yapmacıklık   

adana çık aradan

  1. insanların üstlerinden akan şey bugünlerde. durmadan sıcak, samimi davranma, durmadan senden bir şekilde faydalanma çabaları. sanki arkamı döndüğümde ettikleri lafları duymuyorum ben. uzaktan uzaktan "ahhh canımm. yaaa. öyle mi?" lafları, normalde karşı karşıyayken bile selam vermeyen tiplerin birdenbire "aaa. canım. sen çeviri mi yapıyorsun? nasııııl?" demeleri. mütercim tercümanlık okuyan 4.sınıf öğrencisinin çeviri yapmasına şaşırmaları, sanki başka dünyadanmışsınız gibi davranmaları. kimselere güvenememek, hepsinden nefret etmek sonucu doğuruyor bu durum zamanla. en kötü zamanlarında, her ihtiyaçları olduğunda yanlarında olan siz, birden başka bir şeye dönüşüyorsunuz gözlerinde konu iş olunca. hepsinin kalbini çıkarıp eline vermek istiyorum. hepsine "herkesin yolu ayrı. isteseniz de benim gibi olamazsınız. herkes birbirinden farklı çünkü." demek istiyorum. "siz yatarken ben çalışıyordum, kusura bakmayın. bunların hepsini hak ettim." demek istiyorum. konu iş olduğunda bitmek tükenmek bilmeyen sorular sormalarından, daima açık aramalarından nefret ediyorum.

    yüzlerindeki o sahte gülümseyişleri, o eğreti maskeleriyle yanıma gelmeleri midemi bulandırıyor. hiç tanımadığım, hiç ilgim olmayan insanları yeğliyorum konuşmak için. daha bir samimiler sanki, daha bir candan ve çıkarsızlar.

    evet, doğru. faydacılık diye bir şey var biliyorum ben de. ama her şeyin de bokunu çıkarmamalı insan,"ben ne yapıyorum?" demeli bazen. öyle saçmalarken, alıp yerle bir edebileceğini unutmamalı karşısındakinin. imalı bakışların, lafların anlaşıldığını bilmeli.

    kendime diyorum ki "sen de yap aynısını." ama olmuyor. hayatımda beni bu kadar sıkan insanları, yerin dibine sokmak istemiyorum. uğraşmak istememek, yoğun bir yorgunluk hali... buna değmeyeceklerini biliyorum çünkü, kendilerine ait kapağı kapalı kavanoz dünyalarında bırakıyorum onları, bırakıyorum mutlu olsunlar.


    mutlu olunca, uzak dururlar belki benden. keşke... umarım.... lütfen...
    (maia, 06.12.2007 19:50 ~ 19:51)