belki ilginizi çeker
  1. · ömer üründül
  2. · red label
  3. · dişi köpeğin memeleriyle oynamak
  4. · obama ya benzemesi için karartılan flash spikeri
  5. · erkek olsam herkesi sikerdim
  6. · jennifer lopez in amından çıkan yarağı yalarım
  7. · babaların delirttiği anlar
  8. · kolbastı oynayan eniştemi ölümle tehdit ettim
  9. · mastürbasyon yaparken sevgiliye yakalanmak
  10. · teröristlerin anneleri
  11. · madde 97: bir ünlü şahsiyeti seninle mcdonald's a gitmeye ikna et (reklam)
gündem
  1. · 2012
  2. · erkekte ses tonu
  3. · ateist yazarların itü sözlük ten defolup gitmeleri
  4. · itü sözlük yazarlarından özlü sözler
  5. · insanın hayatına sıçan şeyler
  6. · itü sözlük e bir daha gelinse alınacak nickler
  7. · gece yarısını geçtiği halde sözlükte dolaşan kız
  8. · show databases
  9. · yalnızlığın anlaşıldığı anlar

yapma demiyorum hobi olarak yine yap  

 sayfa  / 2
  1. en klişe ebeveyn laflarından biri olarak bilinendir. ailenin kesinlikle ilgilenilmesini istemediği bir durumda sanki istiyormuş gibi yapıp taktik uygulamasından başka bir şey değildir. zaten bu öğüdü duyan hiç bir insan bu tuzağa düşmez genellikle..
    (prozac, 08.02.2009 23:44)
  2. herhangi bir sanat dalına ilgi duyan kişiye çevresi tarafından verilen saçma öğüttür.
    (billy, 08.02.2009 23:50)
  3. ömer üründül'ün aile servetini elinin tersiyle itip spor yazarlığına gönül vermesi sonrası babasının beyanatı.aslında mantıklı olarak asgari müşterekte karar kılmış ömer abi, bir taraftan türkiye burger king'i vs vs şirketi yönet,sonra para almadan çık televizyona maçları yorumla.şahsen benim hayalimin mesleği.
    (defanstaki son adam, 27.05.2009 09:14)
  4. shilem -bu ilişki yürümüyo
    red label-kaçıncı dinleyişim
    shilem -ya olm bitiremiyorum napim
    red label -yapma demiyorum hobi olarak yine yap
    shilem -...?!
    (shilem, 27.05.2009 09:19)
  5. konservatuara gitmek istediğimi söylediğimde babamın nasihatiydi.

    tiyatronun hobi olarak yapılamayacağını, kalamayacağını bildiğim halde bir ihtimal kabul ettiririm umuduyla biraz sızlanmış, sonunda onun dediğine gelmiştim. muhasebeci olacaktım ben. hesap kitap bilen biri asla işsiz, aşsız kalmazdı. her şartta kazanırdı. öyle dediydi babam. parayı bulunca da istediğimi yapabilecektim nasılsa.

    şimdi ;

    işten dönerken her gün geçtiğim bir tünel var, yarım metre aralıklarla sağlı sollu yerleştirilmiş spot lambalarla aydınlatılan. kapatıyorum gözlerimi oradan geçerken. sahnede oluyorum otuz saniyeliğine her gün ve spotlar benim için yanıyor.

    bazen de ayna karşısında mimikler yapıyorum kendi kendime...
    (lillkill, 27.05.2009 09:44)
  6. ebeveyn tarafından sarf edilen söz.

    yhyh: tiyatro eğitimi almak istiyorum
    anne: hayır, izin vermiyorum. alamazsın.
    yhyh: ama ben tiyatro sanatçısı olmak istiyorum. başka bi iş yapmak istemiyorum.
    anne: tiyatrocular az para kazanıyor. sonra açlıktan ölmek mi istiyorsun.hem sonra gidip sinema oyuncu falan olursun. sonra magazin maymunu yaparlar bunlar seni. hayır hayır. izin vermiyorum.
    yhyh: ayy.. anne ya sinema oyuncusu olmak istiyorum demedim sadece tiyatro ya tiyatro..
    anne: hobi olarak yapıyorsan yap ama ileride oyunculuğu meslek olarak seçersen hakkımı helal etmem sana haberin olsun.
    yhyh: off anne yaa off..
    anne: ben sana hiç yapma demiyorum hobi olarak yine yap

    yhyh= ya herşeyim ya hiçim
    (ya herşeyim ya hiçim, 27.05.2009 09:46)
  7. annem tarafından üretilmiş cümledir bana kalırsa. biliyorum nesilden nesile aktarıldığını tabi. ama hayatımın bir döneminde annem büyük bir aidiyet duygusu ile bu cümlenin yılmaz savunucularından olmuştur. hadise de şu şekilde vuku bulmaktadır;

    küçük esie evde, sokakta, okulda ve hatta asansörde sınır tanımadan top çevirirdi. ki taktir edersiniz ki, türk çocuklarından bir kısmının da için de bulunduğu üzere geleceğin futbolcusu olarak görüyordu kendisini.

    ve hatta hayal kırma masası müdürü olan ilk okul öğretmeni bile, 'gelecekte ne olacaksın?' sorusuna 'fitbolcu' diyen bu ufaklığa karşı bir şey dememiş, kendi haline bırakmıştır.

    lakin hayal kırma, ve bunu parçalara ayırma görevini eş zamanlı olarak yürüten anne devreye girer. okumaktan bahseder, sınavlardan bahseder. okuduktan sonra da adam olacağımdan bahseder. fitbolda geleceğin olmadığını belirtir ki, yaklaşık 13-14 sene önce vuku bulan bu monologlar sonucunda kendisinin ne kadar ileri görüşlü olamadığını gözlemekteyim.

    lakin ısrarlı direnişime son çare olarak, iş bu cümleyi biraz daha farklı kullanışmış, hayatımın ilk dumurlarımdan birine vesile olur. net hatırlamamakla beraber, 'çalıştığın kurumun spor aktivitelerinde yer alırsın. bak yapma demiyorum hobi olarak yine yap' gibi bir cümle savruldu ağzından.

    evet daha sonra zaman durdu. kendimi de sorgulamaya başladım, zaman da kırıldı. bir daha eskisi gibi olmadı hiçbirşey. böyle bir alternatifi sunan ilk insanı gerçekten öpmek istiyorum. lan böyle bir alternatif sunulur mu? ben sana diyorum * alisamiyen sen bana diyorsun halı saha.

    anne ben bıraktım ya top peşinden koşmayı, göt göbek bağladık. şimdi de şikayet ediyorsun sağlıksız yaşıyorsun diye. bak pişman olucaksın demiştim, daha bunlar bir şey değil eheh.
    (eski sevgili itlaf ekibi, 27.05.2009 09:47)
  8. ''ben neden siyaset bilimi zart zurt gibi uzun isimli bi bölümde okuyorum sanıyorsun'' sorusunun cevabı.

    ah anne ahh. dediydim sana bırakın konservatuar deniyim diye. ama haklı olarak cevapları buydu işte.

    ''aç kalırsın a evladım, harcanırsın''

    gördünüz di mi yukarıdaki cümleyi. ne kritik amma ne kritik. hiçbir teorik bilgisi, hiçbir siyasi temeli, hiçbir sanat temeli olmamasına rağmen ne de güzel bi laf etmiş annem. tekrar etmeyeyim işte bu kısımda yukarıdan bi daha bi okuyun. şimdi gelelim biz hangi çıkarımı yaparız burdan. bu annemin kendisinin çook sıradan sandığı ama aslında hiçte olmayan sözü için. hangi çıkarımı?

    sanatın türkiyede para etmediğini mi,
    genel bi kesim tarafından(ağırlıklı olarak ebeveynler işte) boş şey olarak görülmesini mi,
    bunu okumanın sene kaybı olarak değerlendirildiğini mi,
    ya da dolaylı olarak;

    sanatçının bu memlekette değer görmediğini mi, en azından hakettiği değeri,
    ne kadar sanatsevmez bi toplum olduğumuzu mu,
    modernleşmenin kritiği sanatı, modernleştik palavraları atarken aslında ne kadar da salladığımızı mı,

    ne bilim işte daha bunun gibi neleri çıkarım olarak kabul ederiz biz. sadece annemin ''ben tiyatro okumak istiyorum'' lafıma verdiği bu cevaptan neyi çıkarırız...

    bence en sağlam neyi çıkarırız biliyor musunuz?

    hala çok geriden baktığımızı, hala cahil kaldığımızı

    sadece ve sadece annemin bu lafından...



    telafi notu gibi; lafım sana değil he anne. aksine sen ne iyi ettin de bana o lafı dedin diyorum sen darılma bana sakın. lafım bellidir anla işte. senin böyle düşünmene fırsat veren, hatta zaten böyle düşünmeni isteyen(buradan devam etcem unutmayın)... tarih kitaplarında göğsü görünen kadın resmini çıkaran, antalyada çıplak diye heykel kaldıran kafalardır bunu isteyen... zihniyetedir lafım. sen alınmayasan...

    edit: evet haklısınız daha farklı bi başlığın altına yazılabilirdi bu yazı. ne bilim bura geldi içimden. iyi de oldu he di mi?...
    (bilebilebiikikere, 27.05.2009 10:17 ~ 10:19)
  9. türkiye'nin geri kalma sebeplerinden biri. sanata ve spora bu sözle vurulan sekte yüzünden bugün bu haldeyiz.
    (cuore sportivo, 27.05.2009 10:17)
  10. arkeoloji, güzel sanatların herhangi bir dalı yahut gezgin olmak gibi hedefleri olan kişileri, güvenli modla kafayı bozmuş olan ebeveynlerin hedef aldığı söz. hani onlarda haklı tabi, yarın bigün hangi anne baba ister ki evladı, banklarda yatsın, geçim sıkıntısı çeksin. ama şu da bi gerçekki, yani şöyle ki... aslında şunu demek istiyorum ki... yapmayın bunu ya. vallahi billahi yapmayın, biraz cesaretlendirip istedikleri şeyleri yapmasına olanak verirseniz eminim kimse yolda sokakta kalmaz.

    o dediiniz windowsta oluyo. bilgisayar kendini arada güvenli modda açın kapayın beni diyo ama işlemiyo işte gerçek hayatta o. biraz özgürlük alanı verilsin insanlara. yoksa ortaya şöyle şeyler çıkıyo:

    go to work, send your child to school, act normal, follow fashion, walk on the goverment, watch t.v., save money for your old age, obey the law, repeat after me : i' m free.
    (cant a thing with ashes, 27.05.2009 10:31)
  11. amerika'nın, iran ve kuzey kore'nin nükleer çalışmalarıyla ilgili onlara tavsiyesidir.
    (jaguar, 27.05.2009 10:32)
  12. 12 yaşıydaysanız ve dansöz olmaya karar verdiyseniz işiteceğiniz sözdür.
    evdeki tüm eşarplar- özellikle rengarenk olanlar seçilir- kısa şortun bel lastiğine sıkıştırılarak ayak bileklerine kadar sarkıtılır.annenin sütyenlerinden biri takılır içine pamuk sıkıştırılır.yine annenin eskilerden kalma allı pullu simli parlak topuklu ayakkabıları giyilir.muhtemelen yılbaşı gecesidir ve televizyona çıkan dansözlere özenmişsinizdir.kıpkırmızı bir ruj ve ruju allık olarak kullanma gibi parlak bir zekaya sahip olmanın verdiği memnuniyetle makyajınızı tamamlarsınız.küçük tabureyi alıp karanlık odada üzerine çıkıp anne ve babanın eve dönmesini beklersiniz.ve odaya girdiklerinde, ki muhtemelen çocuklarının uyudukları düşüncesiyle,sarmaş dolaşlardır .sizi gördüklerinde üzerlerinden kamyon geçmiş gibi hissederler,aslında sizi "o halde" gördüklerinde kamyon tır etkisi yapabilir. eldeki kumandayla müzik kanalı açılır.sürpriz!
    -napıyorsun kızım?
    -anne ben dansöz olcam
    baba ufak bir baygınlığın ardından kendine geldiğinde, anne ve babanın gülme krizlerine dayanamayan siz salya sümük ağlamaya başlarsınız ve 12 yaşının bilgeyliğiyle ciddi olduğunuzu söylersiniz.anneden duyduğunuz son söz de şu olur.
    -ben sana yapma demiyorum hobi olarak yine yap...
    (uzaydayetisencarlistonbiber, 27.05.2009 10:54)
  13. profesyonel devrimcilik, itfaiyecilik, cumhurbaşkanlığı gibi işlerde anlamsızlaşan cümle. zaten cümlenin kendisi de anlamsız.
    (avluda oturan sizofren, 27.05.2009 10:56)
  14. tiyatro, müzik vs. herhangi bir sanat dalına gönül vermişseniz ve bu yolda ilerlemek istiyorsanız hemen herkesin duyacağı sözdür.
    aileniz ne kadar kararlıysa sizin de o kadar kararlı olmanız gerekir. ilerde kendini mutsuz, istemediğin bi işi yaparken bulmaktansa ailenle savaşmak daha mantıklıdır. ne yapabilirler. evlatlıktan mı reddedicekler. aşırı dar görüşlü bir aileyse mümkün tabi ama kimse kolay kolay evladından vazgeçemez. eğer siz gerçekten ne istediğinizi biliyorsanız aileniz size inanıcaktır.

    onları inandırmak o kadar kolay olmuyor elbet. şahsen 5 sene bunun için uğraştım ama sonunda onları tiyatronun hobi olarak yapılamayacağına, benimse başka şekilde mutlu bir hayat süremeyeceğime ikna ettim.

    her ne kadar ikna olmuş gibi davransalar da hiç bi zaman da vazgeçmezler bunu da unutmamalı.
    (bir martıyım ben, 27.05.2009 11:11)
  15. birde hobi olarak yapılan işi zaman ve maddi kayıp olarak gören ebeveynler var. bunların tepkileri daha vahim.

    (bkz: yapıyorsan adam gibi yap)
    (ne uzunu ne kalını makbulu içinde kalanı, 27.05.2009 11:37)
  16. baba: olum bırak şu gitarı lan ders çalışsana olum
    apnd: bir tanrım vaaarr bir gitarııımmm
    baba: akşamları çalma bari kafa şişiriyosun
    apnd: akdeniiiiz akşamlarııııı bir başkaaaa, bana bu şarkıyı da söylettinya dady..
    baba: küçüktün evlat, ufacıktın. ağlıyordun amansız, kafa şişiriyodun bu günkü gibi.. elime aldım seni, elim kadardın zaten. sokarım bebeğine diyip atıyodum seni camdan..annen yetişti, aldı elimde.. hayattaki en büyük başarısızlığım bu oldu. yapamadım görevi tamamlayamadım..
    apnd: küçücüktüm, ufacıktım bir dilenci kraldım çok büyüdüm
    baba: üfff. allahım yok mu çaresi.. ne denir böyle durumlarda. biliyorum ediyosun ki isyan edeyim. ama hayır etmeyeceğim.
    apnd: yok mu çaresi dostlar, ne dendiğine de gelince fesupanallah...
    baba: lan oğlum tamam yapma demiyorum hobi olarak yine yap
    apnd: hadi baba gene yap gene yap baba gene yap hani bana yalan söylerdin ya baba.. baba.. babaaa yap baba gene yap..
    baba: bahçelerde mor meni, verem ettin sen beni. onu da biliyon mu çalsana lan. bahtımı-tahtımı sikiim benim. ben kimim lan, ne ayağım, harbi lan sen ne ayaksın, hadi seni geçtim ben ne ayağım??
    apnd: ctrl-alt-deli işlemi sonlandır-daddy.exe

    edit1: yaşanmış bir olaydır.
    edit2:tamamen olmasa da kısmen yaşanmış bir olaydır.
    edit3: küçücüktüm,ufacıktımdan sonra susmasaydım yaşanacaktı.
    edit4: yaşanmasını istedim, ama babam karşılık vermedi, göt gibi kaldım
    edit5: az daha yaşnıyodu
    edit6: yaşansaydı iyi olurdu
    e-rmiş-dit: senaryoydu,sıktım.pişmanım.
    (apndxxxfreephotos, 27.05.2009 11:39 ~ 06.06.2009 12:01)
  17. üniversite'de tercihlerini sinema tv'den yana kullananların da bir dönem muhakkak duyduğu cümlecik. ibrahim tatlıses; ebeveynlerin en baba kozudur hatta bu durumlarda. ''evladım sen yine adam gibi bir bölüm seç, biz sana hiç yapma demiyoruz ki hobi olarak yap diyoruz.'' cümlesinin yankıları kalır kulaklarda. evet cümlede en sinir bozan kısım ''adam gibi bölüm'' oluyor sahiden de.

    sanatın her alanı için geçerliymiş meğer bu. farketmiyor edebiyat, müzik, resim, heykel, tiyatro, dans, sinema. kişisel bakış açılarının ürünü de değil üstelik bu ön yargı. bizzat memleket ön yargısı. sanatçı olma heveslisine ilk söylenen ''aç kalırsın'', ''az para alırsın'' lar oluyor. hayır sanki başka bir iş yapsa mezun olduktan hemen sonra para babası olunacak. sanat eksilerle dolu hep, artısı yok. vay be!

