|
|
- insanların birbirlerine ve kendilerine yaptığı en büyük kötülük.
(skuba, 14.11.2007 05:44)
- herhangi bir suçtan dolayı dava konusu edilmek suretilye sonuca ulaştırma işlemi safhalarından. anlamanın yakınında bir yerlerdedir ayrıca.
- tanımadan, etmeden yaftayı yapıştırmak.
(heidi, 16.11.2007 11:20)
- 25 senelik kısa yaşamım içinde edindiğim minik tecrübelere dayanarak diyebilirim ki, memleketimde okumakla doğru orantılı hededir.
anadolu insanının (anadolu insanını ne kadar tanıyorsam artık, belki memleketim ege insan için geçerli bunlar bilemiyorum) gözlerinde yargılayıcı bakışlar yerine bir çift güler yüz vardır. ister saçınız uzun olsun, kulağınızda küpe olsun, ister çevreye saygısız saygısız bakın, ister gözlüklü burun kıvıran ukala entel bir tip olun, anadolu insanı sizlere güler yüzle bakar, derdi çay kahve koymak, sizinle yakınlaşmaktır. anadolu insanının(ya da ege bilemiyorum, tecrübem ne ki, bi egeyi gördük) sizinle yakınlaşmak için bir sebebi yoktur. yargıları kırabilen bir insancıllık vardır orada.
okumuş insan ise, öğrendiği önyargıların filtresinin gerisinde kalır hep. okumuş insan değer yargılarınıza bakmak ister, öğrensin ki sizi ona göre yargılasın. sebep arar insanla yakınlaşmak için.
insanın insana yakınlaşmak için sebebi olur mu ? bu ne samimiyetsizlik ? aynı özden geldiğiniz kardeşinize neden bu kaygı ?
yargılamanın cezasını çekiyoruz hep beraber. insanı hapseden bir şey yargılamak ve yargılayıcılık, yargılayıcı bakışlar...(skuba, 21.11.2007 02:53 ~ 02:55)
- öğretilenler ve ahlak kuralları çerçevesine sıkışıp, elde sopa sallayıp, yorum yapmaktır.... insanımız kendi hayatını kısıtlar sonra başkalarının hayatlarına çomak sokmaya başlar, töreler, gelenekler en kuvvetli destekleyicidir, oysa en güzel ifadeyle; "hayat bir kere yaşandığı için yargılanamaz" demiş milan kundera
(heidi, 08.03.2008 13:59)
|