yaralısın   

adana çık aradan

  1. erdal özün 1975 orhan kemal roman ödülü'nü aldığı başyapıtı

    1974 yılında kaleme alınan bu romanda, zararlı(!) kitaplarını yakarken yakalanıp günlerce en adi işkencelere maruz kaldıktan sonra bir koğuşa gönderilen solcu bir türk aydınının monologları yer almaktadır. adamın görünürde hiçbir suçu yoktur. ne bir örgüt üyesidir ne de bir parti üyesi. yalnızca bilinçli bir okurdur. ancak o dönemde...

    bu kitapta önemli olan noktalar bence satır aralarında verilmiş olmasına rağmen dikkati bir anda toplayabiliyor. adamın işkencelerden sonraki koğuş günlerinde siyasi suçlu olduğunu öğrenen diğer mahkumlar ona çok saygılı davranırlar. hepsinin adı nuridir. nurilerden biri gelip, "siz siyasi suçlusunuz. burnunuz havadadır. bizi küçümsersiniz. sokaklarda bizim için bağırdığınızı söylersiniz ya, buraya düştüğünüzde "siyasi suçluyum" demek size gurur verir. çünkü biz adi suçlardan yargılanıyoruz. adi suç. bizdeki görgü ile sizdeki bilgi ancak burda birleşiyor işte." eşitliğin ne demek olduğuna bu satırlarla öyle güzel değinilmiş ki.

    sonra siyasi suçlu dışındaki herkesin adının nuri olması birbaşka detaydır. açıklama gereği duymuyorum.

    romandaki geridönüşler o kadar yerli yerinde ki "erdal öz, yaşasaydı ve tebrik edebilseydim" diye düşündüm.

    lafı uzatmayayım, bu romanda sol aydını denen kesimin ne derece bilinçli olduğunu, savunduğu insanlara aslında ne kadar uzak olduğunu ve en önemlisi ceza sistemindeki vahşeti gözler önüne apaçık şekilde sermiştir bu roman. kesinlikle çok çok beğendim. her ne kadar rahmetli yazarı da sonradan bu yazdıklarını unutup kapitalizme yenilmiş olsa da hala okunabilmesi güzel.
    (betty blue, 03.06.2007 22:19 ~ 22:21)


  2. zakkum'un okşayıcı bi' parçası.

    (bkz: ow yeah)

    sözleri şöyledir ki...

    yalnızsın, kuşlara hasret bi' korkuluk gibiğ...
    unutulacaksın, hiç okunmağmış eski bi' kitap gibiğ...
    yorgunsun, artık mürekkep tutmaz bi' defter gibiğ...
    yıkılacaksın, yırtıp atılan son bi' mektup gibi...

    yaralısın ve yaralığ kalacaksın...
    geceleri yatağındağ yarana sarılacaksın...

    yalnızsın, yaprakların örttüğü eski bi' sokak gibiğ...
    küskünsün, balıklarını kıyıya vuran bi' okyanus gibiğ...
    yağmursuzsun, hikayesi eksik bi' ihtiyar ağaç gibiğ...
    anlamsızsın, çocukların korktuğu bi' dönme dolap gibiğ...

    yaralısın ve yaralığ kalacaksın...
    geceleri yatağındağ yarana sarılacaksın...

    yaralısın ve yaralığ kalacaksın...
    geceleri yatağındağ yarana sarılacaksın...

    yalnızsın, korkuluk gibiğ...
    yorgunsun, istanbul gibiğ...
    yıkılacaksın, bi' duvar gibiğ...
    unutulacaksın, her yalnız gibiğ...

    yalnızsın, bi' bedel gibiğ...
    yorgunsun, istanbul gibiğ...
    küskünsün, bi' çocuk gibiğ...
    unutulacaksın, her yalnız gibiğ...
    (zoser, 03.08.2007 09:11)
  3. kitabın üslubunda 2.tekil şahıs anlatımının kullanılmış.ve bu "sen"li cümleler insnaı öyle bir kendine çekiyor ki kimi satırlarda sadece anlamı değil de cümlenin kuruluşuna hayran oluyorsunuz.kitabın bir diğer güzelliği de geri dönüşlerde çok başarılı olması.
    (hürrem, 05.04.2008 21:06)
  4. şu aralar beni çok iyi anlattığını düşündüğüm zakkum şarkısı. küskünlüğümü, kırgınlığımı, yalnızlığımı, yaralarımı çok iyi anlatıyor. geceleri tek koyan yaralarım değil yalnızlıkta olduğunu anlamamı sağlamıştır. teşekkürler zakkum.
    (lierre, 10.06.2008 20:32)
  5. işkenceye maruz kalan ama içindeki insanı hiçbir koşulda yitirmemiş olan bir insanın öyküsü(!)

    olabilir mi böyle bir şey diye şüpheye de düşmedim değil

    kendini yaralı hisseden insanların okuması gereken bir kitap çünkü sonrsaında anlayacak ki kendinden de yaralı olanlar var...


    koca dünyada tek değil

    tek kendisi değil acı çeken

    dramatik bir kurgunun aktör/aktrisi...
    (çilem82debaşladı, 03.08.2008 14:41)