sınıfa yemek yiyerek giren bir kız öğrenciyi gören kadın matematik hocasının süper monoloğu
*
h: ne var bakiyim senin ağzında!
ö: ...
h: çıkar diycem olmayacak o yüzden yut diyorum çabuuuk
ö: ...
h: çabuuuuuuuk
biyoloji hocası ve aynı zamanda yatılı okulun o günkü nöbetçi hocası sabah kahvaltısından sonra, öğrenciler sıra halinde dizili derse alınmayı beklerken, sabah konuşmasını yapmaktadır:
- kahvaltıdaaaa zeytin+reçeeelll+tereyağııııııııııııııı.... olmaz efendim, bunlardan kahvaltı olmaaaazzzzz
öğrenciler şaşkınlık içinde "kime diyo lan bunları, niye bize söylüyo ki şimdi bu?" diye düşünür..
ultra itici monologlardır.
- siz nasıl mezun olacaksınıııız
+ .....
- bizim zamanımızda böyle miydiii
+ .....
en bombası da şudur:
- bana bir şey olmaz, benim diplomam cebimde
+ .....
irrite eden, yoldan çıkaran, cinayet sebebi ama bazen de hakiki yarabilici monolog türü..
iki tümceden biri "seneye görüşürüz"dür ki bu sözde zıtta giden bir öğrencinin dersten kalacağı müjdelenmektir.
monoloğu kişinin kendi ile olan diyaloğu olarak tanımlarsak bu başlıkta bir problem olduğu açıkça görülmektedir. içsel konuşmalarını dışa vuran hocalarınız var ise ya da düşünce okuma gücüne sahipseniz o zaman bana bir şey demek düşmez tabi.
hakkaten monologtur ama..kendi konuşur,kendi dinler...
+yoklamalar ilerlesin..sayıcam tek tek,ona göre!
-...........................
+hııı...dolaştı mı yoklama kağıdı?
*
-...........................
(kağıdı eline alır)
+aferin dolaşmış!
* *
test sınavı sonrası hoca cevapları kodlayarak okumaktadır:
- ... 6: diyarbakır, 7: diyarbakır, 8: diyarbakır, 9: diyarbakır, 10 alla alla?! denizli
anadolu lisesinde okuyanlar bilir. sorumluluk yüklemek ve gaza getirmek amacıyla "siz seçilmiş öğrencilersiniz" denir. sağolsun benim lise coğrafya öğretmenim mehmet koçer, bize yıllar boyunca "seçilmiş eşekler" derdi.
şarkılardan türkülerden laf açıldığı sırada hoca 'mihriban da güzel parça' der (sarı saçlarını deli gönlüme ...... şeklinde olan parçayı kastetmektedir)
gel gör ki sınıfta mihriban adında bir öğrenci vardır,ve onun dışında herkes kopar.
bazen de bu monologlar hocaların konuşma,mantık yürütme gibi yetilerinden kuşkuya düşürür insanı,o bile kendi başına bi susma sebebi sayılabilir...
müdür lise son sınıfta hem azma kudurma hem öss yanlarıyla gelcek vaat eden sınıfa boş derste dalar,millet sus pus olur...
-ne bu haliniz sizin?
-...........
-biz sizin için çalışıyor,siz anlamıyor!
-?!.....
-söyleyin haaa burası okul mu yoksa siz öğrenci misiniz?
-?!!!................
ve evet müdür almanyadan gelmemiştir türktür doğrudur ayrıca evet edebiyat hocasıdır.
+arkamı bi döneyim o zaman...
- ...
+şeytan diyo tut saçlarından yerden yere vur,yatır yere(oha) geçir şamarı,vur duvara izi çıksın,şuraya bak tatil köyündeler sanki (aşırı bağırarak)
- ...
+... herneyse nerde kalmıştık?(rahatlar,adeta huzur bulur.)
- ...
yaşı bir hayli geçmiş ve
andropoz öncesi çocuk sahibi olmuş hocamız,hücre yaşlanması ve yaşlanma derslerini anlatmaktadır.sesi ve vurgulaması aşağı yukarı
temel reisgibidir,duraklamalarla güzel güzel dersi anlatır.her üç nokta arasında nerden baksanız 3-4 saniye var yani
-gençler...yaşla birlikte...sperm sayısı da...kalitesi de...azalır...ama...ihtiyaç olan...zaten...bir tanedir...o da...(hazırol vaziyetinde duran ellerini,yaşından beklenmicek bir kıvraklıkla öne uzatarak) o da...çok şükür vardır
-sorarlar size hamur abi dersiniz, size kabak gibi gülerler (bkz:
hammurabi)
-dalkavuklar olmasaydı
+eee..
-eesi yok
+latin alfabesi ne kökenlidir hocam?
-arpa da olur, saman da..
-sen şimdi burdan leyla'yı al git.
-bulabildin mi?
+neyi hocam?
-bulabildin mi?
+bişey aramıyorum ki..
-çık dışarı...bulabildin mi diyorum, bişey aramıyorum ki diyo, aramazsan bulamazsın tabi.
(bkz:
kravat)
-ben daha kafayı yemedim, yersem bu işi bırakırım.
-hadi serbestsiniz, benim işim bitti.
-oraya gelirim..seni bağlarım..gerekeni yaparım...
hepsi aynı kişi evet..
(bkz:
çık dışarı) kendisi en ağır ve trajik monologdur. o an zaman durur, herkes size döner. ayağa kalkarsınız bunlarıın hepsi yavaş yavaş olur sanki her şey slow motion dur. o an izafiyet teorisinin doğruluğunu anlarsınız. dışarı çıkınca bir ürperti kaplar bedeninizi. beş dakika geçtiğinde ise her şey bitmiştir, artık haddinden fazla mutlu bir insansınızdır. o gün sizin için yeni başlamıştır hemen futbol sahasına ya da kantine gidersiniz. içinizde dersten atılmanın ve tenefüste kahraman muamelesi görecek olmanın verdiği bir gurur vardır. artık o hafta boyunca siz bir halk kahramanısınızdır.
felsefe dersi, yan yana oturan 2 bayan öğrenci kıkırdamaktadır. hoca gelir:
- bok görmüş ayı gibi ne gülüyorsunuz?!...
+ ...!
(camel, 15.08.2007 01:10 ~ 01:10)
- ali what is your name?
+ ......
içinden
fill in the blanks
bana kimse bir şey yapamaz siz kendinizi düşünün! ben kapıyı çeker otururum kim bilcek benim ders işleyip işlemediğimi ha ? ben kaybetmem siz kaybedersiniz! size diyorum! deminden vırvırvır konuşuyordunuz ha şimdi noldu? dut mu yediniz!
-ulan o dört tane kılın ne işi var çenende? senin türünü mü belli ediyor?
(bkz:
çetin ecer)
sınıfa çok sinirlenen edebiyat hocamız..
- et yığınları!! kasba versen de işe yaramaz! öööylece bi yığın sadece! sığır mığır olsa eti yenir en azından sizde o da yok!
(kapsül, 01.10.2007 14:01 ~ 14:04)
yine aynı edebiyat hocası ve yine sinirli bir anı..
- akılsızlar! akılsızdaki akıl bile fazla size!
"çocuklar biz biriz. başımız dik durmalı. bunun için de bu dik durma çalışmasını yapmamız lazım."
lisede il geneli deneme sınavından önce bunları sayıklamıştı bizim müdür yardımcısı...
(nox, 02.10.2007 00:10 ~ 00:10)
bir cuma günü istiklal marşı okunmadan önce bütün okulun sıraya geçip sessiz olması idare tarafından beklenmektedir. müdür yardımcımız ilknur hanım normalde eline mikrofonu alıp kükreyen bir bünyedir. ancak o gün her nedense öylece durup tüm okulu gözleriyle süzmektedir. bu dakikalar sürer. ama öğrencide laf, muhabbet bitmez. en sonunda mikrofonu eline alır ve:
-dünyanın her yerinde bir insanın yüzüne sessizce bakmak sus artık demektir. der.
ama bu cümle hiç söylenmemeliydi, çünkü bu konuşmaktan az biraz yorulur gibi olan kitleyi gülerek daha çok ses çıkarmaya sevketmiştir.
cuma günü okul çıkışında istiklal marşı öncesi idarenin konuşmasında
- okulumuzda bir adet t-shirt bulunmuştur
- hocaaaaaaaaaaam! o t-shirt benim alabilir miyim?
- bu t-shirt okul idaresi tarafından bulunduğu için okula maddi açıdan katkı sağlamak amacıyla satılacak ve parası okul bütçesine eklenecektir.
- ????????
+ hocam çan yaparsınız değilmi?
- sizin bu notlardan kilise çanı bile olmaz ulan. rahibe kılıklı herifler!
kimi nadide hocaların mükemmel sözüdür, bu güne kadar sadece bir kere böyle bir hoca tanıma şansım oldu, darısı herkesin başına...
-senin üstüne başına sıçarım....!!
-....