1. son yılların trendi... uluslararası istatistiklere göre giderek artış gösteren oran.

    bir araştırma yalnız yaşayan erkeklerin, biriyle beraber yaşayanlara oranla iki kat daha fazla hastalık geçirdiklerini, geleceğe yönelik en büyük korkularının ise sağlık sorunları olduğunu ortaya çıkarmış.

    kadın nüfusunda bir düşüş olmadığı, bir eşle beraber olmak istedikleri halde yalnız kalan erkeklerin oranının giderek artış göstermesi, kadın davranışlarının gözle görülür bir şekilde değişmeye başladığının bir kanıtı. erkekler genellikle kadınların evlenme tekliflerini pek geri çevirmediklerini düşünür. gözüken ise şu; anne ve babalarımız zamanında gözü evlenmekten başka bir şey görmeyen kadının yerini, ancak kendisine uygun bir eş bulduğu takdirde beraber yaşamaya razı kadın tipi giderek hızla yer almakta, aldı... kadının eski yıllara göre açık farkla özgürlüğünü ele geçirmesi, geçirmeye başlaması, birine "muhtaç" olmaktan çıkışı ise bir başka olgu...


    erkek, allah'a sormuş: allah'ım kadınları neden bu kadar güzel yarattın?
    allah yanıtlamış: onu sevesin ve hayatına bir anlam katasın diye.
    erkek: peki allah'ım neden ona hiç akıl vermedin?
    allah: seni sevsin ve sana katlanabilsin diye...

    uluslararası düzeyde toplumun giderek daha ön saflarında yer alan kadın oranına bakıldığında ise kadınların giderek akıllandığı ya da şimdiye kadar gizledikleri akıllarını sergilemeye başladıklarını görmekteyiz.

    dünya(mız) iletişim ve bilgi çağında acaba giderek yalnızlaşıyor mu ?
  2. gruplara ayrılırlar

    1. kendi tercihiyle yalnız yaşayan insanlar: iki insanın bir olamayacağını farketmiş, bunu kendi kişiliğiyle bağdaştıramamış insanlardır. özgürlüklerinin tadını çıkarır ve kafalarına göre hayatlarını sürdürürler. çoğu zaman mutludurlar, geceleri ise bir hüzün çöker onlara ama başetmeyi bilirler.

    2. kendi tercihleri yüzünden yalnız yaşayan insanlar: bu insanlar birilerinin ya da birçoklarının hayatlarını kabusa çevirmiş ya da çevirme potansiyeli yüksek insanlardır. uzak durulması gerekir, duruluyordur da. şaş kaza aile felan kurabildilerse değerini de bilmezler ya da iş işten geçtikten sonra anlarlar. güzel olanı heba etmekte üstlerine yoktur. kısacası yalnızlığı hakediyorlardır.

    3. "hayat bu..." yüzünden yalnız yaşayanlar: iyi niyetli ama bir o kadar şanssız insanlardır. eşi, ailesi, sevgilisi ölmüş olabilir. ama onlar güzel günlerin anısıyla huzur bulup yerine başkasını koymak istemezler çoğu zaman. ya da terkedilmiş olabilirler veya talihsiz birliktelik yaşayıp erkeklerden/kadınlardan ümidi kesmiştirler. belki de çirkindirler ya da zeka seviyeleri düşüktür. kim bilir...

    her halükarda yalnızlık zordur, insan yalnızlıktan korkar, kaçar. en yalnız kalmaktan hoşlanır görünen insan bile aslında yalnız kalmak istemez. başka seçeneği olmadığı için yalnızdır, yara almaktan korktuğu için yalnızdır, doğru insanı bulamadığı için yalnızdır, hataları, pişmanlıkları yüzünden yalnızdır. gitgide bu yalnız hali sevdiğini sanıp içinde olduğu bunalımı farketmediği için yalnızdır. yalnızdır...
  3. bir yandan yalnızlığa aşık, bir yandan da yalnızlıktan kaçmaya çalışan insanlardır belkide.
  4. ıssız adam bohemliklerini, "ben çok özgürüm şekerim, bekarlık sultanlık sex and the city o ye!" hazımsızlıklarını bir kenara bırakırsak türkiye şartlarında maddi mevzularını halletmiş, bir evi döndürebilecek,kendini idame ettirebilecek kapasitedeki insanlardır.her şeyin bedeli olduğu gibi yalnız yaşamanın da bir bedeli vardır, ama huzuru da vardır.çokça hem de.
  5. durumları hakkında karışık hisler besleyen insanlardır. yalnızlık içki gibidir, uzaktayken özlersiniz, aşırısında zarar görürsünüz.* hatta baha şarkısını yapmıştır:

    "yalnızlığım,
    kalp yarası yalnızlığım,
    taşı bile yosun sarar,
    seni kimle paylaşayım."