görseller
yakup kadri karaosmanoğlu 
  
belki ilginizi çeker
  1. · realizm
  2. · istanbul un işgali
  3. · bir sürgün
  4. · halide edip adıvar
  5. · osman cemal kaygılı
  6. · sodom ve gomore
  7. · yüzyılın kırk romancısı
  8. · nev yunanilik
  9. · türk aydını
  10. · aka gündüz
gündem
  1. · hz ayşe günümüzde yaşıyor olsaydı ugg giyerdi
  2. · 2012
  3. · author gibi erkekler
  4. · behlül sözlük yazarı olsa kullanacağı nick
  5. · dersim katliamı
  6. · itü sözlük yazarlarından özlü sözler
  7. · thierry henry
  8. · eden
  9. · see you on the other side

yakup kadri karaosmanoğlu  

  1. 27 mart 1889 kahire doğumlu türk edebiyatçısı. fecr-i ati topluluğunda yer almıştır.

    eserlerinden aklımda kalanlar:
    sodom ve gomore
    nur baba
    yaban
    bir sürgün
    kiralık konak
    panaroma
    hüküm gecesi
    (odaman nehapak, 11.11.2006 17:32 ~ 17:33)
  2. 2.abdülhamit dönemi, balkan savaşı, kurtuluş savaşı, 1 ve 2.dünya savaşları gibi sarsıcı olayları yaşamış bir geçiş dönemi yazarı(1889-1974).aydınların anadolu ile ilgilenmelerini istemiş.(bkz: yaban)batının olumsuz yönlerini eleştiren ,(bkz: kiralık konak) yazı da anlatım tarzı ve tekniğe çok önem veren bir yazar.
    (drama queen, 01.05.2007 08:28 ~ 08:35)
  3. yaban adlı romanı ile kırsal kesimi gerçek manada resmetmiş yazar. zira o döneme kadar istanbuldaki edebi çevrelerce köyler isviçrenin dağ köyleri kadar müreffeh zannedilir, bu nedenle romanlarda dertlerden sıkıntılardan ari bir tablo içerisinde hikayeler neşredilirmiş. bu derece köy istanbul kopukluğunun yaşandığı dönemde karaosmanoğlunun yaban romanı işin esasının böyle olmadığını hatta köylerde hastalık ve fakirlik nedeniyle insanların telef olduğunu gözler önüne sererek istanbul burjuvazisi üzerinde tokat etkisi oluşturmuştur. yakup kadri romanları genellikle osmanlı ile türkiye cumhuriyeti arasındaki geçiş dönemini resmeder niteliktedir. okunmalıdır tavsiye edilir...
    (carnivore, 28.07.2007 10:50)
  4. sodom ve gomore adlı eserinde kurtuluş savaşı yıllarında ingiliz zabıtıyla yatan aşifte bir istanbul hatunuyla gazi bir türk askeri arasında geçen dialog yürek parçalıyıcıdır.feci gaza getirir.
    (cursedsw, 28.07.2007 12:38)
  5. murat belgenin hala tarafından eniştesidir. panorama adlı eserini çok severim. cumhuriyet dönemi karmaşasını en iyi anlatan eserdir kanımca.
    (betty blue, 28.07.2007 13:12 ~ 13:12)
  6. romanları ve anlattıkları dönem şöyledir:

    hep o şarkı=tanzimat ve istibdat
    kiralık konak=tanzimat, istibdat, meşrutiyet
    nur baba=meşrutiyet devri bozulmuş bektaşi dergahları
    hüküm gecesi=meşrutiyet, balkan savaşı, birinci dünya savaşı
    sodom ve gomore=mütareke yılları, istanbul
    yaban=kurtuluş savaşı'nda anadolu
    ankara=cumhuriyet'in ilk yılları
    panorama 1=cumhuriyet'in inkılabları
    panorama 2=atatürk'ün ölümünden 1950'ye kadar
    (hürrem, 14.09.2008 12:20)
  7. bir romanında köylülerin nasıl seviştiklerini kişisine sordurarak, bir aydın için vazgeçilmez bir unsura, merak unsuruna sahip olduğunu anladığımız yazarımız.
    (krokodil, 22.02.2009 22:31)
  8. erenlerin bağından adlı kitapta şöyle yazmış kişidir.


    yıllar yârlardan, yârlar yıllardan vefasız. kara baht bir kasırga gibi. bu ne baş döndürücü iş? geceler günleri, günler geceleri kovalıyor; cefalar cefaları kolluyor. saçlarımızda aklar akları, alnımızda çizgiler çizgileri doğuruyor. kadere boyun eğmek güç, isyan tehlikeli, felek hiç acımayacak mı? heyhat, aziz dost, onu döndüren kara bahtın kasırgası...

    "bahçeler bozuldu, yuvalar dağıldı, yollar silindi, cihan viran oldu." yaşlı gönül şimdi böyle diyor; her şeyi kendine eş görüyor. bu da yanlış duygulardan biri... cihan ne vakit bayındır idi? bahçelerde ne vakit güller açtı? ne vakit yuvalarda bülbüller öttü? yollardan ne vakit yârlar geldi? umduk, bekledik, düşündük. hangi şey umduğumuza uygun düştü? gördüğümüz düşündüğümüze benzedi mi? ge lenler beklediğimize değdi mi? o mutlu ve yüce saat hangi saatti ki, içinde iken "geçme! dur!" diye haykırdık? hiçbiri, aziz dost, hiçbiri! belki hepsini geçsin gitsin diye bekliyorduk; çünkü onlar birbirin den çirkin, birbirinden yararsız saatlerdi. kimi bir damla gözyaşıyla, kimi tek bir "eyvah!" ile kimi bir esnemeyle, kimi yalnız susmayla dolup gitti. onlar birer birer yeniden gelsin ister misin? hayır, hayır, hayır; değil mi?

    şimdi kalbimiz boş, başımız doludur. ağzımızda zehir, gözlerimizde ateş var; tatsız bir içki sersemliği içindeyiz. ve artık yolun ortasını geçtik ve saçlarımızda aklar akları ve alnımızda çizgiler çizgileri do­ğuruyor. ve ellerimiz, dizlerimiz titriyor ve önümüzdeki ufuklardan yok olma havası esiyor. söyle, gençliğini ne yaptın? söyle, gençliğimi ne yaptım?
    (z3yn3p, 27.10.2009 23:56 ~ 23:57)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil