görseller
yatak altında yaşadığına inanılan canavarlaryatak altında yaşadığına inanılan canavarlar
yatak altında yaşadığına inanılan canavarlaryatak altında yaşadığına inanılan canavarlar
belki ilginizi çeker
  1. · mein herz brennt
  2. · monsters inc
  3. · gece görsem korkarım
  4. · gece yarısı görülen korkunç varlık
  5. · çocukken inanılan saçmalıklar
gündem
  1. · ateist yazarların itü sözlük ten defolup gitmeleri
  2. · yök ün katsayı uygulamasını kaldırması
  3. · 27 yaşında olduğu halde bir hayat kuramayan insan
  4. · itü sözlük yazarlarının aslında içmek istedikleri
  5. · bittikten sonra insanı mal gibi bırakan filmler
  6. · beşiktaş
  7. · 8taş deyip f3n3rbahç3 lafına bozulan ezik fenerli
  8. · birdenbire öpüşmeye başlamak
  9. · okey

yatak altında yaşadığına inanılan canavarlar  

 sayfa  / 2
  1. dert edecek işi gücü olmayan, rahatsız çocukların gecelerine renk katmak üzere götünden uydurduğu yaratıklar. bunlarla arkadaştırlar üstelik. (bkz: çocuk).
    (alik, 26.04.2007 18:41 ~ 09.10.2007 11:17)
  2. (nothing, 26.04.2007 18:44)
  3. ecnebi bebelerinin inandıkları canavarlardır. bizim çocuklar da televizyondan görüp özenmişler. suni gündem işte*
    (paşa mou, 26.04.2007 18:53 ~ 19:43)
  4. her ne kadar canavar olmasa da çocukluğunda teyzem filmini izleyip yatağın altından canavarca pis bi gülüşle kafasını uzatan mehmet akan'ı gören birçok çocuk için o dönem yatağına yatmayı kabus haline getirmiş, gecelerini zehir zıkkım etmiş korku unsurlarından biridir.
    (gudu bet, 26.04.2007 19:09 ~ 19:10)
  5. (devil, 26.04.2007 21:40)
  6. her zaman uydurma olmayan yaratıklardır...

    küçüklüğümün geçtiği evin odamdaki ahşap zeminine arılar yuva yapmıştı. yatağımda cicili bicili oyunlar oynarken ben oyuncağımın birini yere düşürdüm. elimi aşağı yatağın altına uzattığım gibi acıyla geri çektim. daha ne oldu demeden elim davul gibi şişmişti. zırlayıp ağlayarak anneme seslendim. şefkatli kollarına bıraktım kendimi....

    sonra o hafta içinde diğer elimi de arı sokunca evde araştırmalar yapıldı, yuva tespit edildi, benim de alerjik tepki verdiğim görüldü...

    işte o dönemdeki kabusum, bugün ise korkum olan arılar benim için yatak altındaki canavarlardır...
    (talen, 26.04.2007 21:43)
  7. yatağın altındaki canavarlar yılan olurdu daha çok, ayağını yere basmanla direk bacağına dolanacak cinsten, perdede gözleri bir sürü ışık saçan cin canavarları olurdu. tuvalette en uzun kuyruklusundan sıçan canavarı olurdu, koridordakini söyleyemem hala korkuyorum..
    (tanrim ben nerdeyim, 26.04.2007 21:52)
  8. (bkz: enter sandman)
    (bkz: metallica)
    (selenikom, 26.04.2007 21:54)
  9. yorganın bir koruyucu özellik kazanmasını sağlayan canavarlardır. ayaklar yorganın herhangi bir yerinde dışarı çıkarsa canavar tarafından kapılabilir! kafa da aynen yorganın altında olmalıdır, pek ala canavarın elleri gece boş durmayıp yüzünüze kapanabilir.
    işin ilginci, bu olay bende alışkanlık yaptığı için hala geceleri ayaklarım yorganın dışına çıkarsa bilinçsiz olarak, geri çekmekteyim, yorganın altında nefessiz kalana kadar kafamı da dışarı çıkaramıyorum.
    allah bütün çocukları yatakaltı canavarlarının şerrinden korusundur. *
    (babykaos, 26.04.2007 22:08)
  10. yorganın altından açığa çıkan ayakların ve yataktan aşağı sarkan kolların hastasıdırlar.
    (vanguard, 26.04.2007 22:50)
  11. yatak altında yaşayan bu canavarlar, çocukluk yıllarında ilk defa evde yalnız kaldığınız zamanlarda, karanlık koridorlarda dolaşmayı da huy edinmişlerdir ki tuvalete ya da mutfağa giderken koşmanıza neden olurlar. ayrıca televizyondaki görüntüden ve sesten korktukları için, televizyonun bulunduğu odalar güvenli mekan sınıfına girmekte olup; özellikle tv açıkken size zarar veremezler.
    (jellicle, 26.04.2007 23:34)
  12. yer döşeğinde yatan çocuklar için fantastik ötesi bir deneyimin ürünüdürler.
    (camel, 11.08.2007 19:17)
  13. (comex, 11.08.2007 19:41)
  14. (bkz: the boogie monster) *

    "klozetimde bir canavar var
    yatağımın altında birileri
    rüzgar pencereme çarpıyor
    öldürürdüm ama zaten çoktan ölmüş

    neden tanıdık geldiğini merak ederdim
    sonra farkettim ki aynaymış
    şimdi açıkça görüyorum ki
    başından beri canavar olan benmişim"
    (lefteyenine, 11.08.2007 19:56)
  15. (bkz: dunganga)
    (ragnarok, 12.08.2007 10:13)
  16. küçükken yatağın altında bi cadı olduğunu düşünmem sebebiyle ayaklarımı yorganın altından çıkarmadan uyumama sebep olan varlılklardır.ha o yorgan beni cadıdan ne kadar korur orası tartışılır, çocuk aklı işte.
    (chericheri, 30.10.2008 01:03)
  17. (bkz: peter)
    (eni viçi vokke, 02.08.2009 05:52)
  18. (duygusuz, 02.08.2009 10:45)
  19. ebeveynlerinde bazen sebep olduğu canavarlardır. "çabuk uyumazsan sivridiş çıkar seni yer!" gibi zırvalarla çocuğun aklına kocaman dişleri olan, iri yarı, tüylü bi yaratığı sokan anne babanın zoru da merak edilir. sonra çocuk hep aralarında yatıyor diye şikayet etmemelidirler, sonuçlarına katlanmalıdırlar.
    (kuroneko, 02.08.2009 10:52)
  20. odamda bazı eşyaların kaybolduğunu anladığımda bi'şeylerde tuhaflık olduğunuz sezmiştim. sıradan bir metropol gününün sonuna daha gelmiştim. her küçük çocuğun alışkanlığı gibi bende yatağa girmeden önce ayaklarımı yıkar dişlerimi fırçalardım. daha bu yaşımda benden çok çok büyük kocaman insanların cesaret edipte sırtlanamadıkları zorulukları ben çoktan omuzlamıştım. ağır geliyordu evet ama ayaklarım o mis gibi kokan serin çarşafa değince, işte diyorum kimisi için küçük ama benim için büyük br mutluluk. ayağımı çarşafa sürte sürte uykuya dalardım şöylede bir durum varki ayaklarım hep yorganın altında olurdu. hep bi saçma korkum vardı ayağımı tutacak diye. kimden söz ettiğimi biliyorsunuz. ben nerden bilebilirdim bi hikayenin başlangıcının böyle olacağını. kendimce hayalini kurduğum yatağın altındaki o şey tutmasın istiyorum ayaklarımı, yeni yıkadım ben ayaklarımı. bir süre sonra sağa dön sola dön ve uykuya dalışlar. bi'gün yorganın altından çıkan ayağımı bi'şeyin kavradığını hissettim yorganı üstümden attığım gibi ayağımın hizasında gözucuyla ayağımı kavrayan bir el görmüştüm gözümü kırpmamla tekrar bakmam arasında kaybolmuştu. garip olan o ki, bu tuhaf bir şekilde hoşuma gitmişti. bi'daha bunu yaşayamayacağım korkusu sarmaya başladı çocuk bedenimi. soyut bir sevda değil somut bi sevda istedi bu gönlüm. ben erkenden yatmaya başladım, acaba gelecek mi merakından. evet gelecekti, gelecekti ve bu sefer herşey daha farklı olacaktı diye düşünürken homurdanma sesleri geldi. göz ucuyla bana baktı ben ona baktım biraz korku biraz heyecan birazda bu sefer ayakları yıkamayı unutmanın utangaçlığıyla ona yöneldim. '-gitmeyeceksin değil mi hemen?' diye sordum. ürkek gözlerle bana baktı birazda ayaklarımı yıkamadığım için bana kızmış gibiydi. odamın kapısına baktım biri gelir mi diye o sırada 1 bilemedim 2 saniye ayağımı gıdıkladı ona bakmak istedim, başımı çevirdiğimde gittiğini gördüm. o gidince herkes ona benzedi. ertesi gün gelecek ümidiyle ayaklarımı vanilyalı duş jeliyle yıkadım parfümler sıktım saçımı tarafım ve yatağa zıpladım. tik tak tik tak ti.. zaman geçiyordu göz kapaklarım ağırlaşıyordu onu neden bekliyordum sorusunun cevabını düşünüyordum bir yandan. sevgisiz kalmıştım belkide aradığım şey ondaydı. biyolojik savaşlarda ölmez bir çocuk, asıl sevgisiz kalınca ölür. ve "git başımdan çocuk!"tan sonra binip giderler uçan halılarına çocuklar. benim bi uçan halım yoktu belki ama bir oda arkadaşım olabilime ihtimalini düşünerek bekliyordum onu. ben düşünürken o geldi. o gelince kısa dalga bi donukluk yaşadım. biliyordum gelecekti. gözlerim doldu onu görünce. ona bakmak bir mücizeyi anlamaktı. serin tutmak istiyordum çıplak bedenlerimizle geceyi. çok keman çalınsın istedim. bi'şeyi delice sevmek böyle olsa gerek. 'yüreğim yangın yeri gibi biliyor musun' dedim içimden. uzun uzun kimsesiz kimsesiz birbirimize baktık. konuşmaya başladım. herşeyi anlatmak istedim ona. biliyordum sanki kimseye anlatmayacaktı ona anlattıklarımı. sanki ranza arkadaşıydık. sonradan çok iyi bir ilişkimiz oldu. hep ben konuştum yordulduğumda ben bıraktım o konuştu, yoruldum ben o koştu. altın sarısı saçları.. öyle yumuşaktı öyle kokluyordum. ben diğer çocuklarla oynama fırsatı bulamıyordum ailemin katı kuralları yüzünden. tek çıkış noktam oydu. sıradan bir çocukluk değildi benimkisi biliyordum. işte sevda işte tomurcuk rüyayla gerçeğin arasında. nazara gelmesinden çok korktum. ...bana bakıyordu. biraz utandım ama o acımasızca sürdürdü. olaylar gelişti benim korktuğum başıma geldi. bizimkiler gördü bizi. kim o dediler. tarif edemedim. nefes alamadım dilim dişim kitlendi. bi'daha görüşmeyeceksin dedikleri an bütün sesler kesildi hiçbir şey duyamadım cılız bir uğultudan başka. sinirden bembeyaz olmuştum. gözlerim açıldı burnum sızladı genzim yandı elim ayağım boşaldı. haklıydım bunlarda çünkü benim tek çıkışım olan ranza arkadaşımı benden esirgemek istediler. bu büyükleri anlamak gerçekten zor. ona benim sevdiğim adı koymama izin vermediler ama ben her duvara bilvesile onun kafamdaki adını yazarak yaşadım. bir günden bir sürü gün yapardık onunla. matematikte yardım ederdi üstelik bana ama bir tek söz kaldı dişlerimin arasında. o benimdi ben onun bundan kime neydi ki? buğulanıp buğulanıp durdum. terkedilmiş bir çocuk gibiydim dokunsalar ağlardım. ve sonunda dayanamayıp evden kaçtım. sisler bulvarında öleceğimi hissettim sol kasığımdan vuracaklardı beni. gözlüklerim kırılacak diye korktum. parlayan ıslak kaldırımlarda hafif bir rüzgarda titreyen su birikintisi gibiydim durup dururken gözlerim dalıyordu. gece bekçilerine saati soruyordum eve gitmekten korkuyordum sisler boğazıma sarılmıştı derken sol kulağımdan sağ kulağıma acı acı geçen bir ambulans sesiyle irkildim sabahın ilk saatlerinde bir bankın üzerinde üzerimdeki gazeteyi fırlatarak. sabah mahmurluğuyla kısık gözlerle ben uykuya dalınca banktan düşmüş dünden satamadığım mendillere baktım onları toplamak için. bir sürü insan vardı herkesin acelesi vardı. bi hışımla belki bir mendil satarım diye bir cesaret o soğukkanlı insanların arasına daldım açlıktan yanan midemin acısıyla 'kağıt mendil, kağıt mendil. alanda sağolsun almayanda kağıt mendil.. kağıt men..
    (nocturne, 02.08.2009 13:18 ~ 13:34)
  21. ismi lazım değil bir arkadaş "dunga"dan korkarmış.neyse o!
    (bencillik değil bu sadece aşk, 06.08.2009 01:59)
  22. (bkz: beter böcek)

    hayatımı değiştirdi o film benim , izlediğim geceden sonra yatarken evdekilerden gizli oklavayı alıp öyle yatıyordum tabi sonra bi sabah annem fark etti beni anlattım durumu yatağin altına bakmaya ikna etti beni. ama ben bazı geceler yine tırsıp yorganı kafama çekiyordum
    (ameliyathanede kolbastı oynayan oynak doktor, 06.08.2009 02:13)
  23. "her günün akşamı
    koyu karanlığın intikamı
    bir kapı arkasında şeytanlar hayaletler
    yatağının tam altında canavarlar
    onu bekler herkes derin uykudayken
    alırlar götürürler kimsenin ruhu duymaz
    kaybolur küçük kızlar
    herkes derin uykudayken
    yerler kemirirler kimsenin ruhu duymaz
    kaybolur küçük kızlar

    büyükler buna inanmaz ki
    böyle şeyler söylenmez ki
    yorganın altında kan ter içinde
    ışıklar sönünce
    bildiği duaları okur teker teker sessizce
    herkes derin uykudayken
    alırlar götürürler kimsenin ruhu duymaz
    kaybolur küçük kızlar
    herkes derin uykudayken
    yerler kemirirler kimsenin ruhu duymaz
    kaybolur küçük kızlar"

    aylin aslım'ın yukardaki şarkısında bahsettiğidir.
    (bugun burda cumartesi, 06.08.2009 02:16)
  24. yatakta uyuyan kişiyi yakalayıp yiyemezlerse, yere dökülen kırıntılar, yatağın altına giren böcek, örümcek vs. ile beslenirler.
    (tarashaktimantra, 24.11.2009 11:45)
  25. çocukluğumun uyku öncelerine ve uykuya dalmalarına sıçan varlıklar.

    bizim küçüklüğümüzde alien* vardı.

    benim en çok korktuğum sahnesi, uzay gemisinin labirent olmuş koridolarında elektrikler kesilmiş, elemanlarımız teker teker veya çifter çifter iniyorlar labirente; yaratığımızı yakalamak için.

    bu arada da kaptan köşkünde diğer elemanlar hem bizim yaratığımızı hem de arkadaşlarını monitörden takip ediyorlar. yaratığımız turuncu bir yuvarlak ise monitörde arkadaşlarımız da yeşil noktalar halinde görülüyorlar varsayalım: bir nevi pacman gibi bir monitör görüntüsü yani.

    elemanlar turuncu noktaya göre yeşilleri yönlendiriyorlar derken hepsinde bir aksilik çıkıyor birşeyler oluyor aniden görüntü gidiyor mesela, bir anda geliyor ki turuncu ve yeşil nokta üstüste duruyorlar.
    yani yaratık elemanımızın tam üstünde birazdan yutacak fukarayı.

    bir sürü dehşetengiz ses efekti bol karanlık ile vahşet tasvir edilir.

    işte o sahnedir benim çocukluğumun içine sıçan.

    ben de yaratığın yatağımın altında gizlendiğini düşünürdüm - o zamanlar bazalı yatak yoktu bizim evde, yatağın altı gerçekten boşluktu. uyuyamaz, ayaklarımı yere sallandıramaz, tuvalete gideceksem gidene kadar akla karayı seçerdim.

    büyüdüm de bazalı yataklar çıktı. hemen edindik. o günden beri uyuyabiliyorum sözlük.

    "gugli gugli gugli go away"
    (sirona, 24.11.2009 11:54)
 sayfa  / 2

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil