zor zahmet pot kırdığına ikna ettiğiniz insanın bi beş dakika sonra "aaa ben x'e pot kırmışım o zamaaan! ben y'ye olduğunu sanıyodum" demesi de ayrı bi cinnet sebebidir
yasemin bozkurt:
"yani fahri bey 86 yaşındasınız ve evlenmek istiyorsunuz ha? pes doğrusu. yani şahsen ben kadın olsam...(toparlamaya çalışır)eeö yani hiç bi şekilde bakmazdım"
-erkeklerin hiç bir yeri sarkmıyo mu?(yasemin)
-yok yasemin hanım onun şeyi taş gibi maşallah(seyirci)
polise hatalı bir sollamanın akabinde bi şekilde eline bi miktar para sıkıştırdıktan sonra arabama geri dönmeden önce "hayırlı işler" demem gaf konusunda kendimi ayrı bi yere koymama sebep olmuştur.
okulumuzun diploma törenine gelen validen gelen gafların örnek olabileceği gaflardır.
1- okulda diploma notu olarak en yüksek notlu üç öğrenci valinin yanına alınmıştır ve üç öğrencinin de kız olması üzerine vali şu sözleri sarfeder:
- tebrik ediyorum fakat benim burda söylemek istediğim bir şey var. burda erkekleri de görmek isterdim. en azından yarısı erkek yarısı kız olsa olabilirdi. (1,5 kız + 1,5 erkek = 3)
2- ilk saçmalığının hemen ardından:
- türkiye'de şuan ilkokul 1. sınıftan lise son sınıfa kadar x öğrenci öğrenim görmektedir ve bu sayı avrupanın 100-150 ülkesinin nüfusundan daha fazladır.
hoca bir önceki haftadan ödev vermiştir. verirken de "x değerine dikkat eder, kendiniz bulursunuz artık" demiştir. dersten bir önceki gece ödeve bakılır, "uğraşamam lan şimdi bunları bulmaya" denir ve ödev yapılmaz.
ertesi gün sınıfa gidilir ve görülür ki, bütün sınıf ödevi yapmıştır. hoca sorar "peki sorudaki x değerini nasıl buldunuz?!" sınıf, "örnek sorudaki değeri aldık hocam" der. "aynı değer alınır mı canım, hepiniz mi yanlış yaptınız" diye çıkışır ve doğrusunu yapan varsa artı vereceğini* söyler. kimseden ses çıkmaz, bi baltadan çıkar*: "hocam ben* biliyordum da bulmaya üşendim!!" (bi insan aklından geçen bu itirafı neden dile dökerse artık... hayır, bu bilgiçliğin sırası mı yani)
hocanın bu aptal cümleyi duyacağı tutar ve "evet, bu da farklı bir yaklaşım. arkadaşınız üşenmiş." der ve taşı baltaya vurur*.
sürekli lakabı kullanıldığından adı unutulan sıra arkadaşını ismiyle soran kişiye,"bizim sınıfta böyle biri yok" demek ve bu sırada arkadaşın yan sırada oturuyor olması
ön açıklamalar:
eniştem: bir fabrikada genel müdürlük yapmakta olan kişi.
teyzem: doğal olarak eniştemin eşi.
x teyze: eniştemin fabrikasında çalışan bir işçinin hanımı. aradaki ilişki,işçi-patron ilişkisi gibi değil,ailecek görüşülmekte.
x teyze: merhaba teyzem hanım eniştem bey nasılsınız?
eniştem+teyzem: (hepbir ağızdan) ooo buyrun x hanım buyrun buyrun.
x teyze: yok oturmayacağım,şöyle sahilde yürüyüşe çıkmıştım,sizi gördüm de bir hal hatır sorayım dedim. gelibolu'da boğazda ev yaptırmışsınız,güle güle oturun.
teyzem: ay sağol x hanım,bekleriz birgün buyrun.
x teyze: ay biz oraya anca bahçevan ya da hizmetçi olarak geliriz.
teyzem: aaa,o ne biçim laf öyle,aşkolsun x hanım.
x teyze: ee naapalım,kurtlar öldü meydan köpeklere kaldı.
ben: dumur.
eniştem: dumur.
teyzem: dumur.
x teyze: eheheh iyi günler eheh...
(bkz: akım diyecekken bokum demek)
komşunun eteği bizim çamaşır ipine takılır,eteği alır ve yukarı çıkarıp genç yaşlarda birine veririm.ne olduysa bu laanet olaydan sonra oldu..kapı çalar:
+pardon dün sizin ipe eteğim takılmıştı,acilen çıkmam lazımdı gelemedim kusura bakmayın..alabilir miyim
-hee o mu..ben onu dün yukarı çıkardım..oğlunuza verdim..
+(suratı asılmış bi şekilde hafiften bağırarak)ay çok saol,eksik olma
-recaa.
kapıyı kapayıp nankör bu insanlar diye kendimi insan hayvanı familyasından soyutlarken akşam annemin gelmesiyle bir an direkt hayvan familyasına dahil olmak istedim..
+aahahhaah,tabi bağırır manyak,oğlu değil ki o kocası
-!?!?
kafe sahibi ile muhabbetimizin olduğu bir kafedeyiz. konu nerden geliyorsa dişlerini ortası ayrık erkeklere geliyor. daha önce tanıdığım iki tane dişleri ayrık insanı göz önünde bulundurarak konuşmaya başlıyorum
chrystal: dişlerini arası ayrık erkekler çok çapkın oluyorlar. sinir insanlar. söz geçirmek zor, çok başlarına buyruklar. çekilecek dert değiller. şöyle kötüler böyle kötüler vs. ...
kafe sahibi: (muhabbeti duyar ve gülümser, adamın dişlerinin arası ayrıktır) ee başka ne gibi kötü özellikleri vardır bu erkeklerin???
c: (utançtan kıpkırmızı bir şekilde) e öyle değil böyle falan da filan da
kurtarmanın imkanı yoktur. susulur.
galatasaray üniversitesinin şenlikleri organize edilmektedir.panelde konuşmacı olarak kürşat başar şeçilir.durumu anlatmak,saat ve tarihi bildirmek üzere kürşat başar'ın yanına görüşmeye gidilir.
-merhaba küşrat bey nasılsınız?
kemkümm hebele hübelee laf toparlanmaya çalışılır,renk değişir.gülünür,sadete gelinir.
(bkz: dakka bir gol bir)
taşradan gelen bir kız ve büyük şehirde yaşayan sevgilisi, istanbulda bir alışveriş merkezinden içeri girmektedirler. kapıdan girerken güvenlik görevlisi cep telefonlarını ayrı bir yere bırakmalarını ister. çocuk bırakır ancak sıra kıza gelince " ben size bırakamam, birazdan ablam beni arar." der.