-nedir bu ya hep aynı kişiler kalkıyo bütün sorulara
-hocam bu kek soruları arkadaşlar yapsınlar zor soruları ben yaparım
-bak seeeen baltaaaaaa..kazmaaaaaa
yine aynı ferda hoca bu sefer sinan'a karşı:
-sinan, evladım niye yazmıyosun bakim?
-hocam basket maçında bileğimi incittim de...
-o zaman bi kağıt çıkar da ona yaz
sınıf: zuhahahah
herkes flüt çalarken ben kolum alçıda olduğu için çalamıyordum
sonuç olarak orta 1de müzik hocamla aramda şöyle bir diyalog geçti;
-oğlum sen niye çalmıyosun?(gözün çıksın hoca kocaman alçıyı görmüyon mu?)
-hocam kolum kırıldı, alçıda.
-ee niye kırıyon kolunu şimdi nasıl flüt çalcan?
-???? (bi sktir git ya, yuh ebenin ...)
prof(ekonomi gurusu): çocuklar bir malı satamıyorsanız fiyatını belli bir oranda indirirsiniz. hedeflediğiniz satış grafiğine ulaştıktan sonra da eski fiyatına geri çekersiniz. damping budur.
öğrenci: fiyatı aynı tutar sürümden kazanmaya devam ederiz hocam.
çocuklar bu sizin oturduğunuz apartman. karşı apartmanda da çok güzel bi kız var. ama aradaki şu çizmekte olduğum ağaç yüzünden direkt kesiş mümkün değil. bu kızla göz göze gelebilmek için aynayı zeminde nereye koyarsınız?
liseden:
sınıf gayet gürültülü
hoca: susun sesinizi
sınıf: muhahaha
hoca: ekin sen ne konuşuyon, niye ayaktasın?
ekin: e hocam size soru soruyodum ya
hoca: ii konuşmadan sor o zaman
-hoca:olm alalım sana bi karı, şu yakındaki köyden. eğitimli kadın almayacaksın. bak ben aldım noolu? doğum yaptı araba istiyo. eskiden öyle miydi? alırdın bir çiçek susardı. işte o yüzden dediğim odur ki köyden karı alcaksın
-3.şahıs: ehehe inekleriniz de olur...
-hoca: öyle deme oğlum. o inek senden fazla para eder
lise biyoloji dersinde, hocamızın affına da sığınarak
-hocam, spermler mutlu olduklarında kuyruklarını sallıyorlarmış, doğru mu?
-çocuklar kim uyduruyor bunları?
edebiyat dersi;
hoca: çocuklar zamanımız yok, bu senenin iki sınavınıda bu ders yapacam.
biz: aa hocam olurmu böyle yaw..
hoca: hadi çıkarın kağıtları, ben yaptım oldu!!
hoca sözlü notlarını vermektedir:
hoca: -namık bu dönem çok çalıştın, çok çabaladın, yazılılarında da bu gelişmeyi gördüm, gerçekten gözüme çok girdin. çocuklar siz de fark ettiniz değil mi? derslere falan da katılmaya başladı.
sınıf: -(hepbir ağızdan) evet hocam!!
hoca: -gerçekten de öyle. bakın çocuklar çalışınca nasıl da oluyormuş
namık: -hocam sözlü notum nedir acaba?
hoca: -elli
sınıf: hönnkk!!! (cebinden veriyor sanki)
orta 2. sinif ders din
ö : olm hocanın fermuarı açık puhahaha...
ö2: hakketten olm muhahahaha
ö : hocam fermuarınız açık!..
sınıf : kıkır kıkır kıkır....
ama hocadan hiç bir tepki yok...
dersin bitmesine saniyeler kala merak edilen tepki sonunda gelir
hoca : eveeet arkadaşlar... ders bitti bizde fermuarı kapatalim artık....
ve hoca platformun üstünde sınıfa dogru fermuarını kapatır. sınıf dumur...
son..
lise 2 matematik dersi, hocanın gözü bize takılıyo, biz de o sırada elimizdeki malum cdlerin içeriğinden bahsediyoruz....
- (hönkürerek)saklamayın len, verin bakiyim o cdleri bana...
(herifin bıyık altından gülüşünü tarif etmemi bekleyemezsiniz burada)
o ...
- ...
o ama hocam bari bi tanesi kalsaydı...
(ertesi gün yine matematik dersi, bizim eleman hocanın yanına gider)
o hocam kestiğinize değdi mi bari cd'leri, memnun kaldınız mı?
- hmm, evet güzeldi, bunların başka çeşidi de varmı sizde..
ifadesi ne kadar yalan bir dünyada yaşadığımızı apaçık ortaya koymuştur o an
din hocası : dünyada üç şey var ki şeytan onlarla beslenir! tel, bardak, bacak!
(açıklmasını yapıyo) bööle dıngır dıngır çalıyolar, bardakla bişeyler içiyolar, ee bacak da tavuk bacağı değil heralde!