tek bir kostüm ile alt edilecek sendrom.
süper kahraman olmak var işte böyle durumlarda, superman in "bu sefer eflatun mu sarı don mu giyeyim" diye sendromu içinde hissedeceğini düşünemiyorum bile. ayrıca siz hiç "aa superman e bak yine aynı giymis" diyen birini gördünüz mü?
soruya "dünküleri" diye cevap verebilenlerin hastalığa yakalanmadıkları belirlenmiş. şimdi araştırmacılar bu bilgiyi kullanarak hastalığı nasıl önleyebileceklerini düşünüyorlar.
rocker:
özensiz olmak için özen gösterme durumu.
tikky:
dikkat çekmek için zaman ayırıp daha sonra cekilen dikkatten rahatsız olmuş gibi yapmak için zaman harcama durumu.
babanızın benimkileri giy istersen diye cevap vereceği, annenizin de çıplak git diye kızarak söyleneceği ve çözümsüz kalan bu nedenle servise, okula, işe, staja geç kalmanıza sebep olan huzursuz eden, yatakta iki dakika daha durup ne giyeceğime karar verip yataktan çıkayım nasılsa dolabın önünde dikiliyorum iki saat düşüncesiyle kar elde etmeyi amaçlayan bireyin çok saçma bir hareketidir, zararı kendisinedir, bir de dur nasılsa tuvalette düşünürüm diyip bi türlü karar veremeyeni vardır, havanın oyununa maruz kalmış da olabilir bu tipler, akşamdan hazırlamışlardır aslında geç kalmamak, düşünmemek amacıyla fekat hava muhalefeti nedeniyle takısına kadar değişmek zorunda kalacağı kıyafetleriyle bu sendromun asla bitmeyeceğini anlama durumunda yaşadığı sendromdur. bunun için bir kıyafet danışmanı tutmayı, her gün belirlenen kıyafeti giymeye kadar hayal dünyalarını genişleteceklerdir ilerde...
(bkz: kendimden biliyorum)
çalışma saatlerinde standart forma giyme zorunluluğu olan bir meslek seçildiği takdirde ''yarın ne giyeceğim sendromu'da neymiş ?? ha ha ha tabikii iş kıyafetlerimi'' diyebileceğiniz durumdur.
yıllarca okuyup sonunda öğretmen olup kotlarından ve spor ayakkabılarından vazgeçmek durumunda kalanların en büyük sıkıntısıdır.
allah yardımcı olsundur!
(bkz: amin)
x:yapma anne yaa.sabah giyicem diye astım ben onu oraya.niye sormuyosun sen makinaya atarken.ne giyicem ben şimdi
anne:ne mi giyicen.geçen bayramda aldığımız lacivert kot takımı giy
x:hee anne istersen dershaneye gitmeden komşuları da dolaşimde şöyle şeker harçlık falan toplarız
anne:niye öyle diyorsun oğlum sana çok yakışıyor
x:yaa anne bir günde bana sorun şu evde birşeyler yaparken.ne giyicem ben şimdi.bugün bi de sinemaya gidecektik dershaneden sonra.....
en son çaresizlikten bayramlık lacivert kot takım giyilir.arkadaşlar ilk görüşte dalga geçmeye başlarken akla hemen anne gelir ve 'anne ben gösteririm sana' şeklinde sinir krizlerine girilir.
x'in arkadaşı:ooo x! gel elimi öpte harçlığını veriyim
x:dalga geçmeyin olum.hava bugün biraz yağmurlu da onun için...
x'in arkadaşı:atma recep din kardeşıyız...... gülüşmeler....
bu tip sendromlar yaşayan insan da varmış dedirten,başlık altı girilerini okuduktan sonra uzun süre kendime gelemediğim doğrusunu söylemek gerekirse komik durum.
havanın durumu belirsizse tam bir sorundur.uzun süre düşünerek akşamdan belirlenen ve hazırlanan kıyafetin yerine havaya uygun bir şey belirleyip, ona uygun takı, çanta, ayakkabı ayarlanmalıdır. özellikle son anda değiştirilen çanta nedeniyle işyerine giriş kartı, cüzdan, sigara vs den mutlaka birisi ilk çantada kalır.
ilk önce hava durumuna bakılır.
sonra kara kara düşünmeye başlanılır.akılınıza tam harika bir kombinasyon gelmişken anne en önemli parçalardan birinin kirlide olduğu gerçeğini hatırlatır.
gecenin bir vakti dolabın kapakları açılır.hepsi beni seç , beni seç diye size bakmaktadır.ardından yavaşça uyku bastırmaya başlar.severek aldığınız herşey size çok çirkin gelir o an.
işin en son saffasıda arkadaşınızı arayıp "yarın bana ne giyeceğimi söyleeee!" diye haykırırken kendinizi bulduğunuz andır.
bu durum hep eylül ayında olur.mesela evinizin olduğu yerde hava buz gibiyken,okul bulunduğu yer günlük güneşlik olabiliyor.sonrada hoş olmuyor işte.
işte erkek olmanın bir avantajı daha.
erkek adam eline ne geçirdiyse aynen üstüne geçirir.giyinmek reflex gibidir.
ha baktın kıyafet sıkıntılı 2 parfüm darbesiyle olayı kapat.