    bu cümleciğe, ve başında sürekli dırdır eden koca bir memlekete rağmen hala ''yok ulan yapacağım'' diyen yiğitler de var ama. başardıklarında, zamanında konuşan dudakları ezen yiğitler. özgür olabilmiş yiğitler var. farkındalıklarının meyvalarını toplayacaklar zamanla. eziyet çekme anlarının sonunda bile gülümseyecekler. çünkü onlar adına seçim yapmak isteyen herkesi susturmayı bildiler vaktiyle. ne ki eziyetler onlar için. gülsünler hep, var olsunlar. gülsünler ve var olsunlar ki önlerine barikat kuran koca bir millet onların hayalgücüyle tutunsun yine de hayata.
    (velvetrevolution, 27.05.2009 12:01)
  18. gençlikte bu lafı duyduğu zaman tüyleri diken diken olan insanların bile kültür mirasımız "sayesinde" gün gelip söylemek zorunda kalacağı laf. hep bahsederler "gavurlar 18 yaşını geçti mi ya çocuktan kira almaya başlıyormuş ya kapının önüne koyuyormuş" diye. bu kadar abartı olmasa da aile (daha doğrusu sülale) gibi kavramların bağlayıcılığı, insanlar üzerinde yarattığı baskı ve sorumluluğun bizden çok daha az olduğu muhakkak. şimdi bir derek (umut sarıkaya'ya selam olsun) kayınçosunun ne iş yaptığını falan pek de düşünmek zorunda değildir, kendi hayatına bakar, en fazla karısı biraz mutsuz olur, o da çok kafasına takmaz. ama mesela şu anda lisede okuyan kayınçom tutup da tiyatrocu olmaya karar verirse karşısında bu lafı bulur arkadaş. bu çocuk aç kalırsa onu haftada 80-90 saat çalışıp azıcık bir mangız kazanan diskonnektus erektus'un hanesinden çıkan para doyuracaktır, icabında evsiz kalsa yeni yatak odası, benim ex-salonum olacaktır.
    ben mal mıyım hanımla birlikte hayatımı yaşayacağım yaşlarımı parasız tiyatrocu müzisyen besleyerek geçireyim? bunu düşündüğüm anda bu lafı vaktiyle bana söylemiş (ve beni çileden çıkarmış) olan amcalar teyzeler yengeler enişteleri biraz anladım. varsın tiyatrocu olmasın, tiyatrocu olmak için yola çıkıp postu bana serebilecek (başkasına da serebilir ama ya bana sererse? istanbul'da ev zaten paratoner gibi topluyor) o kadar çok miktarda kuzenim yeğenim hanımın kuzenleri yeğenleri falan var ki, bu alınacak bir risk değil. mühendis olsunlar, doktor olsunlar, memur olsunlar, bankacı olsunlar, mümkünse esnaf ya da girişimci falan olmasınlar, orada da çünkü önce ticareti batırıp sonra post serme ihtimali var.
    "ben başkasının vereceğin yemeğe sereceği yatağa mı muhtacım lan it" diyenlerinizi duyuyor gibiyim sevgili okurlar. hatta bazı gençler, ergenliğin de verdiği gazla "benim kimseye ihtiyacım yok gerekirse sokakta yatarım kendi başımın çaresine bakarım anlıyor musun ha?" diye soruyor da olabilir. işte şimdi başa dönüyoruz, burası amerika değil. kayınçom sokakta yatsa karım yemekten içmekten kesilir. kuzenim dansçı olmak için yola çıkıp telekızlığa doğru ilerlerse teyzem enfarktüs geçirir. ondan sonra onların moraliyle suratıyla hastanesiyle kustanesiyle de ben uğraşırım.
    gelin deli etmeyin adamı, kimsesiz falan değilseniz veya sokakta yatmanızı siklemeyecek çok avrupai bir aileniz (ne ailesi sülaleniz) yoksa veya hayatınızı garantileyecek paranız bir köşede yoksa efendi gibi bir iş bulun.
    (diskonnektus erektus, 27.05.2009 12:03)
  19. yavaş yavaş hayatın kavramaya başlandığı yıllarda her çocuğun/gencin duyabileceği sözdür.

    meslekler hakkında fikir sahibi olmaya başladığınız, kendinizi karar verme yetisinde hissettiğiniz zaman aileye açılınması durumda insanın bir ömür kızgınlıklar, pişmanlıklar yaşayacağı durumu başlatan sözdür bu.sanatın veya sporun herhangi bir dalı ile küçük yaşlarda ilgilenmeye başlayan her çocuk ailesinden olmasa bile akraba çevresinden duymuştur bu sözü.sporun futbol dalı günümüzde biraz daha olumlu algılansa da aynı şeyi diğer dallar için veya sanat için söylemek yine de çok zordur.öyle olmasa 70 küsür milyonluk ülkeden bir tane mi fazıl say çıkardı ?

    hedefi; doktorluk, mühendislik veya avukatlık olmadı diye bir gencin hayallerini suya düşürmek kadar yanlış birşey yoktur.bir ömür isteksiz sürdürülen işin ne vatana-millete ne de kişiye bir faydası olmaz.

    yapılması gereken, karşı çıkacağı kesin olan bir aileye dahi seçmek istediğiniz mesleği sebepleriyle beraber doğru bir üslupla açıklamanız aksi takdirde huzursuzluğun peşinizi bırakmayacağına inandırmanız; gerekirse rehberlik öğretmenlerinin yardımını istemenizdir.

    (bkz: her aile çocuğunun iyi olmasını ister)
    (crocodile, 03.09.2009 12:35)
  20. (bkz: selim ışık'lar ülkesi)
    (feklavye, 03.09.2009 12:36 ~ 12:36)
  21. işsizliğin asıl sebebi olan cümledir bu bana kalırsa.

    çoğu anne babaya göre; herkes doktor, mimar, mühendis, öğretmen falan olmalı yoksa aç kalır, işsiz kalır. oyuncu, müzisyen, sporcu olamazsın para kazanamazsın bi kere onlara göre. üniversitelerin; mezun olunca iş imkanı fazla olmayan bölümlerinden mezun olursan işsiz kalırsın. fakat şimdi günümüzde durumun tam tersi hale geldiğini kavrayamadılar henüz. sokakta yanından geçtiğin 10 adamdan 7si mühendis nerdeyse, öğretmenler desen atanamıyorlar bile. yakında ailelerin o beğenmediği mesleklerin iş bulma garantisi daha yüksek olucak sanırım. o zaman çocuklarına ne diyecekler ben onu merak ediyorum. bundan sonra çocukların doktorluğu falan hobi olarak yapmaları önerilebilir aileleri tarafından.
    (chericheri, 03.09.2009 12:47 ~ 12:49)
  22. işin garanti gelir getirmesi şu dünyada en önemli şeymiş demek... ailemin üniversite tercihimi yaparken söylediği ve de çalıştığım işte, okuduğum bölümde ne kadar mutsuz olduğumu gördükleri halde hâla direttikleri konu. çünkü nedir, güzel sanatlar okuyan insan aç kalır, bir ömür boyunca nefret ettiği bir işte ama sabit bir gelirle çalışması insanı insanlığından çıkarsa da çok daha iyidir. içinizdeki özlemleriniz, yıllar geçtikte eriyip giden yaratıcı beyniniz önemli değildir. çünkü bunlar hobidir. tabii sabahın bir köründe uyanıp, akşam eve geldiğinizdeki pelte gibi haliniz, stresten şişmiş beyninizle "hobi" yapacak tâkatiniz kalırsa...

    aklınız başınıza geldiğinde "hiçbir şey için geç değildir" diyenlere küfredersiniz. çünkü artık para kazanmak zorundasınızdır ve de belli bir yaştan ve belli bir süre para kazandıktan sonra ailenize maddi bir yük yükleyerek okumak kolay verilecek bir karar değildir. o kararı sonunda verseniz de yine de onları lafı aklınızın bir köşesini tırmalar. "ya ben feda edeceğim bu dört sene sonunda gerçekten de aç kalırsam?"

    bir gün allah kısmet eder de bir çocuğum olursa, ona söyleyeceğim tek şey, seçimlerini gerçekten istediği yönde yapması olacaktır. hobilerini de insan kendi seçer, onun bunun bunu seçmesine gerek yoktur. eğer insan sevdiği istediği şeyi yaparsa, sürünse de "olsun benim seçimim" diyebilmelidir.
    (fulidiforst, 03.09.2009 12:51)
  23. yaş 13
    - baba ben davul çalmak istiyorum ya.
    - oğlum evde o gürültüyü nasıl çıkaracaksın? hem vaktin yok okul, mokul bıkbıkbık....
    - ama çok istiyorum!
    - gitar çal oğlum benim gibi, öğretirim ben sana...

    yaş 23
    - baba ben hala davul çalmak istiyorum. hem gitar aldık bir kez göstermedin yahu nasıl çalınacağını!!
    - oğlum çok istiyorsan çalarsın, ama artık iş hayatına atıldın, zor olmayacak mı? gene de yap hobi olarak. hem çok isteseydin küçükken de çalardın.
    - götüne koyayım baba.
    - ne dedin??
    - özüne kurban olayım. nokta.
    (karate schnitzel, 03.09.2009 12:52)
  24. ''gel bunu dexter'a söyle!'' demek istediğim öğüt vari tümce.
    (trasker, 03.09.2009 12:54 ~ 13:32)
  25. -baba ben orospu oldum artık bu işi yapıcam
    -kızım düzgün işler yap, tamam onu da yap ama hobi olarak yap.
    (iett, 12.10.2009 14:42)
 sayfa  / 2

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil