yaptıklarından pişman olup da af dileyememek   

adana çık aradan

  1. karşılıklı karaya oturan iki gemi mürettebatının demir atmadan önce tutuldukları “her yeri deniz mavisi görme” rahatsızlığının geçeceğini düşünerek sevinelim mi yoksa şimdiki halimize odaklanıp ona göre mi bi davranış benimseyelim şeklinde birbirlerini mahmur gözlerle süzüp bi cevap araması sanki.

    bazen şöyle bi dönüp baktığınızda boğazınıza yumru gibi çöken bi sisin içinde bulursunuz kendinizi. güneşi saniyelik kapatan ten rengi bi bulut yüzünden geçiş anını kaçırdığınızı düşünür, o flu aydınlığın içinde el çırpan nisan yağmurlarını görmeden öylece kendinizi kaptırarak dünyevi zevklerin lama tükürüklüklerinde boğulursunuz. bi yerlerde yanlış yaptığınıza bilirsiniz ama…

    ah o “ama”lar hiç bitmez ki… af dileyemezsiniz tüm kırdıklarınızdan, sevdiklerinizden, günahını aldığınız o hiç tanışmadığınız masum insanlardan. bulaştığınız oyun yüzünden nice kalbin kırıldığı, ruhun epridiği, beynin zonkladığı, daha da önemlisi her şeyden habersiz temiz kalplerin kandığını kasıklarınızda hisseder ve bu ağır vicdan azabıyla bi yere çöküp ıstavroz çıkarırsınız.

    “ne yaparsan yap ama asla ah alma” demişti bi zamanlar büyük dayım bana. o gelir bazen aklıma. susarım. tıpkı şimdi olduğu gibi. kimi zaman en doğru şey gitmek, terk etmek, bilmediğiniz bi yerde duran hamakta kıpraşan porsuk yavrularını hayal etmektir. üzgünüm. her şey için çok çok üzgünüm.
    (kayser sozer, 28.06.2007 19:09 ~ 19:22)


  2. gurur'la yaşanan aşk uğruna hayatı karşımıza almayı göze almaktır.
    gururun ya o ya ben dediğini çok fazla duymaktır.
    onu duymaktan başka birşey duyamamaktır.
    ileriye dönük yeni bir pişmanlığın serpilmeye başlayacağı andır.
    (creme brulee, 28.06.2007 19:20)
  3. bir erkek hastalığıdır genelde. hep haklı olduğunun düşünen, haklı olmadığını anladığında bile "pişmanım, affet" diyemeyen, yaptıkları sürekli yüzüne vurulmadığından unutulduğunu sanan budalaların en büyük kalp özürlerinden biridir bu.
    (charlie, 28.06.2007 23:24)
  4. kırık bir salda güneşlenmek gibidir. kırık olduğunu bilirsiniz ama kırık tarafına bakamazsınız. geçen zamanın tahtaya ne yazdığını farkedemezsiniz. farkettiğiniz de gurur çıka gelir, kapıyı bir güzel açarsınız.
    (buz gibi soguk su, 28.06.2007 23:29 ~ 23:31)
  5. (bkz: kendinden utanmak/@2501028)
    (madboy develop, 30.06.2008 05:09)
  6. o kadar büyük bir hata yaptığının farkındasındır fakat ya gururun el vermiyordur ya da yaptıklarından utanıyor "utancımdan yüzüne bile bakamıyorken nasıl konuşurum ki "diye düşünüyorsundur ve her iki durumda da özür dilemek neredeyse imkansızdır.
    (blueberry, 30.06.2008 11:53)