gündem
  1. · 29 kasım 2009 barcelona real madrid maçı
  2. · kız arkadaşı behlül ve sawyer la yatakta basmak
  3. · babaların garip huyları
  4. · 24 kasım 2009 barcelona inter maçı
  5. · gece yarısını geçtiği halde sözlükte dolaşan kız
  6. · google wave
  7. · fotoğraf makinası olmayan japon
  8. · sınırsız adsl
  9. · hakan şükür

yabancıların türkiye ye ve türk insanına bakışı  

  1. olduğumuzdan çok farklı biliyorlar bizi, olduğundan çok farklı tanıyorlar ülkemizi. özellikle bildikleri sadece televizyon ekranından ibaret olan yabancı ise bu, gerçekten bize çok yabancı kalıyor.

    kimisi güzel ülkemizi ırak gibi karışık sanıyor, kimisi türk insanın neredeyse tümünü kör cahil düşünüyor, medeniyetten yoksun biliyor bizi. sözlükte yazdığına göre bir türk'e siz hala develerle mi geziyorsunuz diye sorabiliyorlar.

    ingilizcemi geliştirmek adına, yabancı insanlarla yazılı konuşmak amacıyla, bilgisayar başındaki zamanımı bir süre chat'e ayırdım. asl gibi bir soru umrumda değildi ama karşısındaki ısrarla sorup türk olduğumu öğrendiğinde bir daha cevap gelmemesi düşündürdü bana bu başlığı. bizi öcü mü sanıyorlardı acaba. bir chat programıyla ne olur demeyin, bu çok sık karşılaşılan bir vaka ise bu bir toplumun bize bakışının bir göstergesi olur.

    medeniyetin öncüsü olmuş bir millet, reklamını iyi yapamadı, gösterişten kaçındı, derdini ve kendini anlatamadı demek ki.

    yanlışlarımız yok muydu? vardı. böyle bir yargının oluşmasına sebep olmuş vakalar var belki ama söyleyin bana hangi milletde yok bunlar? avrupa mı güldürmeyin beni.

    düzeltme: bazı arkadaşlar, yazıda yazdığım chat durumunu alaya almış. kişi kendinden bilir işi ya, işte o tarz anlatmış olayları. bilmezler bu bünyeler kız peşinde koşmadan chat yapabilmeyi. anlayamazlar o yüzden bu durumu.
    (for life, 25.08.2008 02:05 ~ 13:29)
  2. yurt dışında okuduğumdan yunan arkadaşım "türk kızlarının hepsi türbanlı (elleriyle işaretini yapıyo ) değil mi ?" diye sormuştu.ben de hayır dediğimde "ama tv de gördüm.cumhurbaşkanınızın eşi öyleydi."demişti.ne diceğimi bilememiştim.
    (grace slick, 25.08.2008 02:11)
  3. (bkz: yukarıdan)
    (diazepam, 25.08.2008 02:12)
  4. yabancıların kendi problemidir. bu yüzyılda hala bir takım efsanelere inanmaya devam edeceklerse böyle bir cahillik karşısında ben bu yabancıların kendi bok yemesidir derim.
    (seashell, 25.08.2008 02:38 ~ 02:41)
  5. eğer ülke reklamını yapmak için eğitim, kültür, sanat, spor, teknolojisini kullanmayıp salak sulak tv reklamlarıyla avrupalıları etkilemeye çalışıyorsa ve etkilediği ülkelerden gelen insanları, sex rambolarıyla (bkz: sex rambosu), kazıkçı esnafıyla karşılıyorsa, taylanda, hindistana, ırak a oraya buraya olan bakıştan farksız bir bakıştır.
    (calligrapher, 25.08.2008 02:43)
  6. nefretten daha öte daha korkunç bir bakış açısı; "ahaha sizi gidi küçük insanlar" şeklinde bir bakış açısıdır. yaşadığım çoğu deneyime dayanarak söyleyebilirim ki kesinlikle biz türklere saygıları yok bu yabancıların. nefret gibi asil bir his bile beslemiyorlar yani. bizler onlar için herşeyi yapabilecek küçük kölecikler olmuşuz adeta. aaa bak neler de biliyor havasındalar her zaman. tabi ki benim deneyimlerim genelleme yapabilmek için yeterli değildir. fakat şahsım adına ortada başka bir kriter olmayınca ister istemez genelleme yapıyor insan. başta da dediğim gibi onlar bizleri sadece işlerini yaptırabilecekleri, eğlenebilecekleri küçük insanlar olarak görüyorlar. adeta bir alt küme olmuşuz. bakış bir millete bir ülkeye değil bir alt kümeye bakış yani.
    peki neden diye soruyor insan elbette. ben de sordum kendime tabi ki. ve kendimce bir cevaba bağladım. aslında sadece tek cevabı yok bu sorunun fakat bence en önemlilerinden birisi; "onlar" uğruna dilimize gösterdiğimiz saygısızlığa şahit olmaları. merak ediyorum başka hangi millet (muz cumhuriyetleri hariç) bir lira daha fazla kazanabilmek için anadilini bu denli kevgire çevirebilir. başka hangi millet anadiline bu denli ihanet edebilir?? ya soruyorum sana sözlük başka hangi millet bir lira fazla kazanabilmek için kendi dilini unutabilir?? anlamadığım nokta neden biz onların dilinden anlamak zorunda kalıyoruz. neden onları zorunda bırakmıyoruz. türkçe konuşmak bu kadar mı zor be kardeşim??
    aslında adamlar haklılar bir yerde. kendi dilini hiçe sayan bir millet olarak saygıyı da unutmamız gerek sanırsam.

    edit büdüt: ha bu yazıdan -özellikle son cümle nedeniyle- "biz bunu hakediyoruz" anlamını çıkarmamanızı rica edeceğim. ben hakettiğimizi alamadığımızdan yakınıyorum.
    (sheakspoor, 25.08.2008 03:44 ~ 04:55)
  7. (bkz: sik kafalı japon askeri)

    (bkz: arap yağı bol bulunca)

    (bkz: gavur amı gibi yanıyor)

    (bkz: şaka olsun diye yunan arkadaşı denize dökmek)


    bu liste daha da uzar gider ama anladın sen onu. bütün toplumlar hayalidir, yani kimse bizden daha iyi ya da kötü değil ama biz öyle olduklarını tahayyül ediyoruz. "diğerleri" de aynı şeyi yapıyorlar ve bizi olduğumuz ya da olmadığımız şekilde algılıyorlar. uzun lafın kısası "bir türk dünyaya bedeldir"!..




    benedict anderson - hayali cemaatler.

    samir amin - avrupamerkezcilik.
    (yesilcuppelipenguen, 25.08.2008 04:48)
  8. aynadaki pipi gibidir. yanılgılıdır. tıpkı bizlerde onlara bakılan gibi. aslında pipi örneklemesinde olduğu gibi hepimiz aynda pipiyi görür gibi görüyoruz başka milletleri. yanılgı ve olduğundan farklı. çünkü işin içinde millet varsa halk vardır. oysa bize gösterilen sadece politikalarıdır. tarihetn akılda kalan özellikleridir.
    barbar türkler, olarak biliniyorsak bu bunun işaretçidir.
    (gone with the sin, 25.08.2008 05:02)
  9. şöyle ki abazan gençlik dönemleri internette kız peşinde koşuyorum. ama o kadar süper insanım ki hiç yalan konuşmuyorum. aslında kız erkek ayırmıyorum canım önüme gelenle muhabbet ediyorum üç kuruşluk ingilizcemle ülkemi temsil etmeye çalışıyorum işte.

    yine böyle bir günde fransız arkadaşın tekiyle asl olaylarına girdik. ben gururla turkey dedim ama karşı tarafta reaksiyon yok. turkey? istanbul? diye üsteledim. sonra türkiye'yi bilmediğini ama istanbul ile ilgili birşeyler duyduğunu geveledi. ben o an kıza cahil cühela gözüyle baksam da ona belli etmedim. muhabbeti ilerlettik burası kastı msn var mı kıvamına geldik.

    neyse esas mevzu şu ki ilerleyen yıllarda bu benim aklıma takıldı. nasıl olur da o kız türkiye diye bir ülkeden bir haber olurdu. sadece ona özgü bir salaklık mıydı yoksa genel yabancı gerçeği miydi gibi sorular sorup cevaplamaya kalktım.

    100 fransız hatunu arasında yaptığım ankette 55'i msn adreslerini vermeye yanaşmıyorken 35 tanesi türkiye'yi duymadıklarını, kalanların üçte biri türk erkeklerine bayıldıklarını ifade ettiler...

    böyle değil tabi ki. ben düşündüm ki her ülkenin bir maskotu var. her ülke bir şeyi ile meşhur. fransa deyince aklımıza moda, güzel kızlar filan geliyor. finlandiya deyince nokia aklımıza geliyor. almanlar araba markaları ve alman çeliği ile ünlü. hindistan'da dünyanın en büyük hackerları yetişiyor. brezilya deyince aklımıza ronaldinho geliyor... amerikalılar kovboy şapkası takarlar, çinliler çekik gözlüdür, japonlar aşırı gururludur.

    her ülkenin bir insan profili var ve her ülke bir şeyi ile övünüyor. gerek bir şirketi, gerek bir lideri, gerek bir futbolcusu...peki türkiye'nin bu tarz argümanları yok mu elinde. en bastinden atatürkümüz var bizim. tartışmasız gelmiş geçmiş en büyük liderlerden biri. peki ben o kıza atatürk'ü sorsam bilir miydi? demek ki tanıtımda bir eksiklik var.

    ya da mesela galatasaray uefa kupasını aldı üstüne real madrid'i yendi süper kupayı aldı peki yeterince faydalanabildi mi? kaç kişi şu anda galatasaray'ı ve onun sayesinde türkiye'yi hatırlıyor?

    süreyya ayhan, nihat kahveci, hidayet türkoğlu, koç, sabancı, kütahya porselen, denizli horozu, izmir'in kızları, orhan pamuk, tarkan, sertap erener...bunların hepsi teoride reklamı yapılabilecek, tanıtımda kullanılabilecek argümanlar. ama neden olmuyor, neden kimse türkiye'nin bir güzelliğini benimseyemiyor?

    açık konuşmak gerekirse chat ortamında en rahat konuşabildiğim insan profili türkiye hakkında en ufak bir şey bilmeyen insanlardı. diğerleri çünkü türkiye'de eli silahlı peşmergelerin dolaştığını düşünüyorlar. kara çarşaflı korkutucu kimseler, baskıcı bir rejim...dağdaki terörist ile islam dinini bağdaştrıyorlar. türkiye ile de terörizmi. öyle ya da böyle bizi yanlış tanıyorlar. eminim ki düz, çorak köylerden, teknolojiden yoksun cahil bireyler olduğumuzu düşünüyorlardır. değiliz işte değiliz ama bunu anlatacak olan ben değilim, anlatacağım merci chat sayfası hiç değil.

    bilmemiz gereken şu ki aramızdaki farklılıkları kendi aramızda benimseyemediğimiz sürece bir yabancının bizi bensemesini bekleyemeyiz. burasının adı türkiye ama bırakın her ili her mahalle kendi kafasına göre takılıyor. açık bir gruplaşma varken ve türbanlısı güneş gözlüklüsünü, mini eteklisi köylüsünü kabullenemezse biz kimseye bir sikim tanıtamayız.
    (elladan tinuviel, 25.08.2008 05:29)
  10. lidanis'dir.
    (bkz: ölüdeniz)
    (comatose, 25.08.2008 09:09)
  11. (bkz: yabancı milletlere bakış)" onmousedown="return bkc('2667459','+%60yabanc%FD+milletlere+bak%FD%FE%60')">yabancı milletlere bakış)

    bu başlık altında da benzer bir durum tartışılmıştır..
    (insansevmeyenhayvan, 25.08.2008 10:57)
  12. bu konuda sorun, bizim kendimizi ifade etme güçlüğü içinde olmamızdır.

    adam akıllı bir tarihi olmayan amerika, vietnam'a haksız bir şekilde giriyor. ama çektiği filmlerle, bayrağını göklere çekiyor, aklı sıra kendini yüceltiyor. film çekerek anlatmalıyız biz de demiyorum ama bu sadece bir örnek.

    buna benzer örnek çok. onların reklam politikalarının tekniklerini bilmeyen yok.

    ama kaç millet; düşmanıyla yemeğini paylaşmış? kaç milletin caddelerinde sinagog, kilise, camii'nin yan yana durma medeniyeti yaşanmış. (ortaköy)

    çok da dert değil yabancıların bize bakışı demek yanlış. anlatabilmeli gerçekleri halbuki...
    (for life, 25.08.2008 13:36 ~ 13:37)
  13. bakan ve bakılan ınsana göre değişir.

    mesela latin hatunlar çok güzel bakıyor. herkese de öyle bakacak diye bir şey de yok ama.
    (bana bakıyorlar demek istemiyorum bu entryde, hayır)
    (hataliysam pm at, 25.08.2008 13:59)
  14. herkesi başı açık sanıyorlarmış.
    bir arkadaşım dediydi ne diyeceğimi bilemedim.
    (atlantis, 25.08.2008 14:03)
  15. her zaman ilginç gelmiştir bu bakış açısı. bendeki versiyonu, örneğin belgesel kanallarında türkiye ile ilgili belgeseller görünce aslında hep bildiğimiz şeyleri bir de dışarıdaki insan nasıl görmüş, algılamış onu öğrenmek için oturup bu belgeselleri daha dikkatli seyretmekte vücut buluyor. birkaç örnek vermek isterim:

    - taze taze örneğimiz: national geographic channel'da türkiye, doğa ve ekoloji konulu belgesel var. insan yabancıların gözüyle seyredince daha değişik bakıyor. allah'tan bu belgeselde, röportaj yapılan türklerin konuşmaları üstüne türkçe dublaj koymuyorlar. bunun yapıldığı oldu.. ilginç bir deneyimdi. onun dışında gerçekten böyle güzel belgesellerde türkiye'yi görmek, boğazdaki yunusları, akdeniz'de türü tükenmekte olmakta olan akdeniz foklarını -biz belkivarlığından bile haberdar değilken ve çok az görme fırsatı bulmuşken- televizyondan izlemek hoş. çünkü biliyoruz ki türkiye, kendiyle ilgili belgeselleri yeni yeni, iz tv ile yapmaya başladı. önemli bir eksiklik var bu konuda.
    - geçen aylarda discovery channel'da marmaray projesiyle ilgili ilginç bir belgesel vardı. orada yabancı sunucuyu görmek, tanıdık bildik mekanları görmek çok heyecanlan vericiydi. hemen daha dikkatli seyretmeye meylediyor insan. burada marmaray projesinde çalışan türklerin röportajlarının türkçe dublajla verilmesi garip gelmişti bana. yine tekrarlıyorum, türkiye kendi teknolojik gelişmeleriyle ilgili belgesellere ne yazık ki daha önem vermiyor. metronun yapılması, marmaray projesi olsun, yapılan gökdelenler olsun, bunlar kaydedilmeli bence. üçüncü köprü yapılacak ileride, kimsenin bununla ilgili belgesel çekmeyi düşündüğünü sanmıyorum.
    - yine geçenlerde discovery channel'da rastladığım football hooligans international programında türkiye'deki holiganizmi, galatasaray-fenerbahçe rekabetini, taraftarları görmek için gelmiş bir ingiliz. çok ilginç bir deneyimdi o da. galatasaray amigolarıyla konuşuyor adam, diyorum ki aha siktiler adamı oracıkta. herif bilmiyor, gidiyor leeds maçındaki olayları soruyor 10 dakika sonra fenerbahçe deplasmanına gidecek taraftarlara. haliyle biri çıkıp başlıyor küfür etmeye. yapmayın etmeyin rezil oluyoruz derken adamın üstüne şişe fırlatıyorlar. tırsıyor, kaçıyor ortamdan. sonra adam fenerbahçe taraftarlarının olduğu yere gidiyor, bir bara giriyor. fener stadına girerken ingiliz sunucunun elinde sigarası birası, kafayı bulmuş. 10 dakikada benzettiniz adamı kendinize diyorum. sonra aklıma geliyor bu adam zaten holiganizmin merkezinden geliyor. adaptasyon sorunu çekmemiştir diyorum. iki taraftan da baktığımı görüp seviniyorum.
    - discovery channel'ın 8 bölümlük dünyanın en zenginleri belgeseline rastlıyorum. bakıyorum, bir türk. alinur velidedeoğlu'nu anlatıyorlar. alinur velidedeoğlu konuşuyor, üstüne türkçe dublaj yapılmış. garipsiyorum yine, ama bir taraftan da gurur duyuyorum. daha bir merakla izliyorum.

    örnekler çok daha fazla çoğaltılabilir, belgesel dışından da verilebilir. sinemadan, spordan. spor demişken, hep merak ederim mesela türk takımlarının yabancı takımlarla yaptıkları maçlar sonrasında yabancı basının yazdıklarını. onda tabii "nasıl göt oldunuz lan ibneler" duygusu var. neyse onu bu konuya bağlayamadım. geçelim.
    sonuçta yabancı kanallarda türkiye ile ilgili her ne verilirse verilsin, onların türkiye'ye ve türk insanına bakışını kendimiz görmemiz açısından bir fırsat olarak bakmak gerekir. aslında şöyle diyelim, biz kendimizi onlara nasıl tanıtmışız, nasıl anlatmışız. bunu görüyoruz aslında. diyeceğim odur ki eğer bir gün böyle yayınları bir gözünüzle türk gibi övünerek izlerken diğer gözünüzle de yabancı gibi bakmaya çalışırsak daha iyi anlatırız kendimizi, haksız ithamlara daha az mahal veririz.

    (bkz: giri sonlarında saçmalamak)
    (misuf, 24.09.2008 17:10)
  16. bakan şahsın sosyo-ekonomik durumuna göre yani eğitim seviyesine göre değişiklik gösterir.mesela ben üniversite mezunu amerikalı birisi ile türkiye hakkında sohbet ederken geyik olsun diye ülkemi farklı şekilde anlattım.ülkemde hala köle ticareti var,kurban bayramında çocuğunu kesenler var,ülkenin çoğu ninja,metropollerde metrodan çok deve ile ulaşım sağlanıyor vs dedim.benim bütün bunları ciddiyetimi bozmadan savunmama rağmen o bunların hiçbirine inanmadı ve sonunda gerçeği itiraf ettim.aynı şey başka kişilerle sohbetlerimde de defalarca oldu.

    demek istediğim şey şu amerika'da yaşayıp kör cahil dolaşan,hayata koyun gözüyle bakan,televizyonun şırıngasıyla bilgi sahibi olan amerikalı bir malın, benim ülkemdeki insanların deve sırtında işe gittiğini düşünse ne olur düşünmese ne olur.ben o adamla oturup bu konu hakkında konuşmam bile.onun bizi ortaçağda yaşayor olarak bilmesi bizim sosyo-ekonomik durumumuzu sarsar mı? sarsmaz bence.

    konu şu şekilde şekilleniyor bir ülke hakkında doğru bilgi sahibi olmak için o ülkenin kendini nasıl pazarladığı önemsiz bir şeydir.o pazarlama yöntemi ile sadece aptalları kandırabilirsiniz.her şey bireyim kendi bilgi ve arşatırmaları ile olmakta. cibutide yaşayan halkın müslüman olduğunu ve ortalama 4 dil bildiklerini bilmem için cibuti'nin bana kendini pazarlaması ya da ülkemdeki televizyonların cibuti ile ilgili haber yapması gerekmiyor.
    (menemene benzeyen picasso tablosu, 24.09.2008 17:57 ~ 18:23)
  17. biraz dar görüşlü ve geri kafalı buna mukabil değişmelere çabuk ayak uydurabilen, soğuk kanlı hatta dejenerasyona yatkın bireyler olarak gördüklerine eminim. hemen her konuda politik davrandıkları bireylerimizi eğitim, aile, terbiyelerine göre kategorize ettikleri vâkidir.
    (nokturnal mania, 24.09.2008 18:29)
  18. genelleme sınırlarını zorlayan bu başlık için diyebilirim ki;
    yabancılar türkiye'ye gül, türkler'e de diken gözüyle bakıyorlar.
    (mythmaker, 24.09.2008 18:57)
  19. yabancıların türkiye ve türk insanına bakışını yorumlayabilmeniz için bence bir süre bu yabancılar ile yaşamalısınız.
    insanın bir konuda götünden uydurmaması için bir şeyler yaşamış ya da yaşayanı görmüş, biliyor olmalı dimi??
    yoksa mazallah hepimiz sosyolog, hepimiz insan ilişkileri uzmanıyız..

    bir yabancının bir türk hakkında kötü bir şey düşünmesi ya da ön yargıya sahip olması için bir olay yaşamış olması gerekir değil mi? eğer siz gidip adamın ülkesinde evde koyun besliyorsanız, buna tepki göstermesi çok normaldir. hadi gelin bu adama anlatın bakalım o insanın nereden geldiğini, eğitim seviyesini, bık bık bık.. sizin öyle olmadığınız bık bık bık..

    insan haklarının yüksek olduğu bir ülkede, insanların zorla ülkesinden amcasının kızını getirdip evlendiğini ve üstüne çocuk yapıp, bu çocukların engelli olması sonucu, yerel belediyenin bir sürü para harcamasını "böyle bir evliliği yaptılar hadi, nasıl çocuk yaparlar aklım almıyor!" diyen tıkır tıkır vergisini ödeyen yan komşuya anlatın bakalım.

    sırf türkiye'de gazete var ve haberler sadece türk televizyonunda. dışarıda kimse okumuyor, duymuyor, görmüyor skandalları arka arkaya. onlara ne dimi. kendi haberlerine baksınlar.

    ab gelin uzlaşalım diyor. adamlar konuşarak çözüm bulmaya alışık. ama kabadayılanıyoruz ee niye kapıları açıyorsun o zaman. ya al ya da alma diye. pardon sizi ne rahatsız etti acaba deyip, alınan cevaba politik ve nazik bir cevap vermek yok ama. sonra türkler barbar. başındakinin üslubuna bak sen önce. diğer ülke liderleri akşam eve gittiğinde karısına ne diyor sence? öküze bak mı? yoksa akıllı ve nazik adammış mı??

    yaşadığı ülkede vergi kaçırmak için, 2 tane işsizlik parası almak, faturalarda oynama yapmak için kırk takla atıp, sonra yakalanan türklerin güvenilirlilik katsayısı ile hiç alakası yok! hepsi iftira zaten.

    evinde bomba yakalan, aynı zamanda polis araştırmasında bulunan videoda ailesiye helalleşen, allah adına şehit olacağını söyleyen adamın, hayatında terör ile yaşamaya alışmamış elin adamlarını eğitmek gibi bir misyonu var zaten. niye türkler kötü olsun ki.

    şimdi sizin anlamadığınız şey şu : problemsiz bir hayat yaşarken ve kendinize göre bir düzeniniz varken, vergi ödüyor, kanuna uyuyor, insanları inançları yüzünden fanatikçe ayırmıyor, herkesin inancı, hayatı kendine diyorsanız, huzur ise yaşadığınız; huzursuzluğa alışmış, kuralların etrafından dolaşıp kendine göre yollar bulmuş, vergi kaçırmaya alışmış, çalışmadan milletin parası ile yaşamaya bakan birileri olursa çevrenizde, bir de üstüne kocanızın çalıştığı iş yerine birileri bombalı saldırıda bulunmak isterse, cnn'i açınca bazı ülkeler hakkında sürekli problem görürseniz; çok normaldir önyargılı olmak. size aynısı yapılsa sizde belki aynı düşünürdünüz. ama olayın birde şu tarafı var ki aynı insanlar türkiye'ye tatile ya da iş seyahatine geldiklerinde olayın öyle olmadığını görürler.hele bir süre türkiye'de yaşayan yabancılar gitmek istemez. ev alıp yerleşmiş bir çok yabancı da vardır türkiye'de. demek ki neymiş burdan çıkacak ders : gönderdiğin kişilerin kalitesine bak önce sen. avaz avaz biz öyle değiliz diyeceğine!! çünkü sevgili yazar kardeşim ne sen ne ben onlar gibi değiliz. ama ön yargıyı yıkmak için çoğunluk olmalısın. yoksa azınlık her yerde azınlıktır!! hele de tek görebildiğin onlarsa.

    kapiş?
    (life for rent, 24.09.2008 19:31 ~ 19:45)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil