• isle of dreams
    itü sözlük yazarlarına özel %20 indirimli biletler için son tarih 19 temmuzkayıt ol
  • görseller

    • yavuz donat
  1. "başkanla konuştum ....bıdı bıdı"
    "vali sorun büyük dedi ...bıdı bıdı"

    şeklinde diyaloglarla köşe dolduran ilginç yazarlarımızdan biri.

    (bkz: zabıta irfan)
  2. bire bin katan yazar. bu vatandaş benim memlekete festivale davetliydi. tabi davetin amacı festivalin medyada daha çok yer alması, şehrin ve tabi ki belediye başkanının reklamının daha çok yapılması*dır.
    yazının bir kısmı;dolaşırken bir "eve" rastladık:
    "yaşlılar ve gençler evi."ev "tek bir bina."ama "iki kısım."bir kısmında "yaşlılar" var.diğer kısımda "gençler."çay, kahve "piyasadan daha ucuz."kitaplık mevcut.yaşlılar, burada "vakit geçiriyor."gençler burada buluşuyor.ve bir genç, 90 yaşındaki bir ihtiyarla sohbet ediyor:- dede bana eski ereğli'yi anlat... bana, dedemi anlat.'*

    şimdi gerçekler:bu mekan kafe olarak inşa edilmiştir. bir süre arkadaşımın babası işletti. o sıralar gayet nezih bir mekandı. fakat belediyenin yönetimine geçtikten sonra bir kahveden farksız bir yer haline gelmiştir.sigara dumanından bırakın sohbet etmeyi içeride duramazsınız. tabi müşterilerin portföyü de bununla orantılı olark değişti. artık aileler veya gençler bırakın oturmayı yanından geçmemektedirler.ben içeride gazeteden başka okunan başka birşey de görmedim. ayrıca insanlar kağıt okey oynamaktan eski ereğli'yi ne anlatacak ne de dinleyecek vakit bulamıyorlar.*
  3. 9.cumhurbaşkanı sayın demirel'le "sözlükleri dolaştık"...

    ***

    ilk durağımız "itü sözlük'tü"... "sözlüğün ağası" wondrous'u bulduk..

    ***

    "merhaba" dedik...

    ***

    "merhaba" dedi...

    ***

    "dördüncü nesil?" dedik...

    ***

    "iyi" dedi... "sözlüğe renk kattılar"...

    ***

    sayın demirel de "sözlüğün geleceğini merak ediyor".. baba umutlu..

    ***

    "parlak" dedi, wondrous... "bu gidişle ekşi'yi de geçeceğiz"...

    ***

    *itü sözlük gelişiyor,
    *dördüncü nesil "ilaç gibi" geldi...

    ***

    demirel'i seviyorum...

    ***
  4. demirelin has adamlarındanmış ayrıca insanlar beğenmesede tüm yurdu karış karış gezip köylerde insanların dertlerini dinleyen ve her gün bunlara köşesinde yer veren sabah gazetesi yazarı.seçimlerin yaklaştığı şu günlerde okuyup halkın ne düşündüğünü görmek çok daha keyifli oluyor
  5. çokça dem vurulan yıldızından, ilkokul fişlerinden fırlayıp gelen cümlelerinden, ya da balonun prensi olmaya çalışan kolejli gencin dramı sırıtışından bahsetmeyeceğim. hayır. yazılarının içeriğinden bahsetmek istiyorum.

    malumunuz yavuz donat mobilize bir yazar.

    o kırsal kesim senin, bu köy benim, beriki bucak onun, ileride bir kasaba var kiminse kimin, oraya da gidelim...

    esnaf zaten default "dertli".

    yazının giriş ve gelişme bölümü aşağı yukarı her zaman şu şekilde:


    "yanımıza bir genç yaklaşıyor. "yavuz bey seçimler ne olur?" diye soruyor."(cevap yok yalnız)

    "ardından başka bir kasabaya geçiyoruz. yine geçim sıkıntısı. yine işsizlik."(bravo mükemmel tespit)

    "muhtar dertli. "hükümet bizi unuttu" diyor."(konunun ne olduğu belirsiz, onu da "unutmuş")


    fakat sonuç bölümü... sonuç bölümü yok.

    sorun var, çözüm önerisi yok. soru var, cevap yok.
    oku oku; "x" dedik, "y" dediler, "z" dedim, yine "y".

    e fikrin yok mu senin be adam?

    biz de biliyoruz geçim sıkıntısı var, işsizlik var, seçim olacak ki tarihi belli zaten. nedir senin olayın? kıçını kaldıramayan oblomov'un bile bir araba fikri, idealleri vardı.

    ***

    ayrılırken bir işçi bağırıyor arkamızdan:

    - hükümetin amına koyyim!

    yaz abi, işçi "dertli."
  6. bir zamanlar içeriden haber alan bir yazardı. o meşhur yıldızları,* tırnakları ve bold karakterleriyle donanmış yazılarında, ilkokul fişi tadındaki cümleleri arasında başka yerde bulunamayacak kimi sıcak bilgiler olurdu. dolayısıyla, belli bir siyasi kesimin resmi sözcülüğü görevini üstlenmiş yazıları, bu bakış açısını birinci elden görmek için okunurdu.

    ancak son zamanlarda bu özelliğini kaybetmiş görünüyor. belki de içeriden haber verenler emekli oldular; veya etkilerini kaybettiler; bilemiyorum. ama yavuz donat artık şundan bundan, bakkaldan, postacıdan haber veren, bunu da altı yaşındaki çocuğa laf anlatma üslubuyla yapan bir yazar. severiz yine de, paso nabız tutar.

    ***

    muhtar karayolları'ndan yana dertli. "peki ya dsi" dedim. güldü.

    ***



    ***

    - yavuz ağabey?
    - ha? hı? n'oluyo?
    - ağabey uyuyakalmışsın.

    ***

    pamukova'ya yaklaşırken içim geçmiş. yolda bir koyun sürüsü. çobana "kenara çekil" dedim. acı acı sırıttı. "patladın mı bekle biraz" dedi.

    ***

    hükümet iyi.

    ***
  7. - hükümet?
    - efendim?
    - hükümet?
    - ooo, yavuz bey! siz miydiniz? hoşgeldiniz, çay içer misiniz?
    - hükümet?
    - ah ha ha! ilahi yavuz bey!
    - hükümet?
    - peki sanırım hükümet hakkında ne düşündüğümü soruyorsunuz o zaman en iyisi cevap vereyim, hükümetten pek memnun değiliz. çözeceklerini vadettikleri büyük sorunların hiçbirini çözmediler, ekonomi kötüye gidiyor, işsizlik art...
    - (hemen not alır) seçim?
    - hükümet hakkındaki düşüncelerimi söylemedim ki daha!
    - seçim!
    - ... peki... seçimden de umutsuzuz. al birini vur ötekine. hiçbir partinin seçim beyan...
    - (not al, not al) ayrılıyoruz...
    - siktir git!
    - dedi.
  8. hani güzin abla öldü de yerine çakması yazıyor ya, pekâla yavuz donat da ölmüş olabilir. yerine sahtesini bulmakta zorlanacaklarını hiç sanmıyorum.

    yok "bu hafta şuradayız, yazı bitince şuraya gidiyoruz"lar, sekreterden "anadolu'da efendim, yerinde değil efendim, ben isminizi alayım kendisine iletirim efendim"ler falan. bi bokluk olduğunu anlamıştım zaten.

    kesin öldü olm, kesin.