yasak sevişmek 

adana çık aradan

  1. yasak sevişmek attilâ ilhan'ın 1962/65 yılları arasında kaldığı son paris yolculuğunun öncesini ve sonrasını kapsayan bir dönemin şiirlerinden oluşmakta olan kitabıdır.
    (nonscholasedvitadiscimus, 19.03.2004 18:59 ~ 19:00)


  2. 'yasak sevişmek' bölümünden...


    yasak sevişmek


    öteki kapımdan gel bunu açamazsın
    eski gözlerinle gel öldürmek vakti gel
    hem tetik bulun ardında biri olmasın
    hanidir ben bu evde saklanıyorum
    adımı değiştirdim başka bir adla yaşıyorum
    gece gündüz siyah gözlük kullanıyorum
    öteki kapımdan gel bunu açamazsın
    sabaha karşı gel bütün gözlerinle gel


    pancurların gerisinde kararıyorum
    içime belalar doğuyor sonbahar doğuyor
    telefonda sesini tanıyamıyorum
    yüzün parmaklarımdan akıp kayboluyor
    böyle hep bir şey kopuyor bir şey kırılıyor
    sabaha karşı gel eski gözlerinle gel
    öteki kapımdan gel bunu açamazsın
    hem tetik bulun ardında biri olmasın


    artık hiç kimse beni yaşamıyor
    aşklarımı büyük kemanlarla çizdiler
    korkularım oldum bittim kimsesizdiler
    yalnız bir mısra mıyım ıslanıyorum
    bir revolver romanımı tamamlıyor
    oyun bitti ışıklarımı söndürdüler
    yokmuşsun gibi gel öldürmek vakti gel
    öteki kapımdan gel bunu açamazsın
    üzerime kilitleyip mühürlediler
    hem tetik bulun ardında biri olmasın
    (nonscholasedvitadiscimus, 19.03.2004 19:01)
  3. 'biraz paris' bölümünden...


    biraz paris


    - 1. place pigalle


    telefonlarla geldi telaşlı ve ürkek
    birdenbire geldi beklemiyordum
    hayli dargın sesi kalın ve titrek
    umutsuzluğuma geldi oysa yorgundum
    üstelik incittim de istemeyerek


    akşamdı samanyolu patlamıştı
    bütün sacré coeur silme akordeon
    mulhouse'lu muydu neydi işte unuttum
    ilk yudumda ağlamaya başlamıştı
    şakakları ter içinde gece saat on
    kibrit aranıyor göğüs geçirerek
    bütün sevgilerinde yanılmıştı


    bir omzuna almış sanki gökyüzünü
    dudakları masmavi alsace lorrain
    yüzü cermenlerin en eski hüznü
    hölderlin bakıyor sisli gözlerinden
    ellerini şöyle okşayacak oldum
    duydum nabzının gök gürültüsünü


    adı yağmur mu akşamüstü mü
    uzak bir panayırda ip atlayan çocuklar
    dalgalar vurdukça sarsılan mendirek
    gecesi kaydı mı nedense beni arar
    dilinde özürler bilerek bilmeyerek
    zenciler çaldı mı cazın hali başka
    oturduğu yerde içtikçe eksilerek
    barın camlarına orospular çiziliyor
    özlem büyük korku epeyce şaka


    telefonlarla geldi telaşlı ve ürkek
    birdenbire geldi beklemiyordum
    hanidir içimden bir başkası geçiyor
    gözlerim hanidir ondan uzakta
    hölderlin'i bırakmıştım artık sevmiyordum


    'bir özge muammer bey' bölümünden...


    -3. karantina'lı despina


    bir gül takıp da sevdâlı her gece saçlarınav çıktı mı deprem sanırdın 'kara kız' kantosuna
    titreşir kadehler camlar kırılır alkışlardan
    muammer bey'in gözdesi karantina'lı despina


    çapkın gülüşü şöyle faytona binişi kordelia'dan
    ne kadar başkaydı her kadından her bakımdan
    sınırsız bir mutlulukta uyuturdu muammer bey'i
    ustalıkla damıttığı o tantanalı aşklarından


    işgal altüst etti nasıl da izmir'de her şeyi
    öğrendi kullanmasını despina bu yanlış geceyi
    körfez'de parıldayan yunan zırhlılarına karşı
    miralay zafiru'yla ispilandit palas'ta sevişmeyi


    gemi sinyallerinin gece bahçelere yansıması
    havuzda samanyolunun hisârbuselik şarkısı
    demlendikçe yalnızlığı aydınlanıyor muammer bey
    olmayacak şey bir insanın bir insanı anlaması
    (nonscholasedvitadiscimus, 19.03.2004 19:24)