çocukluğumun uyku öncelerine ve uykuya dalmalarına sıçan varlıklar.
bizim küçüklüğümüzde
alien* vardı.
benim en çok korktuğum sahnesi, uzay gemisinin labirent olmuş koridolarında elektrikler kesilmiş, elemanlarımız teker teker veya çifter çifter iniyorlar labirente; yaratığımızı yakalamak için.
bu arada da kaptan köşkünde diğer elemanlar hem bizim yaratığımızı hem de arkadaşlarını monitörden takip ediyorlar. yaratığımız turuncu bir yuvarlak ise monitörde arkadaşlarımız da yeşil noktalar halinde görülüyorlar varsayalım: bir nevi pacman gibi bir monitör görüntüsü yani.
elemanlar turuncu noktaya göre yeşilleri yönlendiriyorlar derken hepsinde bir aksilik çıkıyor birşeyler oluyor aniden görüntü gidiyor mesela, bir anda geliyor ki turuncu ve yeşil nokta üstüste duruyorlar.
yani yaratık elemanımızın tam üstünde birazdan yutacak fukarayı.
bir sürü dehşetengiz ses efekti bol karanlık ile vahşet tasvir edilir.
işte o sahnedir benim çocukluğumun içine sıçan.
ben de yaratığın yatağımın altında gizlendiğini düşünürdüm - o zamanlar bazalı yatak yoktu bizim evde, yatağın altı gerçekten boşluktu. uyuyamaz, ayaklarımı yere sallandıramaz, tuvalete gideceksem gidene kadar akla karayı seçerdim.
büyüdüm de bazalı yataklar çıktı. hemen edindik. o günden beri uyuyabiliyorum sözlük.
"gugli gugli gugli go away"