23 temmuz 1970, brest'de (fransa'da bir kıyı kasabası) doğmuş,o zamanların kültür şehri olan rennes'de büyümüş, 6 - 14 yaşları arasında piyano ve keman dersleri almış, yetenekli bir müzisyendir..
aslında amelie'ye yaptığı muziklerle daha çok adından bahsetmiş bir sanatçıdır..
good bye lenin, meleklerin düş yaşamı, amelie gibi filmlerin soundtracklerini yapmış olan enstrumantal müzikle uğraşan,başarılı fransız müzisyen..
meraklısı için: www.yanntiersen.com
çok uğraşmama rağmen eserlerinin çoğunu anlık çalamadığım kişidir, yüceltir bu özellik onu.
şöyle ki, sanırım eserin bir bölümünü kaydetip üstüne diğer bir bölümünü çalmaktadır. dinlediğimizde hemen o anda iki notaya yan yana basmış gibi gelse de çalınamıyor, çalamıyorum. ama ayakta alkışlıyorum!
eline akordeon alınca paris'ten, piyanosu başına oturduğunda viyana'dan, gitar alınca en sert rock ortamlarından* fırlamış görüntüsü verebilecek kadar akışkan, ses çıkarabilen her şeyle mucizeler yaratabilen biri. kanımca, modern zamanın mozart'larından biri.
bu yıl 2 ağustos'ta ülkemize gelecek olan şahane şahıs.. bilet fiyatları 40,60,80.. ben ciddiyetle ve hayretle bekliyorum.. konserin sonunda bir amelie film gösterimi olacak.. çok keyifli çok..
isveçli golcü idi bu esasen. sonradan müziğe sardı. kesin konuşuyorum, bu isme sahip bir insanın hayatının en az bir yılını isveçli golcü olarak geçirmeme şansı yok. alnına yazılmış. sırasını savmıştır bu, şimdi hayatını yaşıyor özgürce.
kullandıkları enstrümanlar birbirlerinden hayli farklı olmasına karşın bana gustavo santaolalla'yı çağrıştıran müzisyen. ayriyeten muhteşem müzik yapar.
fransız müzisyen..hayran olunacak iki filmin "amelie" ve "good bye lenin" müziklerini yapmıştır.. 2 ağustos 2006’daki parkorman konserinde görme fırsatımız olddu kendisini..bir multi-enstrümantalist..(bkz: http://tr.wikipedia.org/...)
mutluysanız sizi daha da mutlandıran, mutsuzsanız ise daha melankolikleşmenize neden olan, her iki zıt duyguyu da aynı bestede yaşatabilen, bunu nasıl becerdiği muamma olan, yaşayan en büyük müzisyenlerden biri.
tüyleri "tiken tiken" ettirgeç. şarkılarından fransız olduğu 1000 metreden rahatça anlaşılabilen ciğeri pareli insan. hakikaten nasıl bir insandır bu, nasıl bir müziktir bu yaptığı allah aşkına? bu kadar mı temiz, zarif ve insana dair olur bir müzik. bu fransızların kanında gerçekten bir şeyler olmalı. bu tesadüf olamaz. tek sesle, sade bir melodiyle başlar çoğu kez şarkıları, gittikçe zenginleşir ve çok sesli bir hale bürünür. enstrümanlar, sesler gittikçe çoğalır da çoğalır, çok sesli müziğin "gıralıdır" tiersen. fakat bu çok seslilikte hiç bir şekilde en ufak bir rahatsız edicilik, bir karmaşa yoktur. hepsi birbirine hizmet eder. işte bu da onun dehasının göstergelerindendir. bunun formülü var mıdır? bence yoktur. formülü yann tiersen'dir. şarkıda her yeni giren ses emin olun laf olsun diye girmez, her biri şarkıya katkısı olan, çoğu kez de sizi sizden alan seslerdir. hele o yaylıları öyle vurucudur ki! çaldığı her nota adeta insanın içine, yüreğine işler. enstrümanları da gerektiği kadarıyla çalar. hiç bir gösteriş kaygısı yoktur onda. o, sade melodilerle anlatır o karmakarışık duyguları. nitekim o bir duygu seli insanıdır. hani onun için diyorlar ya "çağımızın mozart'ı" filan diye, hiç mi hiç abartı bir laf değildir bu. gerçekten bu adam yaşayan efsanedir.
'amelie' filminin soundtrack albümüyle patlama yapmış fransız müzisyen.hele bu bahsi geçen albümde bir 'la noyee' vardır ki, dinlemememiş olanlar çok ama çok şey kaçırır...
gecenin bir yarısında huzurlu bir ruh halinin korunması konusunda pek bir başarısı vardır eserlerinin.
okula başlamadan önce de dengemi dinginliğimi buluyordum
şimdi bitirme projesi eşliğinde de nefes alış ritmimi düzenliyorum.
hayatın notaları olsa gerek bunlar.