birçok yerde insanın başına gelen, gereksiz kırgınlıklara sebep verebilecek kadar kötü bir durum. sözlük ortamındaki versiyonu ise girilen herhangi bir giriyi diğer yazarın kendisine ayar olarak algılamasıdır.**
insanı içten içe kemiren hadisedir. dediğin birşey yanlış anlaşıldığı zaman, doğrusunu anlatmak bir eziyettir ki, anlatsanızda "o" şahsiyetin beynindeki düşünceyi değiştiremezsiniz. çabaladıkça batar,"öyle demek istemedim bak!" dedikçe de "haaa.haa..tabi tabii." şeklinde muameleye mağruz kalırsınız. bu durumda üstüne hiç düşmemek, gerekiyorsa uzaklaşmak gerekir. hasbel kader bir gün gerçekten ne demek istediğinizi idrak ettiği vakit zaten durum çözülecektir.
örnekle açıklamak gerekirse;
yemeğinizi bitirdikten hemen sonra gelen garson,
-arkadan ne alırsınız efendim ?
+sen önce şu önümdekini kaldır,arkadan kaymak isterim.*
cümle içinde kullanmak gerekirse;
ben yanlış anlaşıldım.
(harbegiden konuşmanın başını kaçırır.)
interlocutor3:
sonra gece ayak parmaklarımdan başladı, boynuma kadar her yerimi ısırdı kıpkırmızı yaptı. uyutmadı sabaha kadar yaa...
hgssç:(fonda şu türk filmlerindeki meşhur arabesk keman seslerini duymaya başlar)
kim?!
interlocutor3:
kimse değil yaa diyorum ya işte sivrisinek.
kendisinin açıklamak yapmak, birşeyler biliyorum havası yaratmak için senin söylediğini kafasında istediği açıyla noktalamaya çalışmasıdır. şöyle ki belli bir konuda konuşuluyordur, sevgili bay-bayan çok bilmiş son söylenen cümleyi, en son okuduğu yazının tam tersine göre yorumlar. çünkü amaç o yazıyı savunmaktır (katılmasa bile, çünkü entel olma özentiliği vardır ruhunda), o yazıyı kendisi için okumamıştır ki! akıllı olan düzeltmeye çalışmamalıdır, hele yanlış mı anlattım diye hiç kafasını kurcalamamalıdır.