22 mayıs 2012 salı
günün başlıkları: 1499 tane

yaran rüyalar

  güzelinden getir  başlık içinde ara  bakın dur
  1. papazla seviştiğini görmek

    (, 25.11.2005 22:23)

    @575432

  2. alışveriş merkezi gibi bir kütüphanedeyim. biri fizik çalışıyor, çok zor diyor. basit diyorum. o zaman şu soruyu yap diyor. o an orada bir havuz beliriyor, atlama kulesinin en üstüne çıkıp şık bir atlayış yapıyorum, suyun üstüne geri çıktığımda kafamı yavaşça çevirip sorunun cevabını söylüyorum

    ben normalde balıklama dalmayı beceremem

    (, 25.11.2006 16:25)

    @985006

  3. arkadaşlarla maceradan maceraya koşarken bir süpermarketin kapısından tam geçtiğimiz sırada elektriklerin kesilmesi sonucu arkadaşın kafasının otomatik kapıya sıkıştığını görmek.bnun üzerine ambulansla arkadaşı hastaneye kaldırıldığını görüp rüyada ağlamak..

    (, 25.11.2006 17:01 ~ 19:18)

    @985028

  4. dün gece gördüğüm komplike rüya sentezleridir. bir tanesini hemen anlatayım
    savaştayız kuytu bir yerde bekliyoruz orada ne işim var bilmiyorum asker falan da değilim.
    durduğum yerden sadece türkler görülüyor gizlice bakıyorum diğerleri yunan ve çok yakındalar. birden taarruza geçiyorlar ve hepsi pataküte koşturuyor önümden. bize birşey yapmazlar diye düşünüyorum savaşta değiliz, çocuk ve kadın katilimi bunlar diyorum kendi kendime neden dokunsunlar ki bize?
    tam o sırada koşturmaca pataküte yuvarlanmaca sona ermekteyken bir komutan kılıklı herif geliyor ve yanımdakilerden birinin kafasına (yakın ailemden birileri ama kimler bilemeyeceğim) tüfeğin namlusunu dayıyor. dur diyorum mesaj getirdim ben falan işte kafaya alma çabaları.. ikna oluyor ve beni bir yere götürüyor orda itekliyor falan. sonra bir kapı açıyorum ve görüyorum ki orası sınıfmış ve öğrenciler var. onlarla konuşuyorum türkler hakkında ve bir tanesi hep türklerin düşman olduklarını bildiklerini söylüyor. asla bir türkle arkadaşlık etmememiz gerektiğini öğretiyorlar diyor. ve bunların hepsi ingilizce gelişmekte klişeden klişeye koşarak bağırarak gaza getiriyorum çocukları, savaş olduğunu söylüyorum ve hiçbiri inanmak istemiyor. ozaman söylediklerimi tekrarlayın diyorum ve bağırmaya başlıyorum:

    - biz katil değiliz!(aynen tekrar ama şu şekil: we are not murderer!)
    böyle birçok şey söylettikten sonra diyorum ki
    -babalarımız katil değil diyin.
    gayet gaza gelmiş olan çocuklar bağırmakta
    -babalarımız katil değil diyin

    ulan diyorum salaklar "diyin" demeyeceksiniz heralde tövbe.. sabır..

    yunanlıların salak malak olduklarını düşünmediğim halde bilinçaltıma böyle kazınmışlar demek ki
    sanmıyorum ki bilinçaltım beni yanıltsın.

    yıllar sonra gelen edit: bildiğin ben salakmışım lan. ırkçı hayvan seni.

    (, 25.03.2007 16:48 ~ 30.04.2010 14:04)

    @1287591

  5. mehmet ali erbil'in sunuculuğunda yepyeni bir yarışma programı başlamıştır. mekan, ev şeklinde dekore edilmiş; uzun bir masanın bir kenarında genç erkekler, diğer kenarında da ünlü kadınlar vardır.
    mehmet ali erbil ilk sorusunu sorar: "yürüyen bir adam bir eve çarparak yıkıyor, az ilerideki ev niye yıkılmamıştır"
    gençlerden biri doğruluğuna emin, zıplayarak cevap verir: "hiç tiramisu oynamamıştır"
    mehmet ali bu cevabı kabul etmez ve tartışmalar çıkar. o sıra hülya avşar doğru cevabı verir:" yolunun üstünde değildir"
    ünlü kadınlar grubu sevinç içindedir. ilk soruyu bildikleri için mehmet ali ikinci soruyu ünlü kadınlar grubunun kaptanı ayşe özgün'e sorar. soru da bir şiirdir. fakat bu şiirin sonu "göt" kelimesi ile biter. herkes şaşkındır, çünkü televizyonda söylenmemesi gereken bir kelimedir. ayşe özgün kızarak programı terkeder, hülya avşar da onu getirmek için kulise gider.
    işte burada ben uyanırım...

    (bkz: beynimde neler oluyor)
    (bkz: valla gördüm)

    (, 28.03.2007 09:52)

    @1296353

  6. iki metrelik bir zencinin benle "şakalaştığı" rüyamın dahil olduğu rüya çeşidi.

    (şakalaşmadan kasıt, önümü gösterip "ne döküldü" dedikten sonra ben bakarken burnuma vurmasıdır. çocukken yaptığımız gibi. pisleşmeyin)

    (, 28.03.2007 10:36)

    @1296408

  7. normalde kafasını yastığa koyduğu an narkoz verilmişcesine uyuyan ve hiç bir zaman uykusunu alamadan baba zoruyla kaldırılan ala'nın, güneşli bir sabah rüya göreceği tutmuştur. rüyasında oynaşan denizatları ve cins cins balıklar görmekte, fonda da dinlendirici bir belgesel müziği çalmaktadır. mayhoş bir şekilde denizatlarını izleyen ala yavaş yavaş uyanmaya başlar. önce "bu balıklar ne ki?" der kendine; sonra "bu müzik nerden geliyor ki?" diye düşünür. sonra kendine gelir, müzik sesi bir gün önce aldığı ve sabah uyansın diye alarmını kurduğu telefonundan gelmektedir. alarm çalmaya başlayınca ala'nın kafasında şimşekler çakmış, çalışmaktan helak olan beyni denizatlarının özel hayatlarını gösteren bir belgesel çekmiştir. sevgili ala'cık kalkar, "ulan bir doğru dürüst rüya göremedim be!" diye hayıflanarak banyonun yolunu tutar.

    (, 30.05.2007 19:39)

    @1505976

  8. en imkansız aşkları, en korkunç ölümleri, en hızlı kovalamacaları, en ağrılı düşmeleri, yer yer sıçrayıp uyanmaları ve en zor maçları kazanmayı yaşadığım, hayal dünyamın en yarıcı aktörü, yani benim tarafımdan gerçekleşen kısa metraj esenlikler..

    (, 06.06.2007 18:31)

    @1534666

  9. kötü günler devam ederken, görülen rüya bu başlık sayesinde hatırlanmıştır.insanın yüzünde tebessüm yaratan rüyadır,yaran rüyalar...dün geceki örneği için:
    bahçesi olan,sakin sessiz ve çok lüksü olmayan bir balkonda oturulmaktadır ve duvar için mozaik parçalarından puzzle yapılmaktadır,yanında ise evin sahibi rutkay aziz vardır.ev rutkay aziz'in evidir ve rutkay bey evi için mozaik parçalardan puzzle yaparken benim mahsunluğumu ve masumluğumu görüp sen de el atsana demiştir.beraber puzzle yapılır,çok eğlencelidir ve rutkay aziz çok hoşsohbettir. hatta yanlış kurduğun atasözünü düzeltip sonra hepberaber gülme krizine girecek kadar hoşsohbettir.sonra birden cadı sila misali abla çıkar ve o sizi beraber görmeden saklanmanız gerektiğini söylersiniz.rutkay bey de anlamamakla beraber "ne var canım,ne diyecek ki,biz burada puzzle yapıyoruz ve çok eğleniyoruz,bizim arkadaşlığımıza bişey diyecek değil ya" der.cevap vermemekle beraber,abla gidene kadar saklanırsın..sonra o güzel zamanlar devam eder,rutkay aziz'in yanında çok mutlusundur ve ömrün hep orada sürsün istersin...her ikinizde halinizden çok memnunsunuzdur ve rutkay aziz sana bir dost gibi yaklaşıp,bir baba gibi davranıyordur..
    ahh ahh ne rüyaydı,rutkay aziz'in o kibarlığına karşı olan antipatim dağıldı gitti..hatta artık her gördüğümde puzzle olayını hatırlayıp bir sevgi besleyeceğim kendisine karşı..

    (, 06.06.2007 18:41)

    @1534726

  10. kafamı koltuğumun altına almışım geziyorum ve içimde öylesine bi mutluluk var ki anlatamam yani. mutluluk içerdiği için bu başlık altına yazıyorum. eğer günün birinde "yaran kabuslar" diye başlık açılırsa ki ben açmam, orda da joker hakkımı kullanır yazarım yani

    (, 06.06.2007 18:41)

    @1534728

  11. jandarmalarla yakan top oynamak -sizi yardı mı bilmem ama- beni derin kaygılara yönlendirmiştir.

    (, 29.06.2007 02:48)

    @1627592

  12. rüyamda içinde sadece bir yatak ve büyük bir pencere olan odada uyanmıştım.odada 5 tane köpek 4 tane kedi vardı. bunlar kavga ediyorlar birbirlerine giriyorlar. hepsi her yeri mahvetmiş, ortam o kadar pis ki yerlerde hamamböcekleri karafatmalar falan var. sonra birden heralde yine pislikten olsa gerek yerden mikroskoptaki terliksi hayvan görünümlü çingene pembesi yaratıklar çıkıyor teker teker. hepsi küçük ama sayıları çok fazla. ben de bunları yatakta oturarak dehşet içinde izliyorum. bu minik yaratıklar tırtıl misali ilerleyerek duvarlara çıkmaya, üzerime doğru gelmeye başlıyorlar. o sırada şoktan derhal yataktan fırlıyorum ve kendimi pencereden aşağı atıyorum.

    bu rüya beni yarmadı. uyandım, yerde çingene pembesi yaratıklar aradım.korktum, ürktüm.
    ama rüyamı anlattıklarım yarıldı neden bilmiyorum.

    (bkz: bu da böyle bir anımdı)

    (, 03.07.2007 17:54 ~ 17:55)

    @1646603

  13. rüyamda hadi günah çıkaralım yavrum diyen papazı ciddiye alıp geçtik geçmemiz gereken yere.
    -dün akşam öldürdüğüm böcekten duyduğum pişmanlığı anlattım ona. papaz amca ben dün akşam bir böcek öldürdüm, aynısından daha önce de öldürmüştüm. biliyorum sebepsiz yere cinayet işledim .çok pişmanım. sizce bu günah bişey mi?
    papaz :ybsg..
    ben: hı?

    (, 20.07.2007 14:20 ~ 29.07.2007 12:04)

    @1721066

  14. pek sevgili arkadaşım nosuchnick ile beşiktaş sahilde yürürken kendisi cozutmuş ve 'boğazın serin sularına atlıycam, bırak beni' diye tutturmuştur. ben onu bu yapmak istediğinin mantıksızca olduğuna ikna etmeye çalışırken birden fırlamış ve gerçekleştirmek istediği fiili eyleme dönüştürmüştür. lakin nosuchnick yüzme bilmemektedir. gözümün önünde boğulurken suya atlayıp da onu kurtarsam mı diye anlık bir tereddütten sonra denizdeki mide bulandırıcı pislik beni bu fikrimden vazgeçirmiştir. 'öeeh salla ya, kendi etti kendi buldu salak' diye düşünüp (benim gibi arkadaşın gafasını daşla ezmek lazım) barbaros bulvarına doğru yürürken land roverının içerisinde hülya avşar görürüm. trafik ışıklarında duran arabanın yanına yanaşır, abuk subuk hareketler yapar hülya avşar'ın ilgisini çekerim. o da camını açıp ne istediğimi sorar:

    -hayırdır canım?
    -ee bir imzanızı alabilir miyim? anneannem ve annem sizi çok seviyorlar da ben sevmiyorum pek sizi.
    -yok sana imza falan madem sevmiyorsun. (ayarı verdi. oh!!)

    ki zaten o sırada yeşil yanar, kendisi beni arabasının dumanına boğarak tam gaz ilerler.

    ve ben sabah uyanıp bu rüyada mantık ararım, hayatı sorgularım, ne kötü arkadaşsın lan sen diye küfrederim kendime.

    (yaran rüya yorumları)
    nosuchnick:
    sana yorum yapıciim
    nosuchnick:
    şindi hülyağ avşarı görmen
    nosuchnick:
    bu kadın beeele pek kendini beğenmiş pek küstah olduğundan
    nosuchnick:
    bir nevi kendini görmüşsündür
    nosuchnick:
    beni boğma sebebine gelince elbette çekemediğindendir benm üstün yeteneklerimi, budur..

    (, 22.07.2007 14:58 ~ 15:11)

    @1729389

  15. uyuduktan sonra kendimi çevimsiz, en derin yeri 30cm civarında olan bi gölün yanında buldum...içinde renkli renkli mercan balıkları yüzüyodu...çok şirindiler.bi tanesi hayata küsmüştü ama...sürekli kendini kıyıya vuruyordu..bende ölmesini istemedim..aldım kıyıdan suya attım.o bidaha çıktı.ben suya attım o kıyıya çıktı...en sonunda sinirlendim.bunu tam gölün ortasına attıım ve hemen etrafta bi kap aramaya başladım...

    dimes vişneli 1.5 litre...kutunun içi boştu..hemen üst kısmını yırttım ve kendimce kap yaptım...yarattığımın bir sanat eseri olduğunu düşünmek üzereydim ki mercan balığım aklıma geldi..çoktan karaya çıkmış, ölüme sürükleniyordur..koştum..gölün kenarındaydı.nefes nefese kalmıştı.kuyruğundan tuttuğum gibi suyun içine soktum.çıkardım.soktum çıkardım.nefes egzersizine ihtiyacı olacaktı birazdan..son çıkarışımda doğruca kabın içne attım.kaba su doldurmayı unutmuştum.patt die ses geldi.hemen avcumla içine su doldurmaya çalıştım.bir avuç, iki avuç derken mercanım titremeye başlamıştı.gözleri irileşti aniden..son avuç için suya eğildim.iri avucuma suyu topladım ve kabımın içine koydum ki, o sırada mercanımın sakinleştiğini farkettim.gözleri açıktı.yaşıyordu..nah yaşıyordu..onu kendi ellerimle öldürmüştüm.keşke hiç elleşmeseydim de günahı bana kalmasaydı dedim..sonradan neyse yaa öleceği varmış diğe geçirdim içimden..alnımın terini sildim..meyva suyu kabına boşalttım ve eve döndüm...

    (, 01.08.2007 03:50)

    @1770482

  16. rüya'nın soundtrack'li olması, sinemaskop görülmesi ve bitiminde jenerik akması.

    (, 02.08.2007 11:16)

    @1775343

  17. yaşadığım yer küçük bir ilçe.rüyamda bizim ilçenin pazarında tuğrul eryılmaz'ı(milliyet sanat'ın yayın yönetmeni) görüyorum .ellimdeki poşetleri anneme verip hızlıca yanına gidiyorum bir gün önce ntvde gece gündüz programında seyretmiştim kendisini bir kaç albüm tavsiyesinde bulunmuştu.onlar aklımda kalmamıştı.hemen sesleniyorum:
    -merhaba tuğrul bey
    -merhaba .....cim(nerden bu samimiyetse)
    -ya dün sizi ntv'de gece-gündüzde izledim orada bir albüm tavsiye ettinizn aklımda kalmadı neydi o
    -tamam tamam xin y albümü
    -ya çok sağolun

    daha sonra ayrılıyoruz ve bir süre yürüdükten sonra aklıma 1 ağustosta olacak norah jones konseri geliyor.meraklanıyorum.hemen dönüyorum gidip gitmeyeceğini sormak için

    -tuğrul beyy!!!
    -efendim
    -ya rahatsız ediyorum yine ama norah jones konserine gidecekmisiniz
    -ya kararsısızım hala gidip gitmemekte sence ne yapayım?
    -ayağınıza kadar gelmiş kaçırmamak lazım hem siz onu çok severdiniz(bak bak bak adam sayesinde norah jones keşfettik bir de ahkam kesiyoruz)
    -doğru haklısın ben en iyisi bu konsere gideyim ben
    -bence de
    -iyi günler tuğrul bey
    -iyi günler ......cim

    ulan hadi tuğrul eryılmaz gördüm tamam onu anladım da adama dönüp norah jones konserine gidin diye bir de öğüt verdik hakkatten yuh artık

    (, 10.08.2007 19:30 ~ 19:33)

    @1807820

  18. dolu küvetin içinde keyif yaparken,suyun altında başka birinin olduğunu farketmem ve bu kişiyi çok doğal olarak lise 2 deki büyük platonik aşkım sanıp (hayat benim için o sıralar sadece ondan ibaretti) mutluluktan uçacakken suyun altından fatih altaylı'nın çıkması.ne alakadır hala çözemedim.hayır madem platonik aşkım olmayacaktı bari sudan tom cruise falan çıksaydı.neyseki rüya o andan itibaren devam etmemişti. uyandığımda ise büyük bir hayal kırıklığı yaşamıştım.

    (, 10.08.2007 20:20)

    @1807965

  19. annemin en sevdiğim tokamı eve gelen misafirin mızmız veledine çenesini kapasın azıcık diye vermesi sonucu 'hayırrrrr o benim en sevdiğim tokammm!!' diye feryat figan uyandığımda okula gitmek üzere hazırlanan oda arkadaşımın elindeki tokayı korkuyla fırlatması ile bizi yaran rüyam.

    (, 10.08.2007 21:01)

    @1808083

  20. yaz okulunda aldığım baba iki ders in finalleri yaklaşması münasabetiyle gördüğümü düşündüğüm rüyadır kendiler..hemde az önce bitti daha hala yüzümde hafif bi tebessümü duruyor.
    ev arkadaşlarının yaz okuluna kalmamaları sebebiyle iki aydır tek kaldığım canım evimde tam finaller yaklaştığında bölümdaş ev arkadaşım gelmiştir eve gece yarısı. hoşgelmiş sefa gelmiştir ancak o gecenin sabahı sınavım vardır ve stres hat safhada harıl harıl ders çalışmaktayımdır ve bu dallama kendi odasında uyumak yerine benim odama gelip tam masa nın karşısındaki yatakta yatmaya kalkar ve şöyle bi diyalog gelişir.

    -napıyorsun olum kendi odan yokmu konsantremi bozuyosun!
    +bişey olmaz abi çalış sen ben az uyiyim şurda
    -lan yürü git çalışamam olum sen orda fosur fosur uyurken dikkatim dağılıyo valla hadi canım benim odana git yat
    +yok abi canım burda yatmak istiyor, çalış sen ya bana bakma ben yokmuşum gibi davran sen çalış hadi çalış
    -hay canını sikiyim lan git odana (bu arada hesap makinesiyle tablo kitabını fırlatırım)
    +abi gerek yok bunlara (hesap makinesiyle tablo kitabını göstererek)
    -hay allaaammm ya (deyip çalışmaya çalışılır)

    biraz vakit geçtikten sonra yataktan kalkıp çalışma masasının üzerine yatmaya çalışır

    - anasınınn amııı!! napıyon lan?#?!$!!
    + rahat edemedim yatakta, bilgisayar masasında çalış sen
    -lan siktirgit taşşak mı geçiyosun koca yatakta rahat edemedinde masa üstündemi rahat etceksin

    bu sırada masa çöker ayağım kalır altında ve anaammm çığlığıyla uyanılır.

    (, 11.08.2007 11:52 ~ 11:55)

    @1809154

  21. güzel bir yerdeyiz.. etraf kalabalık ama pek tanıyor gibi değilim kimseyi...

    derken abdullah gül ün cumhubaşkanı seçildiği haberi geliyor..

    ben şaşırıyorum tabii..

    ve ahmet necdet sezer e dönüp, "ne olacak şimdi?!" diye soruyorum..

    cevap almadan uyanıyorum ne yazık ki..

    (, 15.08.2007 21:12 ~ 21:16)

    @1825420

  22. öss öncesi görülen rüyalar vardır;kabuslar daha doğrusu..
    birinde antalya'nın en işlek caddesindeki (100.yıl) üst geçidin altındaki kaldırımda sınava giriyordum.
    birinde kitapçık yetmemişti bana.
    bir diğerinde de çırılçıplak gitmişim sınava nasıl olduysa.

    (, 17.08.2007 13:56)

    @1830806

  23. ofiste masamın üstünde hastalığın vermiş olduğu sancıyla uyuyakalırken gözümün önünde aniden beliren at arabasına mı yanayım, aslında onun sadece bi at arabası değil bi gelin arabası olduğuna mı yanayım, daha vahimi bi karı koca çiftin elele indiğine mi yanayım (sanki nispet yapar gibi) yoksa son olarak inenlerin bülent ersoy armağan çifti olup üzerime üzerime yürüdüğüne mi hee?
    şimdi söyleyin bu kabus değil de ne?

    (, 17.08.2007 14:13)

    @1830849

  24. normal bir günün ardından, 13 saatlik uyku sonunda hatırladığım rüyam:
    eve geliyorum, babam bir poşet esrar ve eroin satın almış ve bazı adamlar bizi öldürmek istiyormuş, benim boynuma ateş ediyorlar, ablamın da karnına, mermiler de esrarlı ve eroinliymiş. hastaneye gidersek polis anlayacak diyoruz. poşetleri saklayacak bir yerler arıyoruz.
    diyorum baba ne gerek vardı, emekli maaşın yetiyordu bize, ihtiyacımız mı vardı da bu işe girdin, kime satacaz şimdi bunları?
    endişeyle bir çare bulmaya çalışırken,çok şükür ki annem uyandırdı ve bu kabustan kurtuldum.

    (, 18.08.2007 00:42 ~ 27.01.2011 10:06)

    @1832943

  25. üniversite bilmem kaçıncı sınıfa giderken ve bünyeden bütün öss etkileri atılmışken, insana sınava girdiğini (giremediğini) gördürüp "niaah! nayııır!!" nidalarıyla az biraz da gözleri yaşlı uykusundan uyandıran ve odadaki diğer uyuyanların da "öeh! yine mi rüya gördün, insaf.." diyerek anırışlara uyanmalarına sebep olan rüyalardır.

    rüya kahramanımız -ben- bir lise arkadaşıyla öss sınavına girecektir. önceden internet üzerinden girilecek sınıfa bakılmış ve "t sınıfı" olarak belirlenmiştir. gün gelir okula gidilir. fakat sınıfların olduğu yere gelince öyle bi sınıf olmadığı öğrenilir. o sırada öne gelen her bilgisayarlı insana "n'olur, bi girip bakiim, lüffen !" şeklinde yalvarmak suretiyle öğrenci işlerine yollanılır ve aslında sınıfın c olduğu başlangıçtan 28 dakika sonra anlaşılır. sınava girmek amacıyla geri gidildiğinde olay yeri kapı duvar bir vaziyettedir. ama gerçekten duvardır zira eskiden kapının olduğu yer bizim evdeki duvarlardan biridir ve kenarına da kocaman "sınav no:88/89" yazısı kazınmıştır. o anda artık devam şansının olmadığı anlaşılır ve fırk fırk şeklinde -ki bu biraz yumuşak bi tabir oldu- bağrınmaya başlanılır ki uyanırken de ortaya çıkan seslerdendir bunlar ve insanlar uyandırılır. bana nedir ama. onlar kaşınmıştır, illa nosuchnick'le yatacağız delisiyiz onun denmiştir.

    (bkz: ben böyle bi insanım)

    şunu da belirtmek isterim ki bir haftadır yoğun şekilde gördüğüm rüyaların ardından, hemen öncesinde kendi kendini rüyada olduğunun farkında olmatelkiniyle yiyip bitirdikten sonra bu sabah şu rüyayla boğuşmak, kesinlikle rüyalarımın benimle dalga geçtiği hissi yaratmıştır. buradan kafamın içindeki yetkili kimselere sesleniyorum "yeter! rahat bırakınız beni!"

    (bkz: ben deli değilim)
    (bkz: ybsg)

    (, 27.08.2007 13:57)

    @1864830

  1. 1
  2. 2
  3. 3
  4. 4
  5. 5
  6. 6
  7. 7
  8. 8
  9. 16