herkesin başına en az bir kere gelen durum.birden fazla olması sağlığa zararlıdır.
uzun süren bir ilişkinin ardından çıkarılan özet buysa
intihara bile sürükleyebilecek hadise.tabi bu kişinin bünyesinin ne kadar ağır şeyleri kaldırabileceğine de bağlı.kimisi de "başkasını bulurum nolcakki" mantığındadır.çabuk atlatır böyleleri.bir de "bir daha asla kimseyi onun kadar sevemem" diyenler vardır ki işte onların işi yaştır.
(amorph, 03.09.2004 05:31 ~ 05.09.2004 12:29)
3 yanlışın bir doğruyu götürebileceği durum
kendini kalbinin ruh ve sinir hastalıkları bölümüne kapatmana neden olan durum
tek yanlışın bütün doğruları götürebileceği durum...
(misuf, 23.10.2006 00:04)
oğul: bütün sülale akraba evliliği yapmış bana niye izin vermiyorsunuz?
anne: çünkü dersimizi aldık. yıllarca sakat ya da hastalıklı çocuklarımız oldu. sen şanslıydın. ay samet sen de bir şeyler söylesene.
baba: oğlum manyak mısın napıcan dayınla evlenip?
deli gibi sevmek kavramının vuku bulması için gerekli koşul, yanlış insanda ısrar etmek olduğuna göre bu yaklaşımdan deli gibi sevilenlerin hep yanlış adreslerde oturduğu sonucuna varabilirz. doğru söyleyen dokuz köyden kovulduğuna göre doğru insanı da kimse kolay kolay sevmez zaten.
sevdiğiniz hoşlandığınız kişinin sizi reddetmesi ya da sevgilinizin sizi terketmesi durumunda dakika başı sarf edilen replik.. "ühüü üühhhü yanlış insanı sevmişim ben.. ay ne salağım ne safımm..." yok hayır kendimizi kandırmayalım, doğru insan nedir ki zaten ya da yanlış insan? belki sizin için doğru insandı da bunu göremeyecek kadar kördü ya da yer-zaman-ruh halleriniz uygun değildi? yine de "deli gibi sevmek" ruha zarar, işkence birşey olduğuna göre bundan kurtulmak için kişinin yanlış olduğuna inanmak işimizi kolaylaştırıyor galiba.. neden olmasın?
sevilen kişi tarafından reddelince "yanlış insanı sevmişiz be napalım?" diyerek söylenen içinde birazda kendi kendini avutma ve teselli etme isteği olan durum.bu doğruda olabilir ama belki de sizin sevdiğiniz insan yanlış insan olmamasına rağmen size göre yanlış kişiyi seviyordur.zaten bu durumda sizden başka herkes yanlış kişidir...bilmem anlatabildim mi?bence evet anlatabildim ve mutluyum....
size ne kadar kötü davrandıysa da, sizi ne kadar kullandıysa da, size ne kadar çok yalan söylediyse de
o insanın yaptığı eylemlerin sizin yararınıza olduğuna ve aslında size değer verdiğine bir şekilde kendinizi sürekli inandırabilmeyi başarmayı sağlayan duygu... yapılabilecek en iyi şeyse hemen ondan uzaklaşmak ve unutmaya çalışmak...
(sphinks, 20.01.2007 17:19 ~ 17.06.2007 01:06)
atlatması uzun ve zor olan bir durum..yeniden sevmekten korkar insan.kendini kaybolmuş hisseder..yok olmuş gibi..eskisi gibi değildir,ne kendisi ne de başkaları..
ulaşılmaz ve yanlış olduğu için sevmektir.
(bkz:
imkansız aşkların çok büyük olması)
zaten kişi
yanlış insansa deli gibi sevilmez deli gibi
aşık olunur.
sonra
aşk geçer doğru insan gelir.
doğru insan mantıklı sevilir, sevgiyle sevilir
liseli aşık olaylarına gerek duyulmaz seviyelidir, mantıklıdır,
gerçektir.
şu sıralar yaşadığım,yanlış insan olmasına rağmen hala onu düşünüyor olmayı kendime itiraf etmekten bile çekinmeme sebep olan durum.keşke diyorum..keşke hiç girmeseydin hayatıma,keşke hiç tanımamış olsaydım seni,keşke hiç sevmeseydim delicesine..aşık olmaktan soğutur insanı,yanlış insanı delicesine sevmek..her yeni insanı "ya.." girişli cümlelerle karşılarsın.."ya bu da yanlışsa..".fakat yanlış olup olmadığını anlamaya vakit yoktur.çünkü doğru da olsa yanlış da olsa,hayatına giren insanlarda yine onu ararsın ve o insanlar onun yerini tutmuyorlardır,belki de doğru olduklarındandır kim bilebilir ki..
her kişinin düştüğü zor durumdur. ama kişiden kişiyegöre yanlış kişi değişiyor. bana göre yanlış kişi yakınn arkadaştır, ateist birine göre dindar biridir, bir başkası için evli biridir diye açılabilir bu yanlış kişi. yanlış kişiyi bile doğru seçmek gerekir sevmek için.
ilk önceleri keşkeler vardır durumu anlatmak için. keşke evli olmasaydı... keşke aramızda engeller olmasaydı... keşkeler ardı ardına dizilir.
sonra ise adı geçtiğinde sadece yürek sızlar, dilin iki çift kelime etmeye mecali kalmamıştır, kalp ise yorulmuştur o sevgiyi daha fazla taşımaktan.
yazarın notu: bende 3 yıldır yanlış kişiyi sevdiğimi düşünüyordum 1 hafta öncesine kadar, meğersem yanlış kişide beni seviyormuş.
balık burcu dişininin klasik davranışıdır
yanlış insan olmak burada daha da garip duygular yaşatır insana
nerden biliyorum dimi
doğru insanı insan gibi sevmeyi öğretir adama
deli gibi sevmek yüzünden o insanın yanlış oluşunu görmezden gelmektir, seven kişiye göre o yanlış insan değildir ki zaten. bu da demek oluyor ki, neymiş, gözleri kör edici etkileri varmış bu durumun, o halde;
(bkz:
koşarak uzaklaşmak)
uykusuz gecelerin, ara vermeden sigara tüttürmenin, tekeli zengin edip yaşayan ölüye dönüşmenin kestirme yoludur yanlış insanı deli gibi sevmek.
allah allah bu bana nedense karantinalı despinaya deli gibi aşık olan muammer beyi hatırlattı. karantinalı despina miralay zafiru'la ispilandit palas'ta çelik çomak oynar iken o havuzda samanyolunun hisarbuselik şarkısını dinler, demlendikce yanlızlığı aydınlanır idi.
her neyse, erkek ya da kadın fark etmez hemen hemen her insan bir kez bu çamura düser. olmayacak rüyalar için kendini mahv-ı perişan eder. fakat öyle böyle geçer bu devirde. dünyada hiç bir şey bir ömür boyu sürmez. bitmek mecburiyeti vardır.
gariptir sevilenler hep mutlu sevenler ise bedbahttır. sevilenler hayatını idame eder, hayatı tam gaz yaşar sevenler ise bir gölge gibi yaşarlar. wendy balsam'ı takıntı haline getiren billy brown'lar birer kahraman, wendy balsamlar ise tü kaka olur. (ki hakederler bunu)
ama zaman şifalı bir ilaçtır. unutulur geçer gider. unutulmaz deme bana unutulur unutular, bir demdir gelir geçer unutulur ,belki hiç unutulmaz ve kendimizi kazıklarız, son nefeste gene gene aklımıza gelir ve bombok şekilde merhumlar safına hicret ederiz.
sözün özü: güzelliğin beş para etmez bu bendeki aşk olmazsa.
deli gibi sevdiğinizin yanlış insan olduğunu onu kaybettiğinizde anlarsınız. ya da kaybettiğinizde deli gibi sevdiğiniz birden
yanlış insan oluverir. aksi takdirde kimse deli gibi sevdiğinin yanlış insan olduğunu kabullenemez severken. ne kadar olumsuzluk ta olsa ufacık bir ışığı bulur ve o
yanlış insanı
doğru insan yapıverir seven. ya da ben gecenin bu saatinde çok uzun süredir
dahiliye çalıştığım için saçmalıyorum... en iyisi yatayım...
nasıl olduğunu bilmeden aşka düşmek. yanlış olduğunu bile bile ondan vazgeçememek. neye göre yanlış olduğunu defalarca tartıp, düşünmenize rağmen çıkış yolu bulamayaraktan onu delicesine bir tutkuyla sevmeye devam etmek. bu delilikse delilik diyerek bir nevi kabullenişle sevmek.