bi gün akşam saatlerinde eve dönerken yoldan geçen çöp kamyonunun arkasında asılmış durumda olan çöpçülerin "bayaaaaann gideceğiniz yere kadar bırakalım mı" demesi
genelde işiten duyarlı türk insanını bile mağdur durumdakini desteklemek yerine katıla katıla gülmeye sevk eden laflardır.
misal: kırk yıllık duvar ustasıyım böylemalavurmadım.
annem ve kuzeni daha genç kızlarken yaşanmış bir olay:
samsunun nadide ilçesi çarşambada otobüs bekliyor iki genç kız. yanlarından iki tane öküz geçiyor (hani şu insan kılığına bürünmüş olanlardan). bir tanesi klasik yöntemlerle laf atıyor annemlere, diğeri:
-iyi de bu kızlar güzel değil
+ne önemi var deliği olsun yeter *
yer: ankara gümmf girişi
kendi halinde okuluna girmek isteyen zavallı bir öğrenci ve yanından geçen ne idüğü belirsiz yaratığımsı
laf: wooouuuuyyyy, ceylan süzülüyoğ
iki kız arkadaş karşıdan karşıya geçmek istemektedirler ancak yolda feci bir trafik akışı vardır. bir boşlukta biri diğerinin kolundan çekmiştir ve karşıya varılmıştır. kolundan çekilen kız der ki;
-ezilebilirdik ya.. inanmıyorum sana. ay allahım ya.. ya ezilseydik ne olacaktı.
(diğer kıza kalmadan ) yoldan geçen bir erkek kişisi der ki;
- fıstık ezmesi olurdunuz!
(bkz: güler misin ağlar mısın)
bir gün bir arkadaşla kadıköyde yürünmekte, bir yandan vitrinlere bakıp bir yandan simit yenmektedir. yol kesip bir milyon isteyen adamkılıklı garip bir tip yanaşır ve broşür gibi birşey vermek ister. hayır teşekkür ederiz biz almayalım derim ben. adam bana şöyle der
- boğazında kalır inşallah o simit
aradan yıllar geçer. beyoğlunda yürünmektedir. bu sefer de ayağında converse ile komunist bildiri dağıtmakta olan biri yanaşır. hayır teşekkürler ben almayayım der heroine yine bütün kibarlığıyla. çocuk arkasından bağırır
- inşallah evde kalırsın.
sırf şu yol kesenlerin bedduaları yüzünden cehenneme gidicem ben ona yanıyorum.
lise üniformalı iki kızdan daha salak olanı: abi saçların çok güzel.
daha az salak olan: aptal abi dersen bakar mı sana hiç!
kızlar çirkin, salak ve sanırım çok ufaktı, yine de hergün laf atılan bir erkek olmadığım için yazmadan geçemedim. he bir de ulus'ta "tipe bak amuğa goyum" diye laf atıyorlar o pek komik olmuyor.
acele bir şekilde vapura doğru ilerlemekteyken ne idüğü belirsiz bir şahsiyet yaklaşır:
- hellooo!
+ ...
- where are you from?
+ ... (yandan, sen de kimsin be adam bakışı)
şahsiyet kendini işaret ederek devam eder:
- friend?
+ hasta mısın kardeşim sen?
- aaa, siz türksünüz! (pek bi şaşkın) *
+ hayır japonum ben.
- ?!!? (manyak heralde, kime çattıysam artık.. kalakalmışlığı)
her türlü atılan lafa bir cevap bulabiliyorum. bir şekilde başımdan atabiliyorum ama şu maşallah lafına yıllardır bir türlü cevap bulamıyorum ne zaman maşallah dense (ki son zamanlarda pek duymuyorum, yaşlandık zaar) öyle mal gibi kalıyorum.
annem ve ben sahilde yürüyoruz ve giyinik olduğumuzdan yanımızda bikini-mayo-mayokini kombinasyonlarından herhangi biri bulunmadığından denize giremiyoruz.sadece ayaklarımızı suya sokalım maksadıyla kumsala iniyoruz.henüz yeni adım attık denize ki ne görelim o esnada deniz bisikleti görünümlü ancak daha çok traktöre benzeyen bir deniz üzeri eğlence cismi bize doğru yaklaşıyor.heralde saati bitti kiralayanlar geri döndü diye geçiriyorum aklımdan.medeni karpuz görünümlü bir adam ağzını oynatıyor sırıtarak sanırım bize birşey söylemeye çalışıyor.sesi kulağıma geliyor diyor ki; "bağyanlar ben bunun sahibi oluram sizi gördüm uzaktan gelem alayım dedim size bedavadır ha-ha-ha".giyiniğiz.tamam.yanımdaki kadının annem olduğu o da değilse bi büyüğüm olduğu aşikar.bu da tamam.anlayamıyorum medeni karpuz'un medeni cesaretini.bindik de geldik diyorum adama annemin sert bakışları altında.napıyım tepem atmış bir defa.adam anlamıyor ve susuyor biz de tıpış tıpış otelimize geri dönüyoruz.
üzümlü draje ile alışveriş amaçlı olarak beyoğlunda gezinmekteyiz. mağazalardan birinde ikimizin de çok sevdiği(!) bir ergenlik dönemi şarkısı** çalmaya başlayınca ikimiz de aaa ben bu şarkıyı çok severim diyip mırıldanmaya başlıyoruz sözleri yalan yanlış sallayarak.
müşterilerden bi tanesi* ikimize dönüp şöyle diyor.
-bence sesiniz çok güzel, yerinizde olsam değerlendiririm.
ben bu kadar ucuz bu kadar bayat bir laf atma olayıyla daha karşılaşmadım. hani lame derler ya ingilizcede öyle bir şey. bence her erkeğin iyi düşünülmüş fix bir cümlesi olmalı. ya da doğaçlama laf atamayacaksanız hiç atmayın.