|
|
- izmitte yaşanılabilecek en güzel yer.
- değirmendere kadar güzel olamayacak fakat güzel izmitin güzel yerlerinden biri...
(bkz. memleketini övmek)
- izmitte ögrencilerin bolca rabet ettigi toplu konut alanı.
(jaded, 20.10.2004 20:52)
- 17 ağustos 1999 depreminden neredeyse hiç etkilenmemiştir. farklı renklere boynamış, sıra sıra binaları nedeniyle bana ataşehiri hatırlatır. depremde evi hasar gören, maddi durumu insanların büyük çoğunluğu sağlam olduğu için burada yeni evlere çıkmışlardır. buraya uğrayan minibüsler o kadar yavaştır ki şehir merkezine inene kadar imanınız gevrer. süleyman demirel kültür merkezi ve pazarı* meşhurdur.
- izmit'te yapılan ilk toplu konutlardır.ilk yapıldığında fiyatları oldukça makuldü ancak 1999 depreminden sonra sağlamlığı anlaşılan binaların fiyatları katlanmıştır. izmitin yaşanılası bir kesmidir.
- sınırsız huzur arıyosanız harika bi yer.. merkezden ve gürültüden uzaktır. pazarları trafiği felç eden ulus pazarı da kalkınca eski tadına kavuştu! vazgeçilmez parkları, mühim konuların sunumuna şahit olmuştur. 11 yılımın mazisi,ve istanbul'un hiçbir yerine değişmediğim yer!!
(la fee, 30.08.2005 17:09 ~ 02.09.2005 02:06)
- izmitin bi çok yerine rağmen burada ailenizle (mevsimine göre) şortlarınızla rahatça gezebileceğiniz nadide bir semt. yahya kaptan yahya kaptandır ama değirmendere kadar olamaz. değirmenderenin yeri apayrıdır, çünkü bi kere denizi vardır, kültürü vardır, şendir, şirindir, huzurdur.
- mustafa suphi ve arkadaşlarını rusya'ya kaçacağı sırada motorunu batırıp öldüren şahıs.
- izmit'in en nezih ve yaşanılası en güzel olan semti. kültür merkezi,sahaları,kortları,yürüyüş yollarıyla saat kaç olursa olsun istediğiniz her türlü aktiviteyi yapmaya olanak sağlar.
burda uzun süre yaşadıkdan sonra başka bir yerde yaşamak çok zor geliyor insana.(ilona, 09.04.2007 00:28 ~ 00:31)
- izmit'te bir semt ismidir. ancak isim babasını da bilmek gerekir.
yahya kaptan milli mücadele yıllarında anadolu ve rumeli arasında cephane, mühimmat, silah taşıyan bir teknenin reisidir. silah dışında istanbul hükümetiyle ters düşen milli mücadele yanlısı subay ve askerlerin de anadolu'ya geçmelerinde rolü büyüktür. yaptıklarını sindiremeyen ingiliz yanlısı damat ferit paşa hükümetinin askerlerince girdiği çatışmada şehit olmuştur. yaptığı kahramanlıklar o kadar büyüktür ki, ulu önder nutuk isimli eseri yazarken birçok yerde kendisinden bahsetmiştir. allah rahmet eylesin.
esasında kendisini 13 mayıs 2007 gündoğdu cumhuriyet mitingini televizyonda izlerken tekrardan hatırlamışımdır. izmir sularındaki o teknelerde türk bayraklarını ve atatürk resimlerini görünce yahya kaptan'ların ölmeyeceğini düşünmeye başladım. kaptanım sen rahat uyu, sizler artık aramızda olmasanız da sizlerin mirasçısı olarak cumhuriyete sahip çıkıyoruz.
- ismi mustafa suphi ve 14 yoldaşının katledilmesi ile birlikte anılır.
derin devlet, susurluk gerçeği...
köklü cumhuriyetimiz...
(bkz: mustafa suphi)
- insanların site olması dolayısıyla 1. katlara dahi parmaklık yaptırmasının yasak olduğu, sürekli hırsız giren, çözüm bulamayan sakinlerinin sonuçta camlara alarm takıp bari biz uyurken girerse evin içinde hırsızla karşılaşmayalım diye düşünmesine sebep olmuş bölümüdür izmit'in. ne nezihliği kalmıştır, ne can güvenliği
- mustafa suphi'yi katleden yasadışı çetenin başıdır. yahya kahya adıyla da bilinir.
tkp'li mustafa suphi ve partili arkadaşları ankara hükümeti ile bazı yazışmalarda bulunup aldıkları olumlu cevaplar neticesinde anadolu'ya geçmek isterler. mustafa suphi, ethem nejat, mustafa suphi'nin eşi ve diğer tkp'liler erzurum'a vardıklarında kazım karabekir tarafından karşılanırlar. ancak daha sonra hükümet, grubun ankara'ya gelmesini sakıncalı bulur ve karabekir vasıtasıyla kendilerini trabzon'a yönlendirir. yol boyu bir takım provokasyonlarla karşılaşan tkp'liler, illegal mekanizmalar devreye sokulduğu için tertiplenmiş suni bazı tepkilerle karşılaşırlar. bazı kaynaklar bunun bizzat kazım karabekir'in yolculuk sürerken idari makamlara yolladığı gizli ve imalı telgraflar sayesinde gerçekleştiğini iddia etmektedirler. bu planlı ve gizli provokasyonlarla tkf'na trabzon'a varana dek zorluklar çıkarılır. bunun gizli kapaklı olmasının sebebinin türk hükümeti'nin sovyet hükümeti ile olan iyi ilişkilerini bozmamak arzusu ile açıklamakta tarihçiler. devam eden provokatif baskılarla şehre giremeyen grup deniz yoluyla devam etmek mecburiyetinde kalır ve bir taka ile 1921 yılının 28 ocak günü denize açılır. arkalarından kendilerini takip eden trabzonlu bir kabadayı olan yahya kaptan ya da bilinen adıyla yahya kahya, yanında bulunan yaklaşık 40-50 kişilik çetesi ile mustafa suphi'yi ve arkadaşlarını katleder. bu da ilk derin devlet eylemlerinden biri olarak tarihimizde yer eder.
gelelim yahya kahya'nın kahramanlık ve hatırat liyakatına. kendisini katlettiği yetmezmiş gibi suphi'nin karısını da kapatması yapmaktan utanmadığından, ardından da zavallı kadını başka bir rizeli kabadayı dostuna satmasının ardından bu talihsiz kadın bir alem esnasında hayatını kaybeder. işte bu denli şerefli (!) bir maşadır bu yahya kaptan denen illegal kahraman.
sonunu da söylemekte beis yok bu rahmetle anılan saygı küpü (!) varlığı. enver paşa'yla yakınlaşmasının duyulması üzerine topal osman tarafından da kendisi öldürülür. ve "su testisi su yolunda kırılır" adlı güzel atasözümüzü doğrular nitelikte arada harcanan sayısız yasadışı araçtan biri olarak tarihimizde yer eder.
konuyla ilgili detaylı bilgi almak isteyenlere yard. doç dr. yavuz aslan'ın ttk yayınları'ndan çıkan "türkiye komünist fırkası'nın kuruluşu ve mustafa suphi" adlı eserini önerebilirim.
edit: imla.
|