yapılacak en büyük dalgınlıktır belki. asla hiç bir yere çıkmayan bir yola girmiş olursunuz, karşınıza geri dönebilmek için bir sürü yol çıktığı halde dönmeden dümdüz gidersiniz. sonunda dünyanın sonunu bulmaya benzer gördükleriniz, tekrar başa mı döndüm dersiniz ama hala ileri giden bir yol vardır-ki bu umuttur. ve bu durumda umut güvenilecek son şeydir ama siz güvenirsiniz. karşınıza bir sürü insan çıkar geri dön diyen, bunlar iyidir. ama siz iyi olmak istemezsiniz, sadece onda olmak... o ise bir kuyunun dibindedir sanki. sizde düşünmeden atlarsınız oraya. ya ona ulaşırsınız, ya da yere çarparsınız. sonuçta bir acıyla uyanırsınız o kuyunun dibinde. yukarı bakarsınız çıkış yok, etrafınız zaten hiç olmamış. beklersiniz sadece. ama beklediğiniz sizi ordan çıkarak bir ip değildir. sadece odur beklenilen. o kuyudan çıkmanın hiç önemi olmaz ki zaten, onun olmadığı heryer bir kuyudur size...
- (on kaplan gücünde gelll!!!) biz garip suçlar masasından geliyoruz.yanlış kişiye aşık olmuşsunuz.bizimle merkeze kadar geleceksiniz.
-ama,fakat,lakin???
"seni metroda gordum dun,belki de sadece bi hayaldi,sana ait.ne kadar zavalli gozuktu simdi.hatta o kadar zavalli ki,sarki bile yazilabilinir hakkinda.hani dun gece uykumda seni sayikladim gibi cumlelerle baslayan histerik,anlamsiz komik ama yinede en abuk sabuk zamanlarda kalbini biri kirmisken seni aglatabilen sarkilar gibi.bunu gormek daha da zorlastirdi herseyi,hani hic bir anlami olmayan belki de sadece anlam veremedigin seyleri.bir gun bir resmi tamamlayabilecegini umit ettigin seyleri.gereksiz belki,varsayimlar kadar hem de.ama dusunmek kadar yetersiz olmaz,olamaz.erken mi?ne zaman tam anini yakalayabildik ki?ne zaman her bir parcayi yerli yerine koyup karsisina gecip huzur bulabildik ki?bir yol cizmistim,karaladim belki milyonlarca kez,simdi farkettim kagidim erimis.ısin kotu tarafi yeni kagida gecmeyi unutmusum.pes etmeme belki de bir nefes kalmis,simirna ipi ile tutturmuslar beni bir yerlerden elimde makasim,aklimda hic olmamasi gereken seyler,ben raylara bakiyorum arkamda sen oturuyorsun,ayni hayalindeki dunku gibi,gozlerim sendeyken bulamiyorum ipleri,metro geciyor sen gidiyorsun digerinin sesini duymaya basladigimda yine iniyorsun merdivenlerden montunu duzeltip oturuyorsun kosene avuclarinda yanaklarin,yine kafamdasin yine geciyor metro,yine bagliyim.kurtulup raylara atlayabilenler ise sadece gozyaslarim.
biliyorum yanlış kişisin,yanlış yerdesin,kalbimde,olmak istemediğin ama asla bırakmayacağım yerde..."
ona kendi kendine anlamlar yüklenilmesiyle görmek istenilen kişi gibi görmek ve bir süre sonra aklın başa gelmesiyle ya da aşık olunan kişinin beklenenden farklı davranışlarda bulunmasıyla ortaya çıkan "aradığım kişi bu değilmiş, yanlış kişiymiş" tesbiti.
(bkz: sen sandığım aslında kendi yüreğimdi)
davulun sesi uzaktan hoş gelir hesabı, kişiliğini bilmeden sadece dış görünüşüne göre değerlendilirip aşık olunan kişiyle bir iki muhabbet edince bi boka benzemediğinine kanaat getirmektir.
sevgilisinden ayrılmış her insanın kendini avutmak için söylediği söz. benim anlamadığım erkek veya kadın yanlış kişiyse niye aşık oluyorsun? yanlış kişi olduğunu birlikte olup ayrıldıktan sonra niye anlarsın? niye aşık olmadan önce kişiyi iyice tanımazsın?
aşık olunan yanlış kişiler doğru kişiyi bulmak için yürünen yolda kilometre taşlarıdır. tabii bir de insanın kendisinin yanlış kişi olması durumu da vardır ki o zaman sağlam km taşı sahibi yapar insanı.
elimde değildi sana aşık olmak sevgilim.
ama elimde olsaydı yine seni severdim,
çünkü seni seviyorum, seni.
mutlaka sen olacaksın doğru da olsa, yanlış da olsa
sevdiğim.
dünyada daha çok sevebileceğin bir sürü insan varken, tesadüfler - ki hayatın atomlarıdır kendileri - sayesinde tanıdığın bir insana aşık olmaktır yanlış kişiye aşık olmak.