sözlük günlük periyodik bakım işlemleri sebebiyle az sonra kısa süreliğine servis dışı kalacaktır
 
belki ilginizi çeker
  1. · madde 97: bir ünlü şahsiyeti seninle mcdonald's a gitmeye ikna et (reklam)
gündem
  1. · bakire kız ile evlenmenin verdiği huzur
  2. · ateist yazarların itü sözlük ten defolup gitmeleri
  3. · disko kralı
  4. · okan bayülgen
  5. · recep tayyip erdoğan
  6. · allahın belası piç şerefsiz altıncı nesil yazarlar
  7. · ahmet kaya
  8. · 2100 den sözlük başlıkları
  9. · akhisar

yayında kaliteli yerli dizi olmaması  

  1. sıklıkla, yakınıldığı duyulan durumdur. televizyona mıhlanmış ve bunu hayat felsefesi olarak benimsemiş kişilerin ya da bu toplumun herhangi bir parçasında yaşamayan kişilerin yaptıkları bir tespittir.

    yerli ya da yabancı diziler hedef alındıkları toplumun bakış açısını, yönünü ve önceliklerini yansıtmaktadır, o aptal kutusundan. bu dizilere en çok b*k atanlar en çok takip edenlerdir. zaten takip etmeden b*k atanlar hepten b*kun içine düşmüş kişilerdir. burda ilk düşünülmesi gereken bu sözü söyleyen kişinin neye göre böyle bir tespitte bulunduğudur.

    evet, televizyon kanalarındaki, özellikle programlar ve diziler büyük rant kapıları olmuştur. her yayın dönemi onlarca dizi yayına konmakta ve çok azı sansasyon derecesinde reyting almaktadır. peki bunun nedeni kalitesiz olmaları mı? kalite ölçüsü de burada önemli ve değişkendir ama neyse.

    yerli dizilerin çoğunun tutmaması, dizi çokluğundan arada kaynamalarındandır. türk bünyesinin kaldırabileceği biraz namuslu, biraz mert, biraz dini, biraz örfi biraz da acıklı bir senaryonun tutmayacağını başka bir şekilde aklım almaz. çünkü türk izleyicisinin alabileceği, televizyondan beklediği bellidir. yerli yapımlarda rol alan oyuncuların ya da tiyatrocuların çoğu da çok başarılıdır. yerli yapım tutmaz bu ülkede yabancı yapımlar kaliteli ondan izleniyor, diyenlere ise önce selam eder sonra da bütün bu düşüncelerinin nedeninin cnbc e izlemenin farkındalık yaratması, yabancı dili geliştirmesi ve yabancı yapımlara merak duyan kişilerin izlediklerini belirtirim. bizim karşı komşu ayşe teyze, 'ne enteresan bir şeydir bu' diye (bkz: ghost whisperer) izleyip; 'bu melinda da çok becerikli valla! hem kocayı hem hayaletleri idare edebiliyor. maaşallah maaşallah...' diye izlemiyor ki, izlemez de zaten. ya da bakkal hasan amca, '(bkz: prison break)ı çok aksiyonlu, maşallah çocuk da çok zeki hem de fedakar. yavrum michael değil tam polat alemdar.' diye izlediğini ya da izleyeceğinide hiç sanmıyorum.

    son olarak; 'kalitesiz insanlara, kalitesiz yapım yedirilir.' der ve bu ülke de on yıllık pembe dizilere ya da medya maymunu ajdar ve onun gibilere pirim verenlerin kimler olduğunu düşünmelerini niyaz ederim.
    (bkz: cnbce dizileri)
    (bkz: türk dizileri)
    (elem i mucevher, 12.10.2007 23:20)
  2. başlığa verilebilecek en güzel cevap ne zaman kaliteli dizi yayınlandıki ? sorusudur.

    edit : başlık başıma ben başlığa sikindirik acemi girim hepinize...
    (lucifer morningstar, 12.10.2007 23:43 ~ 28.02.2009 16:02)
  3. hayatımın belli dönemlerinde tüm gün koltukta göt büyütüp televizyon izleyen bir embesile dönüştüğüm için bu mükemmel tespiti yapabildim. bir kaç gerçekten iyi olan yapım dışında türk televizyonlarındaki dizileri rating güdümlü ve çoğunluğu özgün olmayan senaryolu işler olarak tanımlıyorum.

    şimdi özellikle macera diyebileceğimiz, işte polisti, suçluydu cinayeti kim işlediydi hopluyoruz zıplıyoruz balistik yapıyoruz; sosunu da duygusal ilişkiler, iç hesaplaşmalar, karakterlerin gelişimiyle yapıp servise veriyoruz temalı diziler var.konu hep aynı nerden ele alırsanız alın.yabancı örneklere bakalım bir csi serisi var ki ny ve miami versiyonlarını biliyorum; gayet geniş lablarda kan örneğiydi saç dokusuydu bi şekilde çözüyorlar olayı. without a trace diye bir örnek varfbi 'ın güzel ablaları yakışıklı abileri iz bırakmadan kaybolanların peşinde* .konu güzel hikayeler oturaklı, polislerimizin de hayatına giriyoruz.eh bunun türkiye'de karşılığı ne, arka sokaklar. konu süper, tam da örnekleri gibi, ilişki sosuyla servis edilmiş polisimiz sizi koruyor mesajı. ancak ben bir kere ağzımı açık bıraktıracak bir olaya rastlamadım. aynı şekilde dedektif biraderler diye bi dizi gördüm demin. ulan sen cinayet masasında çalışan bir polissin. harry potter kılıklı çocuğun teki gelmiş elinde jones büyüteciyle aha suçlu bu diyor. diyaloglar desen konudan da kötü. burda daha nesnel bir yoruma girmek istiyorum. l.a. sokaklarındaki gibi elini sallasan oyuncuya çarpmadığın için türk dizilerinde sorgulanan kişilerden oyuncu olarak tanıdığımız birinin suçlu çıkma ihtimali %83.6.


    bir de lise etrafında geçen gençlik dizileri var. hemen amerika'ya bağlanalım. aha bak boston public var. konu hep aynı; gençlik, uyuşturucu, aman silah kullanımı, bunlar birbirleriyle zikişiyolar ay aman. bak one tree hilli de bu kategoriye koyabiliriz. dawson's creek 'i koymayacağım dawson gözümden çok düştü. neyse konu çok boktan gördüğünüz üzere ama senaryo, diyaloglar adam gibi kullanılırsa fena işler çıkmıyor değil. gel türkiye'ye dönelim hayat bilgisi, arka sıradakiler vs. daha yapılmıştır bi sürü ama hatırlayamadım. konu aynı boktanlıkta ama senaryolar da felaket, konu sıkıntısı çekildiği yerde yoktan problem çıkartmalar, karakter yerine tipleme yapmalarla baştan sağlam bir kemik olmayınca olmuyor.


    bir de kadın dizileri var. hedef kitle kadınlar; ya şehirli özgün kadın olsun, ya evinde oturup kültüre göre biber dolması hazırlayan ya da çikolatalı sufle'nin kabarmasını bekleyen kadın olsun farketmez. bir sex and the city var mesela içen, sıçan ,sevişen kadınlar bi desperate housewives var daha taşralı kadınlar. gilmore girls ise popüler kültürle yoğrulmuş * çok hızlı tempolu özgür kadın dizisi. türkiye'de de ister doğuda ister batıda geçsin konu kadın yine . ya anne olan kadın, ya hayatının aşkını arayan kadın, ya törelerden kaçan kadın senaryo değişir. al işte annem ,asmalı konak, omuz omuza(birebir muhafazar çakma)* sıla(ki ben buna gerçek zamanlı dizi diyorum 24halt etmiş yanında) ,aliye, ıhlamurlar altında , yabancı damat, bir istanbul masalı,vs vs.


    okumadığını biliyorum arı ama bir de fantastik diziler var. mesela elalem masters of horror yapmış bi ghost whisperer * yapmış.hayaletlerle konuşan büyük memeli bir kızcağız. konu belli, senaryo belli fantastik işte.bizde bunun karşılığı selena, bez bebek en iyi arkadaşım vs. buradan görülüyor ki hollywood'un hedeflediği kitleyle türkiye'deki arasında yaklaşık bi 10- 20 yaş fark var.dolayısıyla prodüksiyon ona göre düşük bütçeli oluyor.


    bir de tarihi diziler var. bakalım ne yapılmış bi romevar.görsel anlamda oldukça başarılı. bi tudors var, 8. henry'nin dangalaklıklarını izlediğimiz. bu anlamda bizde yapılan örnek hürrem sultan. suntadan saraylar, aktarılan çoğu yanlış tarihi bilgiler ve gülben ergen ile unutulmaz bir yapımdı. dönem bazında bakacak olursakmad men ile hatırla sevgili'yi (ilk sezon) karşılaştırabiliriz. ikisi de yansıtıları dönemi görsel olarak çok iyi anlatan dizilerdi.


    eminim başka kategoriler de yapabilirdim ama yoruldum. neyse bu karşılaştırmanın amacı hollywood süper, tu kaka bize değil. konu aynı, senaryolar da çoğunlukla aynı kabul edelim; adam gibi para yatırsanız şu işe, dizi süresini hiç olmazsa 1 saate indirseniz, daha nitelikli işler çıkmaz mı ortaya? dizi endüstrisi lafım sana aptal yerine koymasan bizi, hep aynı yeteneksiz heriflere vermesen senaryoları, daha iyi olmaz mı?


    not: bütün bunların içinde hakkını helal et 'i ayrı tutuyorum. türk televizyonlarında çakma senaryolu daha başarılı bir yapım gelmedi, gelebileceğini de sanmıyorum
    (styks, 24.05.2008 19:21 ~ 19:39)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil