türkçe'nin temel özelliklerinden biri olan yazıldığı gibi okunma kuralına uymayan kelimelerdir bunlar.öyleki bazı kelimeler okundukları gibi yazılmaya bile başlanmıştır.
sert ünsüzlerden biri ile biten özel isimlere ek geldiğinde ortaya çıkan yumuşama sadece okumada söz konusudur. yazım: ahmet'in kitabı, okuma: ahmedin kitabı
"yazıldığı gibi okunmak" bir dil kuralı değil bir özelliğidir. zira zamanla her dilde söyleniş değişir ancak yazılş aynı kalır. çok yakın bir zamanda alfabe değiştirdiğimiz için mevcut alfabemizdeki harfler ve imla bu özelliği sağlamaktadır. ancak yazıldığı gibi okunmayan kelimeler günden güne çoğalacaktır.
yazıldığı gibi okunmamak yoktur; lehçeli okunmak, harflerin yutulması, kelimelerin yuvarlanması vardır ki son ikisi kişinin kendisinin yaptığı hatadır.
genelde bazı telafuz hataları ile karıştırılan kelimeler. misal ğ yi okumadan söylemek, yazıldığı gibi okunmamak değil yanlış okumaktır. ya da ne haber, naber diye okunuyorsa bu yazıldığı gibi okunmamak değil, yanlış yazmaktır. doğrusu için türkçemiz kurallarında nasıl olması gerektiği açık ve seçik belirtilmiştir. (bkz: n'aber).
istisnai olarak bazı fiillerin bazı çekimlerinde, yazıda olmayan fakat okunuşta olan sesli harf değişiklikleri olabilmektedir.
türkçe kelimelerin büyük bir kısmını içine alan küme.
türkçe iddia edildiği üzere yazıldiğı gibi okunmaz. teorik olarak öyledir ama diksiyonu düzgün hiçkimse yapacağız demez mesela, yapıcaaz der, ki istanbul şivesine göre doğrusu budur. kaç trt spikeri (ki bu insanlar bilindiği üzre takıntılı telaffuzlara sahiptirler) duydunuz kitap gibi (yazıldığı gibi) konuşan?
aslında var olmayan kelimelerdir. her dil gibi türk dili de konuşma dili ve yazma dili olarak ikiye ayrılır. dil canlı sürekli gelişen bir varlıktır. zaman içinde toplumun içinde bulunduğu sosyal ve ekomik çevreye göre biçimlenir gelişir. bunun en güzel örneği ise eskiden kullandığımız bir çok kelimenin yerini başka kelimelere bırakması. ülkemize her bölgenin "ağzı" vardır. karadeniz ağzı, trakya ağzı gibi. bu bölgedeki vatandaşlarımız kelimeleri birbirinden farklı teleffuz ederler. kısacası konuşma dili yazı dilinden kısa olması ve küçük ağız hareketleri ile örtüştüğünden zaman içinde değişerek bu hale gelmiştir. bu kelimeler eğer toplumda benimsenir ve herkes tarafından kullanılırsa yazı diline geçer ve bu sayede eski kelime ancak bulmaca sorularında karşımıza çıkar. örneğin ;
ağabey kelimesinin "abi" şeklinde teleffuz edilmesi fakat mektup yazarken "ağabey" şeklinde geçmesi