görseller
yahudi soykırımı 
  
belki ilginizi çeker
  1. · bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmak
  2. · martin luther
  3. · en büyük zalimler mazlumlardan çıkarmış
  4. · holocaust
  5. · antisemit
  6. · kristal gece
  7. · yahudi soykırımı
  8. · holokost anıtı
  9. · holokost
  10. · ermeni soykırımı var diyen yazarlar
gündem
  1. · aşk ı memnu
  2. · domuz gribi
  3. · itü sözlük yazarlarının aslında içmek istedikleri
  4. · 29 şubat 1453 galatasaray fenerbahçe maçı
  5. · ibrahim üzülmez
  6. · itü sözlük hiçbirimiz komiklik yapmıyoruz günü
  7. · kız arkadaşı behlül ve sawyer la yatakta basmak
  8. · hiç uyumadan okula gitmek
  9. · tirol

yahudi soykırımı  

 sayfa  / 2
  1. yahudilerin çeşit çeşit filmlerde aklımıza soktuğu, "biz sütten çıkmış ak kaşıktık, herşey onların* suçu" imajını çok güzel verdiği soykırım. gerçekten bu olay çok vahşice ama hiç kimse çıkıp "acaba bu yahudiler ne yaptı da böyle oldu" diye sormuyor, sormadığı için durum bizim şuanki ermeni soykırımındaki konumumuza geliyor.
    (bkz. bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmak)
    (sizofrenkedi, 03.09.2004 12:27)
  2. (azureel, 03.09.2004 12:30)
  3. yahudilerin kaşınması sonucunda hitler'in başladığı operasyon. başarısızlıkla sonuçlanmış ve soykırım hedefine ulaşamamıştır.

    zorunlu ek: yahudilerin büyük israil devletini kurmak istemeleri ve almanya'daki yahudileri de buraya çağırmalarına almanya'da bulunan yahudilerin bir çoğundan red cevabı gelmesi üzerine bazı almanya'da bazı eylemlere giriştikleri ve bunları da alman vatandaşı yahudilere mal ettikleri bilinmektedir. bu eylemlerde mossad başrolü oynamıştır.

    fakat hitler'in duruma tepkisi ağır olmuş, zaten planlarında var olan soykırıma başlamıştır. yahudilerin eylemleri bu soykırımın gerçekleşmesi için gerekli araçlardan sadece biridir.

    hitler çok sayıda yahudi'yi öldürmüş, ciddi bir soykırıma niyetlenmiştir ama başarılı olamamıştır. başarılı olsaydı tüm yahudileri yok etmiş ve kendi amaçladığı ari alman ırkına ulaşmakta bir adım daha atmış olurdu. bu giride soykırım başarılı olmadı dediysek, hitler hedefine ulaşamadı dedik, av vah neden olmadı demedik.

    sonuçta hitler ırkçıdır ve iyi kötü, masum olan olmayan tüm yahudileri öldürmeyi kafaya koymuştur.* hitler'i savunan veya yahudileri yeren bir yazı değildi yukarıdaki iki satır. sadece durumu özetledim kısaca, ama anlaşılamamış demek ki. faşist ilan edildik bazı yazarlarca.

    kaldı ki yahudilere düşman olan tek insan hitler değildir. yüzyıllardan beri hep düşman kazanmıştır yahudiler. martin luther bile yazmış olduğu kitapta dünyanın kurtuluşunun yahudi ırkının yok edilmesinden geçtiğini yazar.

    yazar kişi bu yazıyı kendi fikirleri olarak değil, yaşananlar ve bilinenler olarak yazdı. soykırımı savunduğundan yazmadı.**
    (aqua, 10.09.2004 02:25 ~ 02.11.2004 04:50)
  4. bütün filmlerine rağmen nedense içimde herhangi bir kıpırdanma ve acıma olmuyor bu yahudilere karşı ama hayranlığımı da atamıyorum adamlara karşı.
    acaba dünyada savaşlarda ölen sadece çocukların yüzde kaçının sebebi yahudilerdir ?
    (emru17, 10.09.2004 19:38)
  5. hitler'in 2. dünya savaşıyla avrupayı ele geçirme planını uygulaması alman ekonomisini çökertirdi. bunun üzerine askeri giderleri karşılamak için en iyi yol yahudileri öldürmekti çünkü para onlardaydı. bu yüzden yahudiler öldürülür öldürülmez bütün mal varlıklarınıa el konuluyor altın dişleri sökülüyor hatta cesetleri sabun ve kağıt yapılıyordu. gençleri ise hemen öldürmeyip iş gücünden faydalanıyorlardı. böylece bedava işçi de kazanılınıyordu. işte yahudi soykırımının temeli budur...
    (riso, 10.09.2004 19:56)
  6. sözkonusu soykırıma uğrayan millet şu sıralar filistin'de cellat oluyor gibi?.."keşke hitler yaksaydı hepsini" diyesi geliyor insanın ama o da şerefsiz.
    (close2death, 02.11.2004 02:46)
  7. hayat güzeldir isimli filme konu olan vahset.. aslında hitler orada coğunlukla doğu avrupa halkını katletmiştir ve kendi halkından savaşamayacak durumda olan sakatları.. yahudileri de öldürmüştür tabiki gene de o soykırım reddedilemez. ne yazık ki aynı şeyi onlar filistinli çocuklara yapıyorlar..
    (degirmen, 02.12.2004 21:22)
  8. hitler'in yahudilerin eline verdiği bir kozdur.acaba bu katliam olmasaydı kendilerini nasıl acındıracaklardı?...
    (shemsipashapasaji, 02.12.2004 21:30)
  9. (ironic, 02.12.2004 22:22)
  10. (bkz: @46275)
    (sizofrenkedi, 04.02.2005 21:35)
  11. tarhite defalarca vuku bulmuştur, yahudiler belki hiç katliam yapmamışlardır, çünki ellerine güç geçmemiş, güç geçtiğinde başlarında bir peygamber bulunmuştur, şimdi ellerinde güç, başlarında bir cani katliamdan katliama ilerlemektedirler.
    (organometallic complex, 30.05.2005 01:56)
  12. vatikan'ın antisemitizm politikası çerçevesinde maddi olarak desteklediği, hitler tarafından yürütülen planlı katliamlar.
    (easy company, 30.05.2005 03:17 ~ 03:17)
  13. "dünyada aşırı milliyetçilik yapmayan ve karşılığında aşırı milliyetçiliğe maruz kalmayan halk yoktur" sözüne somut bir kanıttır. dün hitler'in elinde sabun olanlar, bugün gazze'de, batı şeria'da ölüm kusuyor.

    sorunun köküne inmeye çalışalım, bugün "soykırım" denilince akla hemen abd gelir. abd'nin uzak tarihine baktığımızda ingilizlerin amerikalılar üzerindeki şovenist tutumunu görürüz. biraz daha ilerleyelim. artık amerika'daki henüz birleşmemiş devletler, daha dün maruz kaldıkları faşist tavrı bu kez kızılderililer'e uygularlar.

    henüz "soykırım" kelimesinin altında ne gibi anlamlar yattığının farkında olmayan portekiz, tarih kitaplarımızda hep bilimin, coğrafyanın keşifçileri olarak lanse edilir ve biz de bunu benimsemekle mükellef oluruz.

    oysa, dünyada köle ticareti yapan ilk devlet portekizdir. dünyada soykırım yapan ilk millet ingilizlerdir. dünyada sömürge akımını başlatan ilk devlet portekizdir. maden yatakları için afrika'da iç savaşları başlatan ve "soykırım" sözcüğüne farklı bir boyut kazandıran ilk devlet amerika'dır.

    sonra almanya. hitler. üstün ırk kuramı ve hitler'in yahudiler hakkındaki o hiç unutmayacağım sözü: "bu adamların birinin kolundan tuttuğum zaman elime yapışkan, pis bir şey bulaşıyor hissine kapılıyorum..."

    dünyada haklı savaş yoktur. bazen bir maden yatağı, bazen altın yatakları, bazen ucuz iş gücü, kölelik...

    bazense bir avuç toprak uğruna. ancak, dikkat edilirse bu kadar soykırımdan, bu kadar haksız işgallerden, savaşlardan hiç liderler etkilenmiyor.

    sonra açıyoruz gazeteleri, dergileri.. "fransız sokağı açıldı.."

    fransa, kültürü ve sanatı satılık bir ülke. "fransız sanatı çoğkk güseeel.." diyoruz. fransız manyağı oluyoruz. geriye bakalım.

    acaba fransız ressamların tablolarında, cezair savaşında yakılmış bedevi çocukların bedenlerine rastlayabiliyor muyuz?.. cezayir ki, dünyadaki en şanlı kurtuluş mücadelesini vermiş olan bir devlet. savaşlarında silahları bile yoktu. sadece bıçak. çöllerde fransız askerleri tarafından yakılmış cesetler varken, sırf kendini savunmak için bir fransız askerini bıçaklayarak öldüren cezayirli tüm avrupa gazetelerine manşet oluyor ve "vahşi, barbar!.." deniyor.

    toparlayalım. batı'nın önümüze koyduğu kültür-sanat eserleri var. bakıp keyif alıyoruz. dinlendirici buluyoruz. keyifli bir çalışma diyoruz. hakikaten çok kültürlüler. kültürleri, vakt-i zamanında yakıp yıktıkları afrika köylerinden, çocuk cesetlerinden, hatta bir kızılderili kadının bekaretini kaybettikten sonra bacaklarının arasından akan kanından geliyor.

    bizim "masum"lar, "mazlum" oluyor. bize de şerefsiz liderler yüzünden halkları aşağılamak düşüyor.

    "yahudi", "müslüman", "ateist.." hangi birinin farkı var ki..
    (close2death, 17.03.2006 20:10)
  14. 70 yılında roma imparatorluğu tarafından filistinden sürülen yahudiler dünyanın dört bir yanına dağılmıştır. yahudiler için diaspora denilen dönem başlamıştır. uzun süre asimile bir tavır içinde bulundukları ülkeye adapte olmayıp kendi yaşamlarından ödün vermemişlerdir. bunun bir diğer sebebi ise hristiyanların yahudilere karşı beslediği antipati idi. fransız ihtilalinden sonra yahudilere tanınan haklar sayesinde avrupada yaşayan yahudiler bulundukları yere adapte olmaya ve orada yaşamaya devam ettiler. hatta bir süre sonra yahudiler yüksek makamlarda, devlet başkanlığına bile getirilebildiler. yahudiler filistinden sürüldükten sonra tefecilik yaparak dünyanın en zengin ırkını oluşturdular. -musevilikte faiz haram değil miydi? diye sormadan geçemiyorum- hatta o kadar zengin oldular ki bazı devletlerin başkanları yahudilerden borç almaya başladı. dünya üzerinde en zengin ırk olmayı tefecilik ile sağlamışlardır.

    1898 yılında dünya siyonist örgütü (wzo) kuruldu. 1917 yılında filistin'in osmanlı'dan alınması ile siyonistler “yahudi vatanı” kurma yönünde çalışmalar yapmaya başladılar. yalnız bulundukları ülkelerde yerleşmiş olan yahudilere yapılan filistin'e dön çağrısına çoğu olumlu cevap vermedi. yapılan devrimler sayesinde yahudiler ile hristiyanlar aynı haklara sahip olmaya başladılar. ve bunun sonucunda özellikle avrupada yaşayan yahudiler, yahudiliğin bir din olduğunu kabul etmiş, kendilerini üstün ırk düşüncesinden soyutlamışlar, kurulu hayatlarından vazgeçip filistin'e gitmeyi reddetmişler ve amerikada şunu yayınlamışlardır;
    “biz, kendimizi bir millet olarak değil, bir din topluluğu olarak kabul ediyoruz... dolayısıyla ne kudüs'e geri dönmeyi, ne aoron'un çocuklarının kurban dininin yeniden düzenlemesini, ne de bir yahudi devleti'nin kuruluşunu destekliyoruz...” -roger garaudy, siyonizm dosyası, istanbul, pınar yayınları, 1983, s. 148-

    bunun üzerine siyonistler antisemitllerle işbirliği yapmaya karar verdiler. çünkü yahudileri bir arada tutmak için yahudi düşmanlığına ihtiyaçları vardı.
    theodor herlz “bütün antisemitler bizim en yakın dostlarımızdır” diyor... 1895 te günlüğüne düştüğü not ise çok ilginçtir; "ülkesindeki yahudilerin orayı terk etmesi için, önce çar'la görüşeceğim, sonra alman kayzeri'yle, sonra avusturyalılarla, sonra da fas'taki yahudiler için fransızlarla.” -anikam nachmani, greece, turkey and zionism, s. 55-

    “herzl'e göre yahudiler ayrı bir din ve ayrı bir kültür yerine ayrı bir devlet meydana getirmek amacıyla, içinde bulundukları diğer uluslardan ayrılmalıdırlar. bu amaca ulaşmak için herzl konuştuğu herkese karşı, yahudilerin teşkil ettikleri tehlikeyi anlatmak ve bir an önce çıkıp gitmeleri gerektiğini izah etmek için en aşırı kelimeleri kullanmaktan çekinmemiştir. herzl, almanya dış işleri bakanı von blow ve ıı. guillaume, rus iç işleri bakanı plehve ve çar ıı. nicola ve en ileri yahudi düşmanlarına karşı hep aynı dili kullanmıştır. 1903 nisanı'nda yahudilere karşı en korkunç katliamlardan biri olan kichinev katliamının sorumlusu plehve, bunların arasında en zalim olanıdır. mayıs ayında plehve'ye mektup yazan herzl, siyonizmin ihtilali önleyici bir antidot olduğunu ileri sürüyordu. plehve bu mektuba ağustos ayında cevap vererek, herzl'den siyonist hareketin kendisini desteklediğine dair bir mektup istedi. plehve bu mektubu aldı. mektupta yahudilerin göç etmesini sağlayacak bir siyonizm akımının destekleneceği vaat ediliyordu.” -roger garaudy, siyonizm dosyası, s. 118-

    bunun üzerine siyonistlere ırkınızı bir soykırıma doğru yönlendiriyorsunuz diye uyarılar da gelmekteydi. ama siyonistler filistin'de kendi vatanlarını kurmak için herşeyi göze almış ve bunun tek çare olduğunu düşünmekteydi. yapılan her harekete karşı yahudiler filistinde istediği sayıyı bulamıyorlardı. ya gelmiyorlar ya da gelenler bir süre sonra geri dönüyordu.

    peki neden almanlar? alman ırkçıları ile siyonistler arasındaki ideoloji parallellik göstermekte ve düşünceleri almanların “kan ve toprak” fetişizmi ile uyum içinde idi... bu ırkçılık düşüncesi masum yahudileri büyük bir felakete sürüklemiş, siyonistler çoğu zaman olanları görmezlikten gelmiştir.

    1920 lerin başında naziler yahudilere pogrom (sokak saldırıları) kampanyası başlatmıştır. yılın ortalarına doğru ise sokak saldırıları yerine amaçları için daha rasyonel olan yahudilerin haklarını elinden almak ve ülkeden sınır dışı etmek üzerine konuşmalar başlamıştır. nazi önderi bu konuda “gerekirse şeytan ile işbirliği yaparız” bile demiştir. şeytandan kasıt kötülükmüdür yoksa siyonistler midir bilemiyeceğim...

    1933 senesinde naziler iktidarda...

    bilindiği gibi hitler arı ırk yetiştirmek için kamplar kurmuş ve ideal gençleri bu kampa üremek için yerleştirmiştir. (ohaa dimek istiyorum) bunun yanında yahudilerin haklarını kısıtlayan yasalar çıkarmışlardır.

    siyonistler çağrılarına cevap vermeyen yahudileri günahkar olarak görmüş ve onların cezasını çekmeleri gerektiğini düşünmüşlerdir. o nedenle yapılan haksızlıklara ve almanların ırkçı eylemlerine ses çıkarmamışlardır. hatta ulusal alman yahudileri topluluğu almanyadaki yahudilere verdiği demeçlerde hitlere oy vermelerini ısrarla önermişlerdir.

    ırkçılığa karşı olan ülkeler nazileri prostesto etmeye başlamış ve alman mallarına boykot uygulamışlardır. peki bu ekonomik krizden almanlar nasıl çıkmıştır? bir söyleme göre yine dünya siyonist örgütü nazilere yardımda bulunmuş ve müşteri bulmuştur. siyonistler almanların yahudilere yaptığı ırkçılık hareketlerini kendilerine iyilik olarak addetmişlerdir.

    1938 yılında abd ve diğer birkaç ülke (22) sözde yahudi sorunun çözmek için bir konferans düzenlediler. davetiyelerde; "yahudilerin durumunu tartışmak için toplanacağız, fakat hiçbir devletten şu an yazılı kanunlarının izin verdiğinden fazla göçmen yahudi kabul etmesi istenmeyecektir." yazmaktadır. baştan sonucu belli olan "biz elimizden geleni yaptık, duyarsız değiliz görün, bakın" demek için düzenlenen düzmece bir konferanstan ileri gitmemiştir bu ülkeler kabul etmeyince, diğer küçük ülkeler de yahudileri kabul etmemiştir. dominik cumhuriyeti haricinde gidebilecekleri hiçbir yer yoktu.

    yahudiler (siyonistler) bu kadar iltimas sonucunda kendi ırkdaşlarını bir soykırıma sürüklediklerinin farkında olamamışlardır sanırım. çünkü hitlerin yahudileri kamplara toplayıp yakması ve yoketmesi onlar için de bir süpriz olmuştur. ilginç olan yahudilere yapılan o kadar dışlamaya karşı yahudilerin kıllarını bile kımıldatmamış olmasıdır. ne olursa olsun şu an olaydan memnun olduklarına eminim. çünkü yahudileri ve yahudi bilincini tekrar canlandırmış, üstün ırk gibi kibirli düşüncelerine devam etmişlerdir. hitlerin de yahudi olduğu düşünülürse bu konu üzerine daha çoook yazılır çizilir...

    savaş esnasında rusya ile almanya'nın anlaşmaya varıp kendi aralarında polonyayı paylaşmaları da ilginçtir... (bu rusya da ne gözü doymazmış, her yerde ordan pay isterim burdan pay isterim diye diye kendini yedi bitirdi:)

    katliamdan kurtulmuş yahudilerin veya olaylara tanık olmuş kişilerin anıları için; http://www.sevivon.com/... adresine bakabilirsiniz.

    yahudi soykırım yok demek veya ona benzer şeyler söylemek bütün dünyada suç teşkil etmektedir. bununla ilgili olarak bush amcamız bütün dünyada, yahudi soykırımının tartışılmasının yasaklanması gerektiğini söylemiştir.

    konuyla alakalı olarak; avrupada bir ingiliz yazar yahudi soykırımı ile ilgili yaptığı yorumları ile tutuklanmış 3 yıl hapse mahkum olmuştur. hapse mahkum olan yazar ile ilgili link; http://www.samanyoluhaber.com/...

    bu konu bitmez... 1933 ve 1945 yılları arasında geçen bu savaş esnasında yahudiler büyük bir vahşet yaşamıştır. sonuna kadar araştırılması ve ibret alınası bir olaydır.

    (bkz: kristal gece)
    (bkz: holocaust)
    (spoiled, 31.03.2006 12:42 ~ 15:29)
  15. biraz tarih bilgisi ile irdelenmesi gereken kıyım. (ama kim yaptı?)

    efendim; öncelikle 1500'lü yıllardan başlıyoruz ve yahudilerin engizisyon aracılığı ile ispanya'dan (bu ülkeyi unutmayın) kovulduğu günlere dönüyoruz. sizin de bildiğiniz gibi; bu kovulan yahudileri osmanlı bağrına basmış ve olası bir "yok olma" tehlikesinden kurtarmıştır. her ne kadar 1200 lerden beri danzig ve krakow da, kısacası polonya yöresinde yaşayan yahudiler olsa da, avrupa'lı hristiyanlar arasında mevcut "yahudi nefreti varken" yahudilerin müslüman bir ülkeye gelmeleri bir nevi onlar için kurtuluş olmuştur. çünkü zaten polonyalı yahudilerin güvencesi yoktu, töton şovalyeleri "kuzeyli barbarları" hristiyanlaştırdıklarından beri (ki bu da 1100'lü yıllara tekabül etmektedir.) yahudilerin etrafı sarılmış idi.

    devam edelim; 2. dünya savaşına avrupa'da katılmamış devletler?

    iber yarımadası, türkiye.

    hitlerin "mucizevi bir şekilde" durdurulduğu sınır?

    stalingrad çizgisi.

    bu iki soru şimdilik akıllarda kalsın.

    gelelim şu olguya. "vay hemuğa goyyyim hitlere bak lan herif de ne kin varmış." lakin burada unutulan nokta, bir insanın "kişisel kini" ile gaz odaları kuramayacağıdır. şu soru sorulur; "tüm alman halkı, nasıl oldu da militarist bir çizgiye geçebildi?"

    bir insanın gözü kara bir biçimde askere yazılması için iki sebep vardır. bir; ya artık kaybedecek hiç bir şeyi yoktur; (bkz: fransız lejyonları) ya da sadisttir. milyonlarca kişiden teşkil olan alman ordusunun hepsinin sadist olmayacağını, hadi gerçek üstü bir rakamla %50 sinin sadist olacağını kabul etsek bile, geriye kalan bu %50 yi oluşturan milyonlarca insan nasıl "kaybedecek hiç bir şeyi olmaması" konumuna düşmüştür?

    bu noktada gerçek tarihe baş vuruyoruz.

    alman, saygı duyduğumuz bir komşumuz vardı. 2. dünya savaşına 13 yaşında şahit olmuş... şöyle özetlerdi olayı. "kız kardeşim yahudi kerhanesinde idi ve babam onu geri almak istediğinde vurdular." "bir çok yaşlı alman, yahudi fırınları tarafından fahiş fiyata satılan ekmekleri yemeği reddederek ölmeyi tercih etti."

    bu noktada "pis yahudiler, böüğğğ" diye bir çıkarım yapanlar şu yazıyı şu an terketsin. amaç bir ırkı yermek yahut yüceltmek değildir, bir nebze olsun, ne oldu ne bitti onu anlatmaktır. insanın olduğu her yerde bunlar olmaktadır. ama; "hitlere bak beaaaaah" diyenler, milyonlarca almanın bir sebebi de olduğunu bilsin. kısacası, mantıklı düşünülürse, sebep ne olursa olsun, milyonlarca alman bu savaşa gözü kara biçimde katılmışsa, "bir şeyler olmuş" demektir.

    şimdi tekrar iberya yarımadasına ve türkiyeye dönelim; bu iki devlet de savaşa girmedi ise; ortak bir noktası olması lazımdır. ekonomik sebepler, ispanya'nın iç savaşı, türkiye'de ki iç sorunlar... bir sebep daha olmalı, çünkü ikinci dünya savaşına giren devletlerde de bu sorunlar vardı. istemeyerek de olsa ikinci dünya savaşına giren fransa da, sosyalist parti iktidara geliyordu ve ülkede iç çekişmeler ayyuka çıkmıştı... kısacası ispanya yahut türkiye de "istemeyerek de olsa" savaşa girebilirdi... bilhassa, ispanya italya'ya olan yakınlığı ve stratejik konumu nedeni ile savaşa girebilirdi...

    neden?

    iki ülkede de musevilik tarafından yasak ilan edilen "melezleşme" yer almıyordu, ispanya, engizisyon ile yahudi ırkını çıkarmış, türkiye de ki yahudi cemaat ise kendi içinde yaşamayı seçmiş, zaten müslüman olan bir halkla kaynaşmamıştı. polonya'da ki mevcut melezleşmenin birincil sebebi, hristiyanlığın bozulmuş olması ve kurallar dinamiğinin sarsılması idi. böylece musevi bir birey, tabii olarak, kendi dininden olmayan fakat herhangi bir dine de tam manası ile mensup olmayan bir birey ile daha rahat iletişim kurabilmekte idi. fakat dünya görüşleri tamamen farklı olan müslüman-yahudi ilişkisi evliliğe kadar gidemezdi.


    kısacası artık cümlemizi söyleyelim...

    ikinci dünya savaşı; bizzat art niyetli yahudiler tarafından; melez yahudileri "yer yüzünden silmek" amacı ile başlatılmış; kendisi de "melez bir yahudi" olan hitler (ki en son kendisi de ölmüştür) ve 25 yıldır yahudi tekelinin boyunduruğu altında yaşayan almanların hırsı "sponsor" edilmiştir.

    gelelim tekrar tarihe.

    neden stalingrad çizgisi?

    basit bir matematiksel hesapla, 1200 lü yıllarda polonya'da başlayan yahudi yayılımının, 1900-1200=700 sene= 10 kuşak, batıda ingiltere, doğuda ise hazar denizi kuzeyine kadar ulaştığı düşünülebilir. ayrıca dünyanın şu an ki demografik yapısına bakılırsa, gerçekten de stalingraddan doğuda yahudi yerleşimine rastlanmayacaktır...

    bu noktada, "ohaa lan herşeyi düşünmüşler, bi kışı düşünememişler aq" "ulan napolyondan hiç mi ders almadın be adam" "abi aklım almıyor, rusyanın batıdaki tüm ağır sanayii şehirleri işgal altındayken, ve moskova bile tehlikedeyken, nasıl oldu da bu kadar çok hata üst üste yapıldı ve almanlar geri çekildi?" gibi cümlelerin gerçek sebebi görülecektir.

    elde mükemmel bir malzeme ve mükemmel bir zaman vardı. hırslı bir halk ve bu halkın düşman edilmesi gereken "melez bir halk."

    elbette tüm dünya dengeleri bunun üzerine kurulmuş gibi bir mana çıkarılmamalıdır, hiç bir zaman "abi herşeyin arkasında yahudiler var" diyen klişe adamlarını sevmedim. lakin, evet; oyunun ana planı bu idi, ve diğer devletler "bu sahneye çıkarsak ne kazanabiliriz" (bkz: japonya) mantığı ile haraket etmişlerdir ve bu da mantıklıdır.

    kaldı ki, art niyetli yahudilerin en büyük doktrini "bakın çok düşmanımız var, kendimizi korumak için yaptığımız her şey meşrudur" fikrini yaymaktır. bu gibi bir "abi çok kıyıldık biz ya hep itildik, hep horlandık" olgusu denmezden evvel, önce hiç bir suçu olmayan masum melez yahudilerin bu oyunun içinde kıyılmasının ve zengin yahudilere neden hiç bir şey olmayışının hesabı verilmelidir.

    stalingradda ölü eti yemeye mecbur bırakılan masum halkın da hesabı verilmelidir.

    normandiya çıkarmasındaki taburların isimlerinin ekseri olarak iskoç isimleri olmasının da hesabı verilmeli, bu soykırıma da dikkat çekilmeli ve bu çıkartma esnasında bu adamlara neden gerekli techizatın sağlanmadığının da hesabı verilmelidir.

    "geri dönen haindir, vurun" cümlesi ile sovyet ordusunun kendi içinde katliama giderek, yine masum insanları vurmasının hesabı da verilmelidir.

    avrupa'da ölen milyonlarca masum sivil hristiyanın da hesabı verilmelidir.

    asya'da seks kölesi yapılan genç kızların da hesabı verilmelidir.

    kısacası, verilecek çok hesap vardır lakin tüm dünya ilginç bir oyuna kilitlenmiş, "vay be dayanamayıp ağlıyacağım, ne acı çekmiş adamlar" diyerek mendile sarılmıştır.

    yahudi kardeşlerim şunu bilsin; evet; kandırıldırlar. bunu belki bir müslüman olarak söylüyorum ve objektifliğim tartışılabilir, ama yukarıdaki sorularıma cevap henüz bulunamamıştır.

    melez yahudileri gözünü kırpmadan öldüren, zenginlere dokunmayan zihniyet, yine aynı zihniyet, bu gün filistin de işine kaldığı yerden devam ediyor...

    bir "ari ırk" düşüncesi vardı, doğrudur, ama acaba kimin için?

    unutulan cümle sebebi ile düzenleme:
    üst yazıda "yahudi soykırımı yoktur" demenin suç olduğu bildirilmiş... ben de diyorum neden kapımda siyah giysili adamlar belirdi de, "bu bir kıyımdır" deyince gittiler... her zaman düşünce özgürlüğü diye "anıran" ve hangi art niyetin hegemonyası altında olduğu bu kanun ile iyice belli olan batıya selam eder, "sizin kanunlarınız varsa, bizim de hür irademiz var" diyerek yazıyı noktlarım, sevgiler saygılar. (bkz: düşünce özgürlüğü) ve (bkz: düşünce özürlülüğü)
    (müyendis, 16.05.2006 11:42 ~ 11:50)
  16. almanya da zamanında alman sınırı içerisinde bulunan yahudilerin hepsinin öldürülmeye çalışılması sonucu ortaya çıkan hadise.
    (bkz: kristallnacht)
    almanlar sadece soykırım yapmamışlardır. üstün alman ırkını yaratmak için seçilen alman kadın ve erkeklerini çoğalmaya da zorlamışlardır. böylece gen havuzunu yüceltmeye çalışmışlerdır.
    bir kabule sahiptirler bunu yaparken. alman ırkı en üstün ırktır.
    yahudiler de kendi dinlerinden dolayı kendi üstünlüklerini savunurlar hep. o yüzden ben bu olaya zirve savaşı diyorum.
    (bkz: bu kale benim)
    peki yahudiler birbirlerine bu soykırım olmasaydı o kadar bağlı olabilecekler miydi? tartışmaya açık bir konudur.

    11 eylüle kadar ortadoğuda düzen ve istikrarın devam etmesini savunan amerika, 11 eylülden sonra ortadoğuda rejimi değiştirmeye kadar giden olayların baş aktörü olmuştur. 11 eylüle kadar abd, arap dünyasında demokratikleşme konusunu ağzına bile almazdı. 11 eylülden sonra iran, ırak ve suriyeyi karşısına almış, diğer ortadoğu ülkelerini ise yandaş belirlemiştir. bu bahsettiğim diğer ortadoğu ülkeleri kağıt üzerinde hep amerikan dostu olmasına rağmen, bu ülkelerin halkları abd düşmanı olarak lanse edilmekte veya gerçekten öyledir.
    11 eylül olayları el kaide yani suudi arabistan ve mısır ortak ürünü değil midir? peki neden savaş hattının amerika yanında yer almaya devam etmektedirler. cevabı şudur: bu ülkeler de demokrasi olması karşısında seçimleri hemen abd karşıtı islamcılar kazanacaklardır.
    bugün washington bir ikilem içindedir. hem demokrasiyi ortadoğuya kazandırmak istemekte hemde demokrasi olması sonucunda teokratik hükümetlerin başa geçmesinden çekinmektedir.
    durum böyle olunca abd demokratikleşme konusunda geri adım atmak zorunda kalmıştır. bunu soğuk savaş öncesinde yaşadığı çifte standarda benzetebiliriz.
    bush doktrini eğer böyle bir şey varsa, aslında yanlış hedefe saplanmış durumdadır. çünkü ne ırak'ın ne iranın ne de suriye nin el kaide ile ilgisi yoktur. asıl tehlike abd nin dostu olarak lanse edilen diğer arap ülkeleridir.
    (bkz: one man one vote one time)
    (ahmet karaca, 18.10.2006 13:28)
  17. fransa'da bunu inkar etmek suçtur. görünüşe göre çok yakında ermeni soykırımı da yoktur demek suç olacak. ama ikisine verilen tepkiler biraz farklı. ermeni soykırımı meselei fransa'da daha büyük bir tepki alıyor. onun ifade özgürlüğüne aykırı olduğu söyleniyor ama öbürüne karışan pek yok. bunun nedeni sadece etkin yahudi lobisi değil.

    öncelikle soykırım suçu ikinci dünya savaşından sonra tanımlandı. alman ss subayları bu suçtan yargıladılar ve mahkeme kararıyla suç tespit edildi, suçlular cezalandırıldı.

    bu noktada yahudi soykırımı yoktur demek dünyanın kabul ettiği ve geçerli saydığı bir mahkeme kararını reddetmektir. hukukla kafa tokuşturmaktır. ülkelerin bu duruma karşı hoşgörüsü değişkendir. bildiğim kadarı ile türkiye'de böyle bir yasak yoktur. ancak polonya'da delilleri tekrar inceleme talebi bile reddedilir...
    (azwepsa, 18.10.2006 15:40)
  18. konuyu işleyen bir çok film olmasına rağmen, içlerinden schindler s list, la vita e bella ve the pianist kesinlikle es geçilmemelidir. kanımca herbiri muhteşem olan bu filmlerin yanlı olabileceği ihtimalini göz önüne alırsak birincil kaynaklara başvurmak da akıllıca olur. örneğin bir mein kampf mutlaka okunmalıdır.
    (kızınbiri, 02.06.2007 21:03)
  19. (al da at dercesine, 02.06.2007 21:18 ~ 10.06.2007 18:52)
  20. alman ekonomisi her çöktüğünde bir dünya savaşı çıkmıştır nedense... holocaustda fatura yahudiye kesilmiştir...

    artık önümüzdeki maçlara bakalım değil mi... türk olur, polonyalı olur... artık allah ne verdiyse...

    (bkz: tanrı alman ekonomisini korusun)
    (thraki, 02.06.2007 21:58 ~ 22:03)
  21. woody allen deconstructing harry adlı filminde bu olay için rekorlar kırılmak içindir demiştir ki bu sahneden sonra insan bu replik her hatırlandığında adamı derin derin düşünmeye sevkeder.
    (absolution, 04.06.2007 00:30)
  22. steven spielberg in filmlerinde sık sık işlediği tema.ayrıca;
    spielberg filmleri için sık sık işlenen sıradan bir tema olmasından ziyade,son yüzyılın en acı olaylarından biridir.
    (adrian, 04.06.2007 00:34 ~ 03.07.2007 20:55)
  23. yıkıntılar içindeki ıraklı anne ve çocuk

    çocuk: yahudi olsaydık spielberg bizim de oskarlık filmimizi çekerdi değil mi anne?

    (bkz: penguen)
    (easy company, 04.06.2007 00:46)
  24. ikinci dünya savaşı boyunca milyonlarca avruplaı yahudinin ölüm kamplarında sistematik bir şekilde öldürülmesidir.bu sürecin en korkunç eylemlerinden biri ise auschwits 11 numaralı blokta dr.mengele tarafından esir kobaylar üzerinde yapılan tıbbi deneylerdir.
    tarihi verilere göre soykırım süresince katledlien hiç bir türk yahudisi yoktur.
    (le rouge, 18.07.2007 14:02)
  25. o dönemde nazilerin propaganda araçlarına dikkat çekmek lazım aslında..belki onlarcasından biri ama bulunsun bir yerde..

    avusturyalı yahudi ve eşcinsel bir filozof olan otto weininger cinsiyet ve karakter adlı kitabında yahudileri ve kadınları eleştirmişti..1800 lü yılların sonu ve 1900 lü yılların başında yaşayan otto weininger kitabında şu sözlerin üstünde duruyordu..ya da durmayıp geçip gitmişti..

    "eğer insanlar yalnızca bir kadın veya yalnızca bir yahudi olarak yaşayabiliyorsa; yani kendisini şehvet ve dünyevi duygulardan arındıramıyorsa, o halde yaşamaya hakkı yoktur.."

    ve yıllar sonra naziler bir yahudinin kaleminden çıkan bu sözleri propaganda aracı olarak kullanıcaklar ve milyonlarca yahudinin ölümüne sebep olacaklardı..sağlıksız bir ırk saydıkları yahudileri katledeceklerdi..
    (allahına kadar ateistim bacım, 10.09.2007 01:55)
 sayfa  / 2

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil