|
|
- bazı hayvanların yavrularını neden yediklerini anlamamızı sağlayan eşşoğlu eşşekler*
(mavio, 15.08.2004 23:26)
- her çocuğa yaramaz yakıştırmasını yapabilirsiniz. her çocuk dışarıdan bakan birisi için yaramazdır. gece susayıp ağlayan çocuk yaramaz olabilir dışardan birine göre. ama öyle değildir. yaramaz dediğin çocuk, "yaramazlık" olayını kendine görev adletmiş olanıdır. odanın ortasında tam 45-50 dakika durmaksızın daireler çizerek koşan, gözden kaçırdığınız anda klozete gidip emziğini klozet suyuna batırdıktan sonra emmeye devam eden, bir nesneyi gösterip "bu ne?" dediğinde "çamaşır makinesi o canım" cevabını aldıktan 2 saniye sonra tekrar aynı nesneyi gösterip "bu ne?" diye soran, her cevaptan sonra artık bunalıp da "ananın örekesi evladım" cevabını alana kadar durmadan tekrar tekrar soran, yorulmak bilmeyen, annesinin artık tek çarenin uyuşturucu olduğuna inanmaya başladığı çocuktur yaramaz çocuk. ve tüm bunları yukarıda da belirttiğim gibi zevk aldığı için değil, kendisine görev adlettiği için yapar.
- insanların gözünün içine baka baka kristal vazoyu yere atan, durduk yerde bulaşık deterjanı içen çocuktur ve bunları yaparken tek düşündüğü şey annesini daha başka nasıl kızdırabileceğidir. bir de her dediğinizi tekrarlayanları vardır ki insanı çileden çıkarırlar. ama her zaman için sessiz çocuklardan daha sevimlidirler.
- şirinlik abidesi olanlarına lafım yok. ama o insana cinnet geçirenleri yok mu! işte onlar için bir çift sözüm var. durmadan ağlayıp, zırlayan '' baba bana eşşeğin s.kini alacan mı?'', '' anne bende feriti'in oyuncağından istiyoom!'', ''abi beni de dışarı çıkar ya!'' şeklinde cümleler kuranlarına karşı içimde oluşan, uçan tekme atma, ümük sıkma gibi hisleri dizginliyemiyorum.
|