sınavda öğrencinin birinin kalem ucu bitmiştir.öğretmen yeniliklerden pek de hazzetmeyen bir insandır.
-öğretmenim ucum bitti arkadaştan alabilir miyim?
-alamazsın.kaç kere dedim.odun kalem kullanın.siz odunsunuz.odunlar, odun kalem kullanır.
meslek liselilerin diğer öğrenciler ile puan açısından eşit olduğu bir dönemde öys'ye çok az kaldığı ve meslek lisesinde bazı dersler hiç öğretilmediği için derste gizliden gizliye test çözen öğrenciler için söylenmiştir:
- siz bu gidişle üniversiteyi zor kazanırsınız!
karmakarışık konular,yeni duyulan terimler,anlamak için kıçından terler damlatan öğrenciler...biyoloji hocası bu sahneyi görür,zavallı öğrencilerin haline acır ve konuyu şöyle noktalar:
-evet arkadaşlar kısacası koskoca kreps çemberinde yanlızca 1 atp üretiliyor.
bir tarih dersi, öğretmen sözlü yapmaktadır:
+senin yazılıların kaç kaç?
-100, 95 hocam
+iyi, bir sıfır veririz üç düşer!
-!!!
bir din dersi sırasında:
-allah isteseydi her yaprağın üzerine "mağde in allah" yazardı!
okulca gayet net tanınan bir ingilizce öğretmeni:
-şarlatma beni morning morning!
öğrenciler tarafından pek de umursanmayan bir derste öğretmen isyan etmiştir:
-ilk ders uykunuz var, ders yapılmaz; öğle tenefüsünden önce karnınız acıktı, ders yapılmaz; öğle tenefüsünden sonra yemek midenize oturdu, ders yapılmaz; son ders çok yoruldunuz, ders yapılmaz. çocuklar sistem yanlış!
+katılıyoruz hocam.
müdür okulun bahçesinde top oynayanları uyarıyor akıl ve mantık sınırları içerisinde:
müdür:bundan sonra okul bahçesinde top oynayanlar "kale" yaparlarsa şöyle yaparım, böyle yaparım! tamam mı kimse kale yapmayacak, kale yapmak yasssaaak!
herkes:???
bir ders
öğretmen: çocuklar sayfa otuz yediyi açın...açtınız mı?
öğrenciler: eeeveet!
öğretmen: konuyu okudunuz mu?
öğrenciler: eeeveet!
öğretmen: anladınız mı?
öğrenciler: eeevveet!
öğretmen: madem analadınız anlatacak bir şey yok, kapatın o zaman kitapları.
öğrenciler: ????...... taaamaam
başka bir ders
öğretmen: çocuklar sayfa altmışı açın...açtınız mı?
öğrenciler: eeeveet!
öğretmen: konuyu okudunuz mu?
öğrenciler: eeeveet!
öğretmen: anladınız mı?
öğrenciler: haaaayııır!
öğretmen: ben de anlamadım kapatın o zaman kitapları.
öğrenciler: ????.... taaamaam
lise hazırlık döneminde haftada 24 saat ingilizce gören körpe beyinlerimizin isyanıyla bi parça yaydığımız derslerin birindeydi.çok saygıdeğer speaking hocamızdan gelsin o zaman bu inci:
"-çocuklar,tamam artık konuşma bitti speaking yapıcaz."
-gençler bugün beni üzmeyin
-- neden hocam?
-spazm oluyorum!!
--nasıl yani hocam?
- (mideye doğru bir yer tutarak) karnımın şurasında spazm var yoğun olarak, yormayın beni
-- hıııııı peki hocam...........
yer: bursa milli piyango lisesi
ders:fizik
güzide insan remzi hoca bilimsel açıklama yapmaktadır:
-dünya güneşin uydusuduuur!
aynı şahıs bir süre sonra okul müdürü olmuştur.yaptığı çeşitli açıklamalardan seçmeler..
-okulumuzun başına gelebilecek felaketleeeer debreeem.yangıın veea tusunamee! (bkz: bursa)
-yavrum bak almıyim elinden o gazatayıı,alırsaam sene sonunda velin gelse vermem gerii!
aynı okulun coğrafya hocası aygül hanım ise daha şık bir açıklama ile olaya son noktayı koymaktadır:
-ay çocuklar ben geçen sene bi tencere takımı aldım 7 senedir kullanıyorum hiç bişey olmadı!
aynı dönemde okumuş iki arkadaştan farklı zamanlarda dinlediğim muhabbet.
kahraman: dede korkut anadolu lisesi din öğretmeni mehmet karadavut kurban: sınıftaki bir kızcağız
din hocası her ders kızlar nam'ahrem diye sınıfagözleri kapalı girer. bir gün yine gözleri kapalı bir şekilde sınıftaki kızın tekini: "seeen" diye işaret eder. kız şaşkın.
+ kızım göğsünü barını iki yana açma, memeni kapa.
sınıfta bir kahkaha tufanı. ardından günlerce arkadaşları kızla aynı muhabbet üzerinden sataşır. bir kaç gün sonra kızın şikayetiyle ailesi okula gelir. din öğretmeni de sıkıla sıkıla sınıfın önünde özür diler:
lisede geometri sınavında soruyu kitaptan doğru kopyalayamayan hoca öyle bir şekil çizmiştirki işlemde çıkan sonuç 35 derece şekilde ise rahat 130 derece duruşu var. büyük itirazlar sonucunda hoca kitabı öğrencilerin önünde açar sırtı sınıfa dönük güzelcene inceler şekli ve doğru şekli tahtaya çizmek istesede pek beceremez, sonunda şöyle bir laf çıkar.
" 45 den küçük bir açı çıkacak sonuç ha birde '3 boyutlu bakın evladım, 3 boyutlu' aaaaaa !! " diyerek bütün sınıfı krize boğar.