceza,
    9. kanocunun vücudu, kapı çizgisini geçmiş olmasına rağmen gire çıkarak, tekrar geçmeye çalışmak: 50 sn. ceza,
    10. kapıları sıralara uymadan geçmek ve bir kapıyı geçmeden gitmek: içinden geçilmeyen kapı için 50 sn, sırasız olarak geçilen her kapı için: 50 sn. ceza.



    yarışmacı, sıraya uymadan kapıları geçmiş, daha sonra içinden geçmediği kapılardan geçmek için geri dönüp geçişlerini yapmışsa, sıraya uymadan geçtiği kapılar için ceza almaz.



    cezalar, geçit hakemleri tarafından numaralanmış kırmızı ya da sarı yuvarlak tabelalar kullanılarak belirtilir.



    kurallara uymayan, dışarıdan yardım alan ve kural dışı davranışlarda bulunan yarışmacılar diskalifiye edilir
    (oldmanfeelsthecold, 24.06.2007 17:15)
  15. - rus kızlara 50 derece sıcakta rakı içme öğretmece

    kumsalın sessiz bir kenarına pusuya yatılıp, herşey dahil denen bokun bir parçası olmuş rus kızcağızlarımız beklenir.
    çok geçmeden güneş altında 50 derceye çıkmış sıcağın altında, elinde yarım saattir taşıdığı kağıt bardaktaki rakı ile yanaşan rus kızımız göze kestirilir. bu sporda ana fikir rus kardeşlerimize rakının nasıl içileceğini öğretmektir. çat pat türkçe çat pat lenin/stalin/troçki rusçası ile rakinin meze ile masada ağır ağır içilmesi gerektiği anlatılır ve aktif sporun başlangç ilkelerinin temeli atılmış olur.
    (anarsist, 05.07.2007 22:48)
  16. yazlık yörelerimize tatil yapmak, eğlenmek, dinlenmek için gelen vatandaşlarımızın sık sık yaptıkları ilginç aktivitelerdir.

    örneğin denizde üç-dört çocuk el ele tutuşur. sonra ikisi diğerini suda kollarının üzerinden kaydırırlar. sırayla kayılarak oyun oynanmaya devam eder.

    yine üç kişi birleşir ve ikisi ellerini birleştirip üçüncüsünü hızla havaya fırlatır. havaya fırlayan eleman artistik bir şekilde suya dalmaya çalışır.

    suda oynanan voleybol bu aktivitelere en güzel örneklerdendir. oyun oynayan kişiler topa uçarak vurmaya çalışırlar, top yakında yüzen kızların o taraflara kaçar. bu da abazan gençlerimizin asıl oyun amacıdır zaten. içlerinden biri onlara doğru yüzer. yakınlaşmaya çalışır falan..

    deniz gözlüğüyle dalıp suyun altından ilginç taşlar çıkarma aktivitesi de vardır. sokakta görseniz tekme atıp ilgilenmeyeceğiniz taşları suyun altında bulup çıkarınca bu taş hakkında hemen senaryolar kurarsınız. "aa bak kim bilir ne kadar eskidir. ne acayip rengi var. kim bilir kimleri görmüş, hangi tarihi olaylara tanıklık etmiştir." gibi. denizden çıkan her şey ilgi çekicidir.

    yine suya dalıp en fazla suyun altında kalma, su altında dalarak en uzağa gitme, belirlenen bir noktaya en kısa sürede varma gibi aktiviteler de mevcuttur.
    (emrahman, 18.08.2007 01:42)
  17. çocukluk yıllarınız hiç bir aktivitesi olmayan küvet kadar havuza sahip bi sitede geçmişse günün önemli bi kısmı mevcut 2 merdivenin başında geçebilir. merdivenin yüksek bulunan kollarına ayaklar yerleştirilerek zıplanır ve havuza atlanır. böylece trambolin ihtiyacı karşılanmış olur. bunu yaparken ıslak ayakla çıkmamaya özen göstermeli ve mümkünse kafa göz yarılmamalıdır..
    (absinthe, 23.08.2007 17:56)
  18. (luto, 23.08.2007 18:13)
  19. yaz boyunca kaldığınız beldenin denizi dalgalı,bulanık ve yer yer kaya ve taşlarla doluysa yüzme aktivitesini gerçekleştirmek için katlanabileceğiniz yeni aktiviteler ortaya çıkabilir.
    binbir güçlükle, çabayla girdiğiniz denizde yüzüp geldikten sonra sıra denizden çıkmaya gelince insanoğlunu düşünce sarar. burda yapacağı önemli hareket, bacakları dizden kırmak suretiyle dalgaya çapraz açıyla durarak (sörf yapanlar iyi bilir) dalga yardımıyla mario misali taşları kayaları bi kaç metre atlama olayıdır. bi nevi su altında sörf yapılmış olur. bi bakmışsınız böyle böyle kıyıya yanaştınız. evet, artık dizleri doğrultup sudan çıkma vakti. zaten su da bileğe gelmiş. işte oldu bitti. gün geçmiyor ki insanoğlu yeni bi aktivite yaratmasın.. *
    (absinthe, 15.09.2007 16:56)
  20. - deniz bisikleti

    deniz bisikleti, deniz araçlarının halkın kullanımına kadar inen halidir. burjuva kesimin elinde tuttuğu jetski, sürat motoru gibi üretim araçlarının yanında proleter kesimin de kullanımına açık, ucuz, az yakan bir deniz aracıdır.

    deniz bisikleti klasmanında kano gibi diğer ürünler olsa da özünde taşıdığı kollektif bilinç sayesinde deniz bisikleti insanları yaklaştıran, ekip çalışmasına yönelten bir araçtır. öyle ki, pedal kontrolünü sağlayan iki kişi arasındaki en ufak koordinasyonsuzluk deniz bisikletinin yöneldiği ortak ülküye varması yönünde bir engel teşkil eder.

    dört kişiden oluşan toplumun en küçük birimlerinden biri, deniz bisikleti kiralandığı anda bir iktidar savaşına sahne olur. kendini dümeni kontrol etmeye ve pedal başındaki kimselere talimat vermeye mükellef gören biri, ufak toplumsal oluşumlarda liderlik mücadelesine verilebilecek bir örnektir. kendi arasında bazı ufak sürtüşmeler yaşayan bisiklet mürettebatı, ne zaman ki bir yüzücü sinsice arkaya takılır, o durumda bir bütün haline gelerek kenetlenir ve bazen yüzücüyü tekmeleyerek bisikletten uzak tutar. keza aynı yerden bisiklet kiralayan iki grup arasında bir performans yarışı bahis olduğu zaman da aynı davranışı gözlemlemek mümkün olur: tüm bisiklet mürettebatı yalnızca tek bir amaca güdülenerek altındaki canavarı olabildiğince iyi şekilde koşturmaya çalışır.

    deniz bisikleti kiralayan kimselerin artistik duruşu rüzgar onları açığa doğru sürükleyip üç buçuk attırmaya başladığı zaman son bulur. deniz bisikletleri bu stabil olmayan sürüş yetenekleri dolayısıyla rüzgarlı havalar ve sahillerde tercih edilmemesi gereken araçlardandır.

    deniz bisikleti mürettebatının hukuki varlığı, sahildeki kavruk ve hasır şapkalı adam uzaktan düdüğünü çaldığında re'sen sona erer.
    (wondrous, 14.11.2008 01:47)
  21. (misuf, 14.11.2008 01:50)
  22. yanında bulunan bir tanıdığı omuzlarından tutup suyun içine bastırmak, ayı gibi gülmek. mebzul miktar su yutturduktan sonra hızla koşmak (5,6km/s).
    eğer kendiliğinden sudan çıkıyor ve sövüyorsa adrenalin sporudur, yok, yüzü koyun suda süzülüyorsa kriminal vakadır. her iki halde de kaçın.
    (altlejant, 14.11.2008 01:56 ~ 21.11.2008 16:05)
  23. - sörf

    sörfün salt dalga gücüyle hareket eden versiyonu genelde türkiye'nin oşinografik yapısının kıyılarda şiddetli dalgalara çok yer vermiyor olması sebebiyle popüler değildir. bununla beraber teknoloji, rüzgar gücüyle hareket eden sörf tahtaları üretmiş ve binlercesini adeta insani yardım paketi dağıtır gibi alaçatı'ya göndermiştir.

    bir rüzgar sörfçüsünü bronz teni, güneş gözlüğü, hafif ıslak saçları ve quiksilver şortuyla tanıyabiliriz. yanında tahtayı taşıyan kardeşi, arkadaşı veyahut yardakçısıyla beraber kumsala giriş yapan rüzgar sörfçüsü kendi de yelkeni taşır ve güzel bir koordinasyonla bu iki parçayı birleştirerek etraftakileri hem gerçek hem de mecazi anlamıyla ıslatan bir sükseyle denize açılmaya başlar.

    rüzgar sörfçülerinin dallama olanlarından denizde yüzen sebi sübyanı biçebilecek hareketlerinden ötürü kaçınmak gerekir. kumsalda hızla geride bıraktığı birbirinden güzel bikinililere şekil yapacağım diye önce sahilde kumdan kalesini yapmış sonraysa denizin sığ kesimine keyifle işemiş olan biricik istikbalimiz çocuklarımızın kafa ve gözünü yarmaları görülmemiş şey değildir.

    rüzgar sörfçüleri denizden bir miktar açıldıklarında optimum süratlerine ulaşır, rüzgarın oğlu olurlar. sınırlarını bilmeyen, laftan sözden anlamaz rüzgar sörfçülerinin hayata ve rüzgara karşı bu duruşları genelde rüzgarın ibnelik yapıp kendilerini devirmeleriyle son bulur. bikinililerin görüş alanı dışında gerçekleşen bu kaçınılmaz son, sörfçü kardeşimizin açık denizde sörf tahtasına tekrar binmeye çalıştığı tıpkı open water 2 filmini hatırlatan sahnelerle son bulur.

    rüzgar sörfü zahmetli ve yorucu da olsa popüler ve zevkli bir su aktivitesidir.
    (wondrous, 14.07.2009 03:24)
  24. - rafting

    zorluk derecesi 6 üzerinden 1 falan olan* parkurlarda dahi, nadiren de olsa karpuz kabuğu kimliğini benimsemek; çoğunlukla zararsız diğer durumlarda ise, botun kenarındaki ipe sarılmış bir haldeyken, yaklaşan diğer bottaki insanların kulaklarına kulaklarına çalışarak su sıçratmak şeklinde cereyan eder*.

    yine aynı zorluk derecesini* baz alarak yaptığımız incelemeler sonucunda, hayatında ilk kez bota binerek azgın(!) sularla mücadele etmeyi bir varoluş davası olarak gören çöm bünyelerin, rehberden gelen "kürekleri kaldır!" emrinin ardından küreği nereye koyacaklarını bilemeyip, yanlarındaki insanların, mümkünse sırayla, kıçına soktuklarını kaydetmiş bulunmaktayız.

    parkur bitiminde karaya michael phelps edasıyla çıkılması ise bir gelenek olma yolunda hızla ilerlemektedir.
    (alternatif maliyet, 14.07.2009 03:26)
  25. - boy vermek

    denize ilk giren cesur insan hayvanımız, arkasını döner ve "su çok güzel gelsene" diye bağırır. burada sıfat olarak "angut herif, dangalak" gibi şeyleri de arkasındaki insan hayvanına iletebilir tabii ki. bunu duyan kıyıdaki arkadaşı, boy vermesini rica eder. bu rica etme işlemi genelde "boy ver ulan goduum" şeklinde gerçekleşir. bunu duyan denizdeki hayvan ise, bacak kaslarını çalıştırarak denizde havalanır ve boy verir. bu sırada yapılabilecek türlü esprilerle bu spor zenginleştirilebilir.
    (is there something to do, 14.07.2009 03:28 ~ 03:28)
 sayfa  / 2

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil