teomanın paramparçasını bir bar taburesi üstünde değil de bir parkta polisin üstünde diye anlamıştım.
bi de yonca evcimik'in yaşasın kötülük diye bi şarkısı vardı bırak yanlış anlamayı hiç bir şey anlamıyorum
"tersini söylersek belli mi olur yüzü
biz dağıtsak çatlar üzüm üzüm" olabilir mi
tabii henüz ben küçükken, işte tarkan yeni çıkmış takılıyo piyasaya fln, ilk bümü çıkmıştır. çoğumuzun hatırlayacağı "kıl oldum abi" eserini yüzlerce kere radyolarda yorumluyo bu "enternesyonel" sanatçımız. yalnız tabi "kıl oldum abi" şarkısının nakaratı benim tarafımdan tam olarak algılanamıyo.
kıl oldum abi, "kıl oldu mavi" mantığıyla bir kaç ay söyleniyo, sonra ilkokulda bulunnan o klasik herşeyle dalga geçen şişko çocuklardan biri bunu benden duyunca şarkının gerçek manası anlaşılıyo...
"kıl oldu mavi"....
sezen aksunun şarkısı: ''yokluğun davarlığın da yetmiyooooor''
tarkanın dudusunda
"kıymetli bitanecik"
"kıyma gibi tanecik" olur. sevgiliyi kıymaya benzeten kişiler heralde
makinacılar olur. hani kaç kilo kız düşer hesabı.
kaldıramazsan kaldırırlar gülüm
yakalarsam mucx mucx
sözleri ya da vermek istediği mesajın anlaşılmadığı şarkılardır
(bkz.
cambaz)
ben patlarsam,bu dağlar da patlar.
aksın bacaklarımdan milyonlarca
doğmayacak çocuklarım...
ben kötüyüm seni yerim (bkz.
gülben ergen)
"ah sen.. kokuna hasret uykularla dolaştığım" değiiil dalaştığım...
tarkan'dan... "onun da içi gidiyor" yerine "anan da işi biliyor". oof of...
*
yine tarkandan
"bütün eşyalarını" kelimelerini hala ısrarla "güneş yağlarını" olarak anlıyorum
kıraçın razıysan gel şarkısını dinleyen bir arkadaşın anlayış şekli; "razıysan gel beni ye!"
tarkanın dudu dudu şarkısındaki "her gün yağmur yağabilir salata yapabilir"
yine tarkanın kış güneşi şarkısında "azar coşar deli gönül bu göz ferah deler gönül"
mustafa sandalın aya benzer şarkısındaki "aya benzer yüreğim doğal olarak da ibneyim" gibi sözler
akın'ın eski bir şarkısında "gece gözlüm yengeniz olur kafaya koydum" u ben hep "gece düzdüm yengeniz olur" diye anlardım.
kenan doğulu'nun "kurşun adres sormazki" sözünü "kurşun asker sormazki" şeklinde anlardım ve ısrarla öyle söylerdim
mfö:bu sabah yağmur var istanbulda.
bir radyo dinleyicisi:
mustafa yağmur var istanbuda.
(goku, 27.12.2004 00:43 ~ 00:43)
"kiminle gittiysen orda kal" gibisinden bişey = "kiminle gittiysen a portakal" ve "bunaldım artık e portakal"
(bınar, 27.12.2004 02:32 ~ 10.07.2005 12:42)
"again he would crime, again he would pay
*" diye bir bölümü "again he would cry,again he would pay" diye anlamıştım ve hatta utanmadan şarkının en vurucu dörtlüğü ilan edip rezil olmuştum...
parça
opethin
harvestıdır. arkadaşla dinlenilir. her iki insancık da nakaratın sonunu 'who is immortal' anlar ve eşlik eder şarkıya. ama sözlere bakınca anlarlarki orası' who is the martyr' dır. bozuntuya verilmez akerfeldt amcanın klavyesi süçmüştür aslında immortal demek istemiş diye düşünülür. gülünür geçilir.
of of ayıp mıdır seviyorum,
of of ayı mıdır seviyorum, diye anlaşılmıştır.
yonca evcimikin "aşk lazım aşk aşk" sözlerini "aç kazım aç aç" diye anlayan bir arkadaş vardı
(finch, 27.12.2004 12:50)
rafet el roman (bkz:
sürgün)