k: lan oğlum! lan sen, sen lan salak. 4. sıranın 5. adamı...
a: ...
k: oğlum, lan salak oğlum! niye konuşuyosun?
a: ...
k: lan salak oğlum adın ne bakiim?
a: ahmet
k: bakın arkadaşlar yeri gelmişken söyleyeyim, size salak diyorsam adınızı bilmediğimdendir. şimdi söle bakalım salak ahmet! ne konuşuyon oğlum!
a: salağım ondan komutanım.
zaman askeri darbe dönemi..mekan elazığ kolordu komutanlığı ana kapısı..kişiler:kapıdaki nöbetçi asker vs. ciddi şekilde saç problemi yaşayan babam(o zamanlar yüzbaşıydı, bayağı da saçsızdı)..geceyarısından sonra giriş çıkışlarda parola soruluyor, babam da o günün parolasını öğrenmeye çalışıyor...
babam:evladım, bu geceki parola ne?
asker:.....
babam:oğlum söylesene.
asker:komutanım gak guk
babam:yine unuttunuz di mi eşek herifler..
asker:yok komutanım unutur muyum?
babam:e, söyle o zaman..
asker(yüksek sesle): kel, komutanım...
babam:......
sabah iştimasında;
komutan : kim bu adam varujyan mıdır ne sikimdir?
varujyan: benim komutanım
komutan : .....
işi gücü olmayanı uzman çavuş yaparsan olacağı budur tabi ki.
askerler arka arkaya dizilir. en arka sıradaki bir tane asker ise sırayı bozmuş aradan kabak gibi görünmektedir. komutan en öndeki askerin omzuna kolunu sıvayıp nah yaparak koyar ve o sırayı bozan askere doğru tutar. herkes bir hizada olduğu için sadece ve sadece sıyrılan asker bu hareketi görür ve komutan şöyle der :
asker:
- çavuşum hela ne tarafta
bol çizikli uzman çavuş, kolundaki rütbeyi göstererek:
- bak bakayaım normal çavuşa benziyor muyum ben
asker;
- afedersiniz komutanım, hela ne tarafta?
-napıyon lan sepet
-evrak yazıyorum efendim
-bakiym bi evrağa
-ehm..
-"niye kaçıyorsun, neyi kovalıyorum.. uzaksın, benim gibi.." bu mu lan evrak
-oehm.. efendim şimdi şöyle..
-utanmıyon mu lan devletin bilgisayarında aşk mektubu yazmaya?
-şimdi efendim..
-kime göndericen bunu, oramiral'e mi?
oruç isimli askerin koğuşta birden bacakları tutmaz olur ve adam yere yığılır. revir çavuşu olan şahsım da bacakları tutmayan askeri revire götürmek üzere o gece nöbetçi olan teğmenden izin almaya gider.
ben: komutanım orucu revire götürecektim.
teğmen: nesi var?
ben: komutanım bacakları tutmuyor,ayağa kalkamıyor,birden yere yığılmış.
teğmen: iyi,gelsin de bi göreyim.
bacakları tutmayan asker,bir kişinin daha yardımıyla taşınarak teğmene götürülür.
teğmen: duramıyon mu lan ayakta?
asker: duramıyom komutanım.
teğmen: bırakın bakıyım bi.
asker: küüüüt (anblaşılacağı üzere yere düşer)
teğmen: iyi tamam hasta bu,gitsin revire ama bizim jiple götürmeyin,ambulansla gitsin.
kurban bayramı dolayısıyla komutan erlerin karşısındadır ve 'bayramınız kutlu olsun!' der. erhan adlı kısa dönem er 'sağol' demesi gerekirken komutana elini uzatır ve yanaklarından öper. komutanın yanındaki üsteğmeni görünce kırdığı potu fark eder ve 'sizleri öpmeyeyim komutanım, sırada çok rütbeli var' der. üsteğmen gayet ciddi. ' evet öpme çünkü biraz sonra bütün rütbeliler seni öpecekler!' diye cevap verir. olay aynıyla vuku bulmuştur. yer elazığ, olaya şahit olan kardeşimdir.
-kardeşim de babama benziyor efendim, sarışın mavi gözlü..
-siktir lan doğu'da sarışın mavi gözlü mü olur, sütçüdendir o!
-ayıp oluyo ama efendim..
-haha şaka lan şaka, şırnaklıyım ben de..
-uzmanım, revire çıkmak istiyorum
-neyin var
-böyle, üzerimde bi kırgınlık var sanki.. iyi hissetmiyorum kendimi.
-akşama kamarama gel, iyi ederim seni ben..
komutanın yazıcıya ihtiyacı vardır
askeri yanına çağırır
"oğlum koş diğer bölükten lazer yazıcıyı kap gel"
asker çıkar 15 dakika sonra
başka bir askerle geri gelir
"oğlum bu kim"
"komutanım bu hem lazdır
hem de diğer bölüğün yazıcısıdır
bende kaptım geldim" der
komutan bunun üzerine şöyle söyler
"allahtan scanner istemedik"
asteğmenler acemiliklerini tamamladıktan sonra kura faslındadır;
asker elini torbaya atmıştır inatla torbayı karıştırmaktadır.
komutan:oğlum hadi çeksene ne yapıyorsun bir saattir?
asker:istanbul'u buldum sarıyer'i arıyorum komutanım
nihayetinde asker kurayı çeker ve kağıdı komutana verir.
komutan:oğlum sarısını buldunda kamışını nereye sokucan?
asker:?!?!?!?
uzman çavuş içtima bağlarken:
- bak oğlum nereye gittiğinizi söyleyin bana, götünüzü siktirmeye gidiyosanız götümü siktirmeye gidiyorum diyin ki ben de yazayım içtima kağıdına bu adam götünü siktirmeye gitmiştir diye.
ilaç dolabındaki ilaçları düzenlemekteyim,beleşçi bir uzman çavuş yanımda bitiverir.
u.ç.: battal naapıyon bakam eh eh.
b: ilaçları düzenliyorum komutanım.
u.ç.: var mı fazla ilaç alayım.
b: yok komutanım.
u.ç.: bu ne lan,vajinal krem yazıyo lan,kime verdiler lan bunu!
b: serdar'a komutanım.
u.ç.: serdar'ın amı yok,demek ki ben bunu alırım eh eh eh.
arkadaşın başından geçen gerçek bir olaydan,komutan uzaktaki kantinden sigara alması için birinin çağırılmasını ister tabi en salak er dışında kimse gönüllü olarak çıkmamıştır ve
-oğlum kim gidecek sigara almaya çağırdınmı
-evet komutanım recep bekliyor aşşağıda
-lan o salakmı, yerden taşı alamaz o be
-(camdan bakarak)recep bi taş al gel bakalım buraya
aradan beş dakika geçer dayanamaz camdan bakar recep arnmaktadır
-recep napıyorsun hadisene
-hangi taşı istediniz komutanım
birkaç er askeri hastanenin kantininde milli maç izlerler. maç 0-0 berabere sürmektedir. kantine aniden hastenenin müdürü girer.
-kaç kaç durum?
erlerden hemen biri ayağa kalkar, selam vaziyetine geçer,
-golsüz eşitlik devam ediyor komutanım!!
babamın burdaki rolü komutanlık efenim..aynen yanımda yaşanmıştır..
e: er b: babam
e: komutanım yarın izin verir misiniz?
b: niye lan noldu?
e: kız arkadaşımla buluşacam da komutanım o yüzden..
b: ne çabuk manita buldun olum
e: komutanım sağlam bi kız değil zaten..öğle eğlence olsun..
b: oğlum bir siktir git başımdan yaa
bir gösteri yapılacaktır, gösteriye davetli en yüksek rütbeli şahıs da bir korgeneral'dir.
korgeneral geleceği için tabur komutanı (bkz: yarbay) yusuf yusuf vaziyettedir ve üsteğmenlerinden birinin üstüne özellikle yüklenmektedir, maksadı hatasız bir gösteri yapılmasıdır. üsteğmenin görevi de gösteri mekanındaki ikramın düzenlenmesidir. aşağıdaki diyalog bunun üzerine gerçekleşir;
yb*: hallettin mi dediklerimi?
ütğm*: komtanım şöyle oldu, böyle oldu, zart zurt (görevi tam olarak yapamamıştır, kıvırmaktadır)
yb: hmm.. bu ülkede kaç tane korgeneral var muzaffer?
ütğm: 38 tane komtanım.
yb: peki bu ülkede kaç tane üsteğmen var muzaffer?
ütğm: ee, şey.. çok var komtanım.
yb: neden o kadar çok üsteğmen var biliyor musun muzaffer?
ütğm: neden komtanım?
yb: çünkü ben skip skip çoğalttım üsteğmenleri. 2 saatin var hadi anam marş marş..