|
|
- bizden olmayan*, dışarıdan* gelmiş kişi
(bkz. ecnebi)
- albert camus'nün romanı için (bkz. l'étranger)
- her insanın içinde fark etmeden de olsa barındırdığı, gereken hallerde gereken insanlara karşı iyi bi silah olarak kullanılan, özellikle sevgiliden ayrılmak isteniyorsa ortaya çıkarılması hayli yarar sağlayan şahıs.
- ilk tanışıldığında, ilk görüldüğünde bir insanın size göre olan konumudur yabancılık. o yabancılar ki daha sonra arkadaşınız olurlar, dostunuz olurlar, kardeşiniz olurlar ya da yıllardır beklediğiniz aşkınız olurlar. veya hiçbiri olmazlar. sevmezsiniz zorunluluktan selam verilen, size yük olan kişiler olur kalırlar hayatınızın bir yerinde.
bir de bir arada olmalarına, birbirlerini tanımalarına rağmen birbirlerine çok yabancı olan insanlar vardır ki bunu en iyi anlatan şarkı için:
(bkz: iki yabancı)(ascella, 11.10.2004 00:17 ~ 31.12.2004 15:31)
- (bkz: yabancı damat)
- gözünün gördüğü herşey ve herkes.(buna kendi bedenin de dahil.)
- barda filminin soundtrack'inde yer alan, özge fışkın'ın söylediği, gayet güzel şarkı.
başka bir şehir burası
ışıkları yabancı
daha önce karşılaşmadık
başka bir sokak burası
duvarları yabancı
daha önce selamlaşmadık
başka bir yer burası
odaları yabancı
daha önce hiç sevişmedik
bir sen yoksun
bir de umutlarım
sevgi yoksun
ah korkuyorum
- gözün daha evvel görmediği şey ya da kişi.
(bkz: mahrem)
(bkz: elif şafak)
(bkz: nazar sözlüğü)
- kapı çalar: gelen sevmediğiniz, uzun yıllardır tanıdığınız komşunuzdur...
açmak istemezsiniz ama mecbursunuzdur...
evde anneniz ve siz varsınızdır, annecik yatak odasında yatağına uzanmıştır...
açarsınız kapıyı...
ve işte dialog:
siz: aa hoşgeldin komşu teyze, buyrun içeri.
sevgili (!) komşu teyze: annen yok mu?
siz: evde, odasında yatıyor, siz içeri geçin, ben çağırayım.
sevgili (!) komşu teyze: aa ben yabancı mıyım canım?
der ve pat diye annenizin üstü açık, darmadağınık odasına dalar.
aa ne var canım o yabancı mıdır?
- (bkz: eski sevgili) ve ona dair herşey...
- karşısındakini dinlermiş gibi yapıp bir konuşma sırasında sadece kendi sırasının gelmesini bekleyenlerin, en ufak bir acıda deliler gibi sızlanıp sokakta açlık ve acı içersinde dilenen acizleri görmezden gelenlerin, bi boka yararmış gibi sağdan sola koşuşturup sürekli meşgülmüş gibi gözüken işsizlerin, hayatı hakkında en ufak bir özveri veya girişimcilik göstermeyen komformistlerin, gece gündüz anglosakson kültürün orospularının peşinde koşan ortam çocuklarının, bi sike yaramamalarına rağmen kendilerini önemli sanan bir takım öğretim üyelerinin, dünyayı kurtaracağını sanan kofti devrimcilerin, yağmur yağarken convers giyenlerin, hep tüketim hep tüketim mantığı ile hareket edip emperyal sisteme hizmet eden özentilerin, sabahın sekizinde kalkıp ne istediğini bile bilmeden sırf çevresi bunu uygun gördü diye potansiyelini irdelemeden işe veya okula gidip itler gibi çalışanların, anlatacak tek bir hikayesinin bile olmamasına rağmen susmak bilmeyip bir gün içinde kurduğu 1000 cümleden 1 ini bile manalı kılamayanların yada kısaca bir kez olsun adam gibi aynaya bakmamış milyonlarca insanın arasında, kendini yalnız hisseden bir bireyin, kendini tanımlama şekli.
- sözü ve müziği hüsnü arıkan a ait ebruli albümünden bir şarkı
üç sandığım var bir odanın içinde
üç günlük ömrüm arap benim peşimde
nerde selvi boyum, nerde eski huyum
nerde adalı yarim, nerde sandurakim
yıkıldı bağım kadehim yere düştü
kırıldı testim şarabım göğe uçtu
sandığım kilitte, al fesim kalıpta
mastor oldum başım duman, dert yanar ocakta
açtım sandığımı kuşandım geldim
ne ben çağırdım ne sen kal dedin
tükendi mecalim, kimse bilmez halim
mastor oldum başım duman, boynuna vebalim
- yabancı; kendimin karşısında ben'dir, yani doğa insanı karşısında kafa insanıdır.*
- bulmacalarda en sık sorulan sorulardan biridir. soldan sağa iki harflidir.
- barda filmine çok yakışan bir şarkı. soundtrackin olmazsa olmazı adeta.
"başka bir şehir burası
ışıkları yabancı
daha önce karşılaşmadık "
daha nasıl anlatılırdiki...
aynı güzellikte bir diğer soundtrack şarkısı için>> (bkz: yarın)
- bir burak çağlar şiiri
aslında senin içinde biriydi,
konuşurken bana bakan.
gözler senindi senin olmasına ama,
aslında bakan başka biriydi.
en çok sen giderken hissetmiştim,
içindeki yabancıyı
çok sonraları fark ettim,
benim asıl aşkımın içindeki yabancı olduğunu.
ne yazık ki o da seninle gitti.
gözlerinle
- henüz tanışılmamış olan kişi.
|