en son olarak lost'ta ki sawyer karakterini canlandıran josh'ın türkiye'ye gelmesiyle daha da bir göze batan durumdur. dikkatli izleyiciler farketmiştir; adam arada bir "şükran" diyor. josh, bizleri araplarda karıştrmış olmalı. bu iyimser bir yorum. bizi hala arap da zannediyor olabilir. belki de, buraya gelmeden önce, fesle, deveyle karşılaşacağını umuyordu.
orda birisi söyleyemedi,"ne şükranı, biz arap değiliz diye." bu yazı benim dışımda birisi yazsa, hemen, tanıtım yetersizliğine bağlayabilirdi konuyu. hayır. buna inanmıyorum. bu, bilmeyenin cahilliğidir. başka bir açıklaması yoktur.
doğru düzgün tanıtım yapılıyor mu? o da ayrı bir mevzu. bir dansöz imajımız var zaten. dayamışlar, o sürüyor. dünde gördük. adamın önüne dansöz çıkardılar.
lan biz memleketimizi kıvıran kadınlarla mı tanıtacağız, erotizmle mi tanıtacağız. hiç bir tanıtım filminde veya yazılı basında bu kullanılmamalı.
yunus emre'mız, mevlana'mız var. çini'miz, ebru'muz var. mimarimiz, tarihimiz var. bunların hepsi bir kenara, anadolu var. terterimiz milyonlarca yürek var.
sawyer son sözüm sana; her ne kadar iyi niyetle söylesende "şükran,şükran" diye, bu kadar cahil olma. yakışıklısın amma, karizmayı çızdırdın bir kelimeyle.
türkiye?, evet ismini duymuştum. birkaç resmini gördüğümü de hatırlıyorum. uzaklarda, asya'da bir ülke olmalı. (kaynak: 80 li yıllardaki trt türkiye tanıtım filmleri)
iki üç yılda ancak bir iki kaliteli film yapabilen (bkz:
babam ve oğlum), nobel ödülü almış yazarı ölüm korkusuyla yaşayan (bkz:
orhan pamuk), yetiştirdiği en büyük sanatçılarından biri ülkeyi terketmekten bahseden (bkz:
fazıl say) her ülkenin başına gelebilecek bir durum.
(bkz:
hafızaya refresh atmak)
yurt dışındayken yabancıların ülkeniz hakkında ne kadar yanlış bilgi sahibi olduğunu daha iyi anlıyorsunuz.örneğin bir brezilyalı arkadaş "hırsızlık yapınca sizin elinizi mi kesiyorlar?"diye sorarak beni şoke etmiştir.
(ceyus, 20.04.2008 00:40)
çıkardıkları türkiye ye ait rehberler ve tarihi bilgