yaratıcılık   

adana çık aradan

  1. yeni bir şeyler bulma, geliştirme
    hayal gücü
    (lillymarlin, 27.09.2004 00:49)


  2. yumurta kapıya dayandığı anlarda şahlanan ve genellikle tembel insanlar tarafından kullanılan özellik.
    şöyle ki; çalışkan ve azimli kişi bir iş ne kadar zor ve zahmetli olursa olsun üstesinden gelir. halbuki tembel adam yapmanın daha kolay yollarını bulmaya çalışır, araştırır
    (mavio, 22.11.2004 11:12)
  3. allah vergisi yetenek
    (homo erectus, 22.11.2004 11:18)
  4. yaratıcılık (alm: die kreativitaet; ing: creativity); yeni bir ürün veya bir probleme yeni bir çözüm yahut yeni bir aygıt veya metod veyahut da yeni bir artistik nesne veya biçim oluşturma, meydana getirme faaliyetidir.*
    (fempusay, 22.11.2004 16:03)
  5. (bkz: http://media.putfile.com/...)
    (zeus, 26.02.2006 21:24 ~ 26.03.2006 20:04)
  6. (bkz: http://84.40.3.164/)
    (zeus, 26.03.2006 20:04)
  7. herkeste doğuştan mutlaka varolan ama türkiye'de ilkokul birinci sınıfa başlar başlamaz törpülenmeye başlanan özellik.ayrıca eğer kişi işletme okuyorsa 3. sınıfta alabileceği dersin adı.yani ilkokul birinci sınıfta yakılan doğal ormanların yerine üniversite 3. sınıfta küçük fidanlar dikilmeye çalışılması.
    (tuesflagellumdei, 26.03.2006 20:36)
  8. doğuştan gelen yeteneklerimizin,daha önceki deneyimlerimiz ve yaşam biçimimizin,uygun yöntem ve yaklaşımları kullanmamızın bir işlevidir yaratıcılık.yeni bir şey düşünmek,farklı bir şey düşünmek,fark yaratmak,alışılmışın dışına çıkmaktır.yaratma,sentez ve değiştirme olmak üzere 3 çeşit yaratıcılık vardır.yaratma,yeni ve orjinal bir ürün ortaya çıkarmaktır.sentez,birbirinden kopuk ilgisiz gibi görünen ürünleri düşünceleri,kavramları biraraya getirerek yeni bir ürün oluşturmaktır.değiştirme ise var olan bir ürünün,bir fikrin fayda sınırlarını genişletmek amacıyla değiştirilmesidir.
    yaratıcılığın tersi yaratmamaktır,sadece varolanı tüketmektir,rutine boyun eğmek,sistemde ufak standart bir çark olarak dönmek,sürüde bir koyun olmak,düşünmemek,meraklanmamak,risk almamak,gözlem yapmamak,bir ot edasında sadece solunum ve gerektiğinde fotosentez yapmaktır.
    peki ülkemizde yaratıcılık nedir?maalesef ülkemizde yaratıcılık bir suçtur.bunu bu hale kimler nasıl getirdi bilmiyorum ama bir çok insan mor ve kızıl boyalı birer koyun olmaktan ileri gidemiyor.tek farkı kimimizin mor kimizin kızıl olması.
    doğar doğmaz kısıtlanmıyor mu yaratıcılığımız.önce ismimiz ayşe,fatma,ahmet,mehmet konuluyor.sıfır yaratıcılıkla bulunmuş(aramadan bulmak da böyle olsa gerek) isimler işte.dedenin ismi koyuluyor ya da anneannenin.ilk koyunlaşma aşaması kundaktayken başlıyor işte.sonra anaokulunda herkes pembe çiçek yaparken sen mavi çiçek yaptın diye,öğretmeninden azar işitiyosun.ilkokula gelince dört işlemi kafandan yaparak matematik sorusu çözüyosun diye kulağın çekiliyor,resim yaparken hep bulut hep güneş ve hep kahverengi çatılı evler çizdirtiyolarlar sana.resim dersi güya yaratıcılık dersi ama onda bile hep bir konu oluyor,hep bi sınırlama hep bi müfredata bağlı kalma.sırf hoca plan defterine bugun "bilmem neyin resmi yapıldı"yazsın diye yaratıcılığından,kendi dünyandan bir dal daha budanıyor bir daha uzamamak üzere.ortaokul lise,hepsi aynı sistemle gidiyor.sen yırtındıkça yaratıcı olmak için,sistem seni içine alıyor.ne öğretmenlerin destek oluyor ne ailen.konusu ve şekli belli kompozisyon sınavları,zorunlu seçmeli dersler,solfej yapmaktan öteye gitmeyen müzik dersleri,başka yoldan çözdün diye puan alamadığın sorular..ardı arkası kesilmiyor.sistemin en büyük çarkına takılıyosun,össye.orda da ne arar yaratıcılık.soru ezberlemekle geçiyor yılların.sonra istemediğin bi şehirde istemediğin bi bölümde başkaları için okuyorsun,öyle ya sen doğduğunda başkaları için doğdun zaten ismini onlar koydu çünkü doğmana bile onlar karar verdi aslında..
    hayatın rutinle geçiyor ama sen inatla kendine zaman ayırıyor ve yaratıcılığını geliştiriyorsun.farklı boyuttan bakmaya çalışıyosun herşeye.çok yönlü düşünüyosun.okulu bitiriyim tamamen yaratıcılığımı kullanacağım bir meslek bulurum kendime diyorsun,sırf bu yüzden hergün o okula katlanıyorsun.işten çıkınca diyelimki reklam sektörüne atılıyorsun metin yazarı olmak istiyorsun.ama türkiye'de hangi sektörde yaratıcılık varki reklam sektöründe olsun.herşey herkes sanki kendini tekrarlıyor.filmler,reklamlar,insanlar,şarkılar,barlar,caddeler şehirler..köprü yapılacağı zaman san fransiscodaki golden gate köprüsünün modeli örnek alınıyor,büyük bir gökdelen yapılacağında ise dubaideki alışveriş merkezinin mimarisi..kendi şirketini kurmak istiyorsun,hayallerin var,yeniliklerin var,farklılıkların var ama herkes köstek oluyo sana.kalan son yaratıcılık dalını da inatla buduyorlar.bir mozart gibi beethoven gibi,da vinci gibi uçarı şeyler düşünmek istiyorsun,yaratmak ve o yarattığın andaki hazzı yakalamak ama yok yok yok...
    heryerde sadece mor ve kızıl boyalı koyunlar var..

    mor ve kızıl pelerinli kahramanlar var, gökyüzünde dolaşan.mor ve kızıl boyalı koyunlar var,donuk bakışlı.ucuz kahramanlar, pembeyi çoktan öldürmüşler...

    mor ve kızıl pelerinli kahramanlar var, gökyüzünde dolaşan...mor ve kızıl boyalı koyunlar var,donuk bakışlı...ucuz kahramanlar, tek tip ucuz kahramanlar, pembeyi çoktan öldürmüşler...

    üç bant kahramanlar var,üç bant kahramanlar...üç yıldızlı katiller,pembeyi çoktan öldürmüşler...

    o kadar çoktunuz ki,o kadar yalnızdınız ki,o kadar yaşadınız ki,o kadar ölüydünüz ki..

    o kadar çoktunuz ki,o kadar yoktunuz ki,o kadar yaşadınız ki,o kadar cansızdınız ki...

    işte bizde böyle varolduğumuzu sanıyoruz ama aslında o kadar çokuz ki o kadar yokuz ki,farkında bile değiliz.belki de hiç doğamadık biz...
    (tuesflagellumdei, 24.04.2006 19:58 ~ 20:06)
  9. "boş arazide inekleri otlarken görünce birini çalmak istedim. bir ineği götürürken, diğerleri de beni takip etti." (sultanbeyli de çaldığı dört ineği satmak isterken yakalanan ergül şeran yaratıcı beyanatı)
    (abbas yolcumu, 22.04.2007 08:07)
  10. sözlüklerin gelişmesi için en önemli unsurlardan biridir. tabii yaratıcı olucam diye gereksiz başlıklar açmak anlamına gelmez bu..
    (karamelize ekmek, 21.06.2007 15:04 ~ 06.01.2008 15:39)
  11. yaratıcılık,herkesle aynı şeyleri görüp,farklı şeyler düşünmektir.zaten varolan şeyleri yeni amaçlarla farklı şekillerde bir araya getirmektir.
    (ceyus, 06.02.2008 12:39)
  12. zihin sınırlar içinde oynar; yaratıcılık ise "sınırlar" ile oynar...
    (karizmatik, 10.04.2008 09:47)
  13. yaratıcılık = bilgi x hayalgücü
    (karizmatik, 10.04.2008 09:49)
  14. son yapılan araştırmalara göre genetik bağlarla alakası olmadığı, sonradan edinilebildiği ortaya çıkarılmaya çalışılmış özellik/yetenek..
    (zeus, 10.04.2008 10:22)
  15. yaratıcılık ve teknikleri sınavında karşılaştığım bir soruyla açıklamaya çalışıyım.

    - alan'a resim öğretmeni ne demiştir?

    "ne biliyim ben. ayrıca banane. bunu bilmek beni yaratıcı yapacaksa olmaz olsun." diyemedim boş bıraktım. kaldım.

    doğru cevap:

    + mum boyalarını kır!

    imiş. bunu öğrenince daha fena sinirleniyor insan. bir kez daha banane. alan kim derseniz, yaratıcılık hocasının kitabını çevirdiği adammış. (alan black). dangalağın teki. boyaları kırmakla olmuyor alan, bu işler. adam ol adam.

    sonuç: mum boyaları kırmak yaratıcılıktır. onları münasip bir yere sokmak daha yahşidir.
    (ageylan, 10.04.2008 10:39 ~ 10:40)
  16. yaratıcılık için iki harfli üç slogan vardır derler :

    - duygular, hayaller olmalı : ahhhh!!
    - işin bir eğlence içermesi gerekir : ha ha!!
    - işte bu fikir, ( değerlendirebilir ve uygulananilir olması) : aha!!
    (klippan, 10.04.2008 10:48)
  17. mutsuzluğun sanata çevrilmiş hâlidir, demiş eric hoffer.
    (natalya casta, 24.05.2008 19:06)
  18. "profesyonel bir sanatçı olma paradoksu. aslında anlatacak bir şeyimiz yokken tüm hayatımızı kendimizi en iyi şekilde ifade etmeye çalışarak geçirmemiz. yaratıcılığın bir tür etki tepki sistemi olmasını istiyoruz. sonuçlar. pazarlanabilir ürün. adanmışlık ve disiplinin, tanınmak ve ödüllendirilmeye denk olmasını istiyoruz. harika yeteneklerimize rağmen ortaya koyacak hiçbir eserimiz yok. bizi bir uyuşturucu bağımlısının, tembel bir serserinin veya salyaları akan bir sapığın bir başyapıt yaratmasından fazla sinirlendiren bir şey yok. sanki kazayla olmuş gibi.

    gerçekten neyi sevdiğini söylemekten korkmayan bir ahmak..." günce/chuck palahniuk
    (draffut, 11.07.2008 03:18)
  19. bakmak ile görmek arasındaki farkı açığa çıkaran eylem.
    (splendor, 11.07.2008 15:01)
  20. ne geniş hayal gücüne ne de geniş bir görüye ne de dikkatin bilmem kaç basamaklı üstlüsüne...tek gerekli olan bir deliktir, açılmıştır, açmışsınızdır.bilmek ise hiç ama hiç yetmeyendir; ne varlığı adına ne de yolculuğu. belki de yolcusuzluğu.yaratıcılık zaten farka fark atmaksa onu yola- hele ki kelimesine hapsetmek.hiç de yaratıcı değil.
    rutinden ıraksamalar, ayrıksamalar, ayrımlaşmalar.açılsın o zaman delik.sızsın.aksın önce.sonrada sürüklesin.yanını berisini, köşesinin diğer köşe uyumlu , eksiksiz eklenmesini, dahası işlevselliğin zorunluluğuna kaptırıp eklemleşmesini düşünmeden. ''oynar''ınıda bir ileri var sayarak.
    sürüklesin kendi kapılarına tıklamayla açılmayan, kim o? diye de bir karşılığı olmayan.kimse yoktur arkasında.ilk ve son ziyaretcisi sizsiniz. ama asla ev sahipliğine de talip olmayacağınız.ev sahipliği; ne yasaktır ne de olağan.
    (biyolojiksaat, 12.07.2008 10:45 ~ 23:26)
  21. hemen herkeste bulunan soyut kavram.

    edit: (bkz: başlığı yanlış okumak)
    (konusan marul, 12.07.2008 12:13 ~ 12:13)
  22. insanın üçbuçuk attığı anlarda aşırı derecede artan birşeydir. üçbuçuk veya yusuf ile arasında doğru orantı vardır diyebiliriz. yani 3.5 oranı ya da yusuf oranı arttıkça yaratıcılık artar.

    (bkz: kendimden biliyorum)
    (merhemsiz kel, 04.09.2008 23:21 ~ 23:21)