bir kadının sevdiği adamdan duymak isteyeceği en güzel parçalardan biridir.
mazhar alanson yorumu apayrıdır.
"hala hoş bir havan var ne güzel adın, bir çizik attın kalbime kanattın."
aşkı tavaf etmenin bir başka hali. gözlerinde, sözlerinde, kadınlığında bulduğunuz anlamları dile getiremediğinizde bir kutsal kitaptır yandım, dinleyin, yanın.
eski tip 'kovalı soba'ya , sabah saatlerinde tutuşturmaktan üşendiğim için tineri döküp, aptal gibi tineri döktükten sonra kapağı kapatıp, kapağın üstündeki ufak delikten yanan kibriti bıraktıktan sonra, eev yapımı bir
'boru bomba' gibi patlamasıyla haykırdığım fiil, tek kelimeli ünlem cümlesi.
türk pop tarihinin en iyi slow şarkısı olması muhtemeldir. belki de yazılmış en harika sözlerden birine sahiptir de ben bu şarkıyla ilgili pek güzel bir sahne hatırlıyorum. mazhar baba'ya ya da tarkan efendi'ye ayıp olmasın; ama bir dizi vardı çoğunuzun hatırlayacağını tahmin ettiğim.
aslı ile kerem.
şimdi bu dizide şimdilerin canım ailem + avea reklamı yıldızı ozan güven, eşi için kafede bu şarkıyı seslendirmişti.
o gün bugündür adam gibi gitar çalmayı öğrenip sevdiğim kadına şu şarkıyı özel bir günde çalmak gibi bir hayal tutuyorum içimde.
öyle ömürlük sevilecek kadınları bulmak gitar çalmayı öğrenmekten zor olsa da bazen o kadını bulduğunuzda gitar çalamayabiliyorsunuz. asıl koyan bu oluyor. sözleri şöyle bu arada bu şarkının:
özledim seni düştüm yollara
açtım gönlümü rüzgarına
bir hayaldi sanki bir macera
yıkıldım kelimeler paramparça
nakarat:
yandım yandım yandım yandım ahh ki ne yandım
bana yeniden şarkılar söyleten kadın
baka baka doyamadım hem kokladım da
sarhoşlugum geçmedi hala
içimde sevdan
hala hoş bir havan var ne güzel adın
bir çizik attın gönlüme kanattın
- nakarat -
seni görebildigim yer rüyalar artık
deli diyorlar bana
ah bu ayrılık