yalnızlık bir yangındır
dumanı tütmeyen bir sevda gibi
ya da karanlıkta ki mum gibi
tek sen bilirsin tek sen görürsün
isyan etsen duyanın olmaz
konuşsan dilin susmaz
yalnızlık bir yangın gibidir.
içine kor gibi düşer
sarıp sarmalar ruhunu bedenini
gitmeler kalmalar yok olur gider
hep sen varsındır orda burda şurda
yalnızlık bir yangındır
dumansız, sahipsiz ve kocaman
tekliği yaşamanın verdiği soğuk bir sıcaklıktır bedenindeki
ve ruhun sadece seni görmekten bıkkın
yalnızlık bir yangındır
sen senden gitmedikçe sönmüyecek olan...
yalnızlık yangın olabilse keşke. yok etse herşeyi. ne kadar anı varsa beyninde silip atabilse. resetlese yeniden doğmuş gibi. yok oluş yeni bir başlangıcın son evresi ama ya sadece kabuslarla beslenen bi karadelikse. yavas yavas, sinsice alıp götürüyorsa herşeyini. ellerini açınca tek görebildiğin anlamsız gözyaşlarınsa. masumiyet tarlalarından çok uzun zaman önce göç edip bilinmezliğe açtıysan kanatlarını. ve güneş artık eskisi gibi ısıtmıyorsa seni hissedebildiğin tek şey hissizliğin dondurucu soğuğuysa eğer ateş olmasını dilerdin yürekten. yeniden başlayabilecek olman yaşama arzusu verirdi belki.