türkiye'nin arabistanda olduğu, türkiye'de arapça konuşulduğu gibi yanılgılar, genelde de amerikalılar böle biliyor, daha ikinci dili olmayan, hatta kendi dilleri bile olmayan insanlar size böyle şeyler söyleyince apışıp kalıyosunuz,pes valla dedirtiyolar insana...
mısırda iken çarşılar da gezerken dükkan sahiplerinin bizim türk olduğumuzu anlar anlamaz sarf ettikleri cümle. 2002 dünya kupası zamanlarıydı o zamanlar, hasan şaş da çok popülermiş demek ki...
bunlar çok çeşitli bilgilerdir. doğru bilenler, türkiyenin çok güzel bir ülke olduğunu, gerek kaynakları gerekse tarihi eserleri ve ressamlara ilham veren manzaraları açısından zengin ve büyük ölçüde modern bir ülke olduğunu bilir. yanlış bilenler ise türkiyeyi küçük iran zannederler, çarşafsız/türbansız hatun görenler şaşırır. bizse aksini kanıtlamaya çalışmadığımız gibi kızarız. ki bazılarımız o hale getirmeye çalışır, çalışmaktadır. genellikle türkiye'yi bilmeyenlerin türkiye'yle ilgili bildikleri yanlıştır.
gözlemlediğim kadarıyla, erkeklerin en az 2-3 eşi olduğu sanılmakta, tek eşliler tebrik edilmektedir.
kadınların başlarını kapatma gibi bir zorunluluğu olmadığını bilenler bile asla mini etek, şort v.s giyen bir bayan göremeyeceklerini düşünür.
rusların tarkan sevdası tam gaz devam etmekte, birkaçının mp3'ünde hala şımarık bulunmaktadır. shakirayı türk sanan turist de görülmüştür ki yanlış bilinenler kategorisinde daha ne ilginçliklerle karşılaşabileceğimizin ipuçlarını burdan bile anlamak mümkündür. galatasaray 2000'lerdeki kadar olmasa da popülaritesini tabi ki devam ettirmektedir.
galatasaray, hasan şaş, istanbul, bodrum,tarkan,ilhan mansız(japonlar veya caponlar için),magazin programlarımız(ananı türk magazinlerinde gördüm), temizliğimiz(dip köşe yapılan temizlik için: türk temizliği yapmışşın)
- nerelisin?
+ turkiye.
- aa bi dakka! siz deveyle mi seyahat ediyosunuz ya?
+ sen amerikalı msıın?
- eed de ne demek bu? salak dmeye mi çalışıyosun?
+ ...
- tamam neyse.bişey daha sor, bilicem.
+ peki, nerde turkiye?
- çinin yanında hemen.
+ ...
kimse baklava, ayasofya filan demiyor artık! bugün yeni zelanda, avustralya, usa, tanzanya, hindistan ve ürdün vatandaşı olan kişiler benimle 1 saate yakın "pkk" hakkında konuştular. an itibari ile yabancıların tek takip edip bildiği şey yaşanan "pkk sorunu"dur.
tuhaf dimi..size orada yani memlekette gazetelerde ve tv de öyle yansıtılmıyor dimi???bir tek sizi kandırabiliyorlarda ondan...
türkiye'nin bir arap ülkesi olduğunu düşündüklerinden 1 litre petrolün 1 litre sudan ucuz olduğunu düşünen ibiş versiyonlarıda vardır bunların. ah canlarım bir bilseniz dünyanın en pahalı petrolü benzini bu ülkede, gidip orhun kitabelerinden bile özür dilersiniz.
toplumsal bir kural olarak, türk kızlarının evlenmeden seks yapmasının tuhaf karşılandığı gerçeğidir. sırf bu konuyu merak ettiği ve bir türk kızının görüşlerini almak istediği için 30 küsür yaşlarında bir amerikalıyla uğraştım ben. "neden türk kızları seks yapmayı sevmiyor?" diye soran bir fransız da tanıdım...
garip ama eskiden bizimle ilgili rakı, kebap , baklava, lokum bilirlerken şimdilerde bildikleri türban oluyor. askılıyla kotla gezince bizi iranla karıştırıp siz türkiyede böyle giyinebiliyor musunuz diye soruyorlar. hayır beni korkutan şu yoksa bir bildikleri mi var..
italyan arkdaşım andrea 'sizin ülkenizde dini problemler var değil mi? herkesi çarşaf giydirmeye zorluyorlardı galiba burada öyle anılıyorsunuz da, var mı öyle bir şey' demişti..
düşünün, pek güzel şeyler biliyor bazıları.
taksiye bindiklerinde uyanık yurdum şöförünün 10 dakikalık yere 1 saatte götüreceği gerçeği. ve bilseler de bu gerçek değişmiyor ne yazık ki. onun yerine yolu bilmek gerekiyor.
avrupanın bir çok yerinde karşılaştığım genel soru hala arap alfabesini kullanıp kullanmadığımız ve çöllerimizde deveye binip binmediğimizdir. genel olarak temel eğitimlerinde ne şekilde anlatıldığımız çok net hissedilmektedir.
arap yarımadasında da modernlik açışından ahlaksızlığa kaymış bir toplum havası çiziyoruz, ki bu bakış açılarını sadece islam'in insanlar üzerindeki barnaz etkisine bağlıyorum, ya da insanların barnaz kafaları ile islam'i yanlış yorumlaması de denebilir bu duruma.
hiç bir masraftan kaçmayarak yazar arkadaşlarla yaptığımız deneyin sonuçlarıyla irdeleyebileceğimiz olgu.
denek: oliver (he is from switzerland)[basket zirvelerinde tanıştık]
blondy,renkli gözlü,1.90 civarı,basketçi,aylık 3000 öyro maaşlı işi olan, 21 yaşında, hafiften brad pitt'e benzeyen bir genç.( kendimi esra erol gibi hissettim lan)
biraz alakasız bilgiler de var girilerde ama;
türk damak tadını ve en müthiş şarkıcımız kenan doğulu kısmını yakalamışsınızdır.
daha önce bahsi geçmeyen dialoglar geliyor(ingilizcenin kusuruna bakmayın bro..lar);
ben-i want to live in new zealand
oliver-why?
ben-because of lotr
oliver-(swh)
ben-and i want to live in maldivs
oliver-why?
ben-because of mahsun
oliver-(boşluk)
ben-don't you know mahsun?he is a director,singer and actor.he directed video in maldivs.
***
(kenan doğulu our best singer muhabbetinden sonra)
ben-do you know tarkan?
oliver-yes,sure.
ben-ulan adam kaç senedir ortada yok hala tanıyorlar anasını satıyım,dur sen duuur,
ben-okay, do you know ismail yk?
oliver-(garip bir yüz ifadesi)
dadundan yinmazz-(kopuş)
spazmol-(kopuş)
dadundan yinmazz-(zorunlu açıklama) he(ismail yk) dresses like a rock musician,but he does arabesk music.
oliver-(swh)
ayrıca içtiği şalgamın içindekiler kısmında yazan ash(kül) e çok şaşırdı,ayrıca boğaz köprüsünün ışıklarının sürekli değişmesini gereksiz buldu ve boşa para harcanması olarak gördü.