kimdir nedir bilmem, sadece bi kaç kez özelden mesajlaşmışlığımız var kendisiyle. zaten nick altıma yazdığı yazıdan da anladığım üzere, kendisine yazdığım mesajları da tamamen yanlış, kafasına göre anlamış. cık cık cık.
şimdi şaka bi yana, severim kendisini, iyi izlenim veren kötü bir adamdır. biri kendisine iltifat etti miydi havada yakalar, allahıma affetmez.
bi de baba tarafından gayet zengin, yalnız çevresindeki kızlar parasına mı yoksa kendisine mi aşık bilemediğinden 'artık bunu saklama gereği' duymaktadır, bu bakımdan tam bir acıların çocuğu durumu var ortada yani. nihahah
ben bunları yazıyorum ama belki de çemkirecek bilemiyorum. ayrıca ben denedim olmadı yani yazdıkları elle tutulur şeyler değil, daha çok gözle görülür şeyler. gözle görmediğim şeylere de inanma taraftarı olmayan çok yüzeysel biri olduğumdan yazdıklarını çoğu zaman kahkahalara boğularak okuyorum. ama bir vakit hakkaten boğulacağım, bir gün bilgisayar başında yüz hatlarım kasılmış halde leşimi bulurlarsa sebebi kendisidir.
daha buraya özel hayatını yazıp, her türlü çamaşırlarını sererekten kendisini ele güne rezil ederdim ama ne yazık ki özel hayatıyla ilgili hiçbir şey bilmiyorum. bilseydim daha başka olurdu tabi.
yazara özel not: biliyorum özel diyince heyecan yaptın ama aslında bişey demeyecektim, ne de olsa her şey karşılıklı. eheh.
karadenizli olduğumuzu msn iletilerimizden öğrendiğim, tanıştığmızda hiç olmadık bir ortak arkadaşımız olduğumuzu fark ettiğim bir yazardır. yazar mı yazamaz mı bilemeyeceğim, yazıyor gibi, yazamazsa da yazamamıştır zaten. ne paradoks bir nickmiş arkadaş.
*nick'teki yaratıcılıktan ötürü takdiri borç bilirim.
*nick'in senkronize olmasına dair yaptığım kinayeyi geri alıyorum. girilerine baktım da, yaratıcı bir şeymiş.
*yazacaklarının teminatı olarak yazdıklarına bakarsak, boş beleş adam değil lakin çıldığmış olmalı...
*hayır valla gondoldan...
dilemma bir karakter olduğunu daha nickinden şıp diye anlayabilirsiniz. kalkıp bu adamı tanımak için bir çok kişilik psikolojisi hakkında makale okumanın gereği hiç yok. boş vakit sikmektir.
şimdi bakıyorum bu adam (çağan ırmak için yeni film adı) daha doğrusu bu adamla tanışma hikayesi aslı şu şekilde olup yaptığımız kirli işleri örtbas etmek adına benim üzerimden naif bir hikaye anlatması dilemma olayına bambaşka bir örnektir.
horny meydan, katalitik, rahmetli başkan kennedy, amuda kalkan imam ve ben dominik yapımı hoş kokulu purolarımızı irlanda dan ithal viskimilerimize eşlik ettirirken laf dönüp dolaşıp illegal bahislerden kazandığımız paralara geldi. pis pis gülüşlerimizle bahis oynayanların sırtından kazandığımız paraların nasıl harcadığımız konuşurken bir anda muhabbet önemli bir maç olan chelsea - barcelona maçına gelip çattı. bir anda alevli bir bahis muhabbeti ortamı sarıp sarmaladı avuçladı falan. rahmetli başkan kennedy bir arkadaşımı getiricem ve o da büyük bahse dahil olacak dedi ve orada film koptu.
geldi bu adam. bir anda gözlerimin içindeki kan oranı arttı kötü gözle bakmaya başladım. hele ki rahmetli başkan kennedy nin arkadaşı olmasına rağmen ona karşı bahse büyük para yatırması beni çileden çıkardı. ilk olarak adamlarına emir verip arabasının her tarafını çizdirdim. daha sonra yapacaklarım farklı olacaktı.
o sert geceden sonra bir alan parsons project konserine gitme isteği uyanmıştı içimde. gittim mekana, klasik olarak aldım biramı takılıyorum. o tıklım tıklım konser alanında gelip beni bulması burger kingde whopper menü istediğinizde whopper menü yok cevabı almak kadar şaşırttı yamulttu şahsımı. zaten o dakikadan sonra ulan sikeyim şu önyargımı diyerek bu adamı tanımaya başladım.
şimdilerde ise kendini pis işlerden uzaklaştırıp sessiz sakin bir hayat sürmeye evet demesi pes dedirtti. erken emekli etti kendini.
her girimi favori yapıyordu, ben de bi heyecan bi sevinme tabi. sonradan bir de baktım ki favori yaptığı bütün girileri ertesi gün siliyor. bi kötü oldum bi fena oldum. yani demek istiyorum ki bu adam içinizden birinin girisini favori yaptığı zaman, tutup da teşekkür etmeyin saf saf. niyeti hiç iyi değil, yaa.
böyle yazar olmaz olsun. çok şaşırttı beni çoook. ama bunun dışında gayet sağlam çocuktur bak, orasına bir şey diyemem. hakiki oğlak burcu olduğundan heralde, bilmiyorum.
sol frame da başlığı görünce bi heycan yapacak olan yazar.
canı sıkkın bu aralar ama beni ilgilendirmez arkadaş. sana emir verecek komutanın ebesiyle şahsen tanışmak istiyorum dedim mi demedim mi? neymiş anadolu çocuğuymuşum, bi kofik lik yaparmışım. yesinler!!!11
sen gel ben sana kutsal meyveyi * yedirince içinden bi kurt çıkacak. baak hiç öle ıyyk deme çarpılırsın alahıma. öle sıradan bi kurt değil bizim buranın kurtçukları (kutsal meyveden çıkıyo borumu?) dilek hakkı verecek 3 tane en afillisinden. lan buna dilek desen adriana lima der yok, cassio de souza soares lincoln der zayi eder. sen gel ben direk darendeye götürecem senin ilacın burda biliyorum.
o gün feybukta paylaştığı bi dinleme listesi varıdı bunun. merak ettim yok abi senden iyi kulağı vardır, dinle de zevk gör sen dedim. dedim de kime dedim bi tane disturbed parçası aboov!!!11 ben de piskopat diye geçiniyorum alemde. büyüksün babaa diye pöhkürdüm şerefsizim.
çok değişik hakkaten. bi derdim oldumu önce dinler. kusar, böğürür, sakinleşirim. sonra anlatır ve anlatır. o anlatır ben dinlerim hiç sıkılmam. lan babamı böle dinleseydim astronot neyin olduydum. hehey. ben sulandırmaya çalışırım 'olm iki dakka ciddi ol' der. laf aramızda tırsarım azucuk.
şakka şakka. hiç ilgilenmiyor bu aralar dediğim gibi dalgın işte. 'noldu bizim o iş' diye de sormuyor. ettiklerimi duyarsa kulaklarımdan çivilemek üzere; ankaradan kutsal şehre * gitmekte olan türk hava yollarının 1113 sefer sayılı uçağına atlayıp ensemde bitebilir.
edit of empires: bu yazdığım son giri olabilir. hakkını helal et sözlük..
yalamışmış. pis herif bu mecrada böyle birşey denir mi? sonra tabi bağyanlar hep abazan muhabbeti hep küfür ıyykk derler.
7/24 geyik yapa yapa artık işin cılkını çıkarmaya başladığımız sırada kalkıp beni aradı " naber lan yarraam " diye. noluyoz mınaki dedim. meğersem yazaryazamazyazaryazamazyazaryazamaz yazması bir işkence olan kod adlı ne idüğü belirsiz varlık. arkadaş ben şunu anladım. koy götüne gitsin mottolu, taşşak muhabbetten başka bir bok bilmeyen insanlar birbirini çekiyor. bu adamla da aramızda bir çekim gücü var. hissedebiliyorum (var mısın yok musun yarışmacısı edasıyla).
gel gör ki her daim tekrarlarım amuda kalkan imam ın bir lafı vardır " kafa insanlar zaten aynı koordinatlarda bulunmaz amına goyem " diye. bu adamla da böyle. burnumuz boktan çıkmazdı.
stand upçı kişiliğini zedelemek amaçlı sahne aldığı mekana gidip en öne geçerek yıllar önce şahane pazarda gördüğümüz o gülmeyen karının yeni ve erkek versiyonu olarak yaptığı hiçbir espriye gülmeyeceğim. zaten söz vermiştim. sırf ibneliğine değil mi amına koyayım.
telefonun öbür ucundan gelen bu ses resmen beni çocukmuşum hissiyatına sokuyor. akran olmamıza rağmen adamda bir ses var yanaklarına koy erik don corleone dublajı yapmazsa götüm.