galata köprüsündeki, salebi suyla yapan gereksiz mekan.
deniz seki'nin de bir parçası...
(mazzo, 13.03.2004 23:07)
ahmet kayanın bir parçası.
ağlatan şarkılardan bir tanesi
hiç anlayamadın aşka emir verilmez anlatamadım
gün doğdu yıldızım oldu,onu senle paylaşamadım
çok yalnız kaldım..
şarkı sözü nasıl yazılır adlı bir kitapta yazılırsa koca bir bölümünü ayıracakları kavram. bir olgunun duygusal açıdan bu kadar sıkılıp suyu çıkarılabilir.
sahilde bira ve müzikle hoş bir birliktelik oluşturan gizem ötesi doğa olayı
(jamal, 26.06.2004 02:18)
ayın gece vakti deniz üzerine vuran ışığı..dolunay zamanı daha da güzel görünür..ama asıl teknik gerçeği suyun içinde yaşamını sürdüren su planktonlarından yansıyan ışığın bizim tarafımızdan görülen kısmıdır..
bir sancı içimde
nefes almak istiyorum
bana ne olur gücenme
bırak beni kendi halime
unut beni yakamoz misali
vururum belki denize
kimin aklına gelirim sence
okudun beni gecelerce
hiç anlayamadın
aşka emir verilmez anlatamadım
gün doğdu yıldızım oldu
onu senle paylaşamadım
çok yalnız kaldım
gecenin bi yarısı ayakkabı ve çorapları çıkarıp paçaları sıvadıktan sonra suya girilir, daha sonra eller de suyun içine sokularak
delisin delisin hareketleri yapılır. arzu edenler daha fazla verim almak için ayak parmaklarını da oynatabilirler. denizin içinde hali hazırda var olan planktonlar bu kıpraşımlarla renklerini belli ederler ve fosforlu yeşil kıvamında uçuşan noktalar görürsünüz suyun içinde, sonrasında gülümseyerek suyun içine bakmakta olan başınızı kaldırıp karşınızdaki insanın da aynı şekilde eğilik pozisyonda size bakmakta olduğunu fark edersiniz..
*
şarkı sözü yazarlarının bokunu çıkardığı kelimelerden biri.
rafet el roman çok sever bu kelimeyi, her şarkısına koyar. esasında gerçekten güzel olan bu oluşum,
im juli (temmuzda) filminde çok güzel açıklanmıştır.
deniz seki'nin insanı sarsan duygusal şarkılarından biri olup, uygun olmayan zamanlarda dinlenirse kötü sonuçla doğurabilir. ne de olsa, içinde unut beni denmektedir, elinde değildir hüzünlenmek insanın
yansımalar'ın ismiyle aynı etkiyi yaratan şarkısı. ışık, sessizlik, huzur...
noctiluca miliaris adlı verilen planktonik organizma tarafından oluşturulan fosforesans olayıdır.biyolüminesans'ın fotofor bakterileri yardımıyla yapılan şeklidir.
http://www.denizce.com/...(troke, 02.04.2006 17:13)
1995 tarihli
yansımalar'ın "
bab-ı esrar" adlı albümünden bir parça...
nerede olursan ol,ay hep sana yansıtır yakamozu..denizin üzerinde yürüyüp gökyüzüne çıkasın diye
su birikintilerinde oluşan aşk ve hüzün ile özleşmiş yansıma
bir çok insanın mehtapla karıştırdığı, bir ara 'mehtap ne? yakamoz ne?' diye televizyon tartışması bile yapılan, ay olmayan zifiri karanlık gecelerde suyun üzerinde oluşan 'nereden yansıyor bu yaa!' diye kafayı sıyırtan pırıltılar saçan tuhaf doğa olayı.
denizde bulunan bir bakterinin oluşturduğunu öğrendikten sonra adına yazılmış bütün şarkılar anlamsızlaşmıştır.
yakamoz, genelde bilindiği gibi ay ışığının denize vuran şavkı değildir. aksine ay olan gecelerde yakamoz olmaz. bir canlıdır, latince adı noctiluca milliaris olan bu canlı aynı bir ateş böceğinin denizde yaşayan versiyonudur. limunisans maddesini vücudunda barındıran bu canlıya dokunulduğunda bir ışık saçar. bu canlı bir planktondur, milimetrik boyutlarda bir canlıdır. bunlardan milyonlarcası bir araya geldiğinde geceleri bir kayık geçerken veya bir balık sürüsü geçtiğinde bu canlılara çarparak ışık çıkartmasını sağlar. o yüzden balıkçı sandallarında yüksek bir direk ve bu direğin ucunda oturulacak bir yer vardır. balıkçılardan biri buraya oturarak ay olmayan geceleri balıkların yakamoz yaparak geçtikleri yolları görüp dümenciyi oraya yönlendirirler. ve de o yüzden lüfer avlarken lüx ışığı kullanılır, ışık balık gelsin diye değil, misinanın değdiği yakamozların çıkardığı ışıktan lüfer korkmasın diye, lüx ışığı ile yakamoz ışığını öldürmek için. yakamoz olağanüstü bir şeydir, denizde uzun floresan lambalar yanıyormuş gibi olur. ama bunun için ay ışığının olmaması gerekir, ay ışığı daha baskın olduğundan görülmez.
gizli bir yansımalar keyfi..
ahmet kaya'nın döne döne dinlenen, dinlerken yana yana ağlanan şarkısıdır.
bırak ay gitsin sen kal bu gece der içerden size bir ses,bu boğuk boğuk kulağınıza çalınan şarkıdır yakamoz,evet güzelim evet yağmur yağar ıslanırsın vay aman!
çoğunluk tarafından ay ışığının suya yansımasıyla oluştuğu sanılır. fakat gerçekte sudaki plankton ve alglerden kaynaklanır. görülebilmesi için dalgasız denizde kürek ya da elle yapılmış bir hareketlenme ve aysız karanlık bir gece gereklidir. küreğin suya daldığı anaforda 1 saniyeden de kısa sürede parlar söner (bkz:
çımkışma). özellikle temiz, dalgasız bir denizde ve aysız bir gecede denize girmişseniz öyle çok olurki, insan kendini bir ateş topunun içinde hisseder.
tv8'in canlı yayınında kendini yakan adana'lı bir şarkıcı.
(bkz:
http://www.hurriyet.com.tr/...)
ayrıca bu hoş kelime dünyanın en güzel kelimesi unvanını almıştır:
http://www.ntvmsnbc.com/...
adı güzel kendi güzel doğa olayı. yunanca'daki aynı anlamdaki "diakamos" sözcüğünden geliyormuş. zaten fonetik olarak da öztürkçe kelimelerden çok farklı. yakamoz sözcüğünün dünyanın en güzel sözcüğü seçildiği yazılıp çizilmişti bir ara, sanırım etimolojik kökeni dikkate alınmadan, güncel haline bakılarak seçildi.