teomanın paramparçasını bir bar taburesi üstünde değil de bir parkta polisin üstünde diye anlamıştım.
bi de yonca evcimik'in yaşasın kötülük diye bi şarkısı vardı bırak yanlış anlamayı hiç bir şey anlamıyorum
"tersini söylersek belli mi olur yüzü
biz dağıtsak çatlar üzüm üzüm" olabilir mi
tabii henüz ben küçükken, işte tarkan yeni çıkmış takılıyo piyasaya fln, ilk bümü çıkmıştır. çoğumuzun hatırlayacağı "kıl oldum abi" eserini yüzlerce kere radyolarda yorumluyo bu "enternesyonel" sanatçımız. yalnız tabi "kıl oldum abi" şarkısının nakaratı benim tarafımdan tam olarak algılanamıyo.
kıl oldum abi, "kıl oldu mavi" mantığıyla bir kaç ay söyleniyo, sonra ilkokulda bulunnan o klasik herşeyle dalga geçen şişko çocuklardan biri bunu benden duyunca şarkının gerçek manası anlaşılıyo...
"kıl oldu mavi"....
tarkanın dudusunda
"kıymetli bitanecik"
"kıyma gibi tanecik" olur. sevgiliyi kıymaya benzeten kişiler heralde makinacılar olur. hani kaç kilo kız düşer hesabı.
tarkanın dudu dudu şarkısındaki "her gün yağmur yağabilir salata yapabilir"
yine tarkanın kış güneşi şarkısında "azar coşar deli gönül bu göz ferah deler gönül"
mustafa sandalın aya benzer şarkısındaki "aya benzer yüreğim doğal olarak da ibneyim" gibi sözler
"again he would crime, again he would pay*" diye bir bölümü "again he would cry,again he would pay" diye anlamıştım ve hatta utanmadan şarkının en vurucu dörtlüğü ilan edip rezil olmuştum...
parça opethin harvestıdır. arkadaşla dinlenilir. her iki insancık da nakaratın sonunu 'who is immortal' anlar ve eşlik eder şarkıya. ama sözlere bakınca anlarlarki orası' who is the martyr' dır. bozuntuya verilmez akerfeldt amcanın klavyesi süçmüştür aslında immortal demek istemiş diye düşünülür. gülünür geçilir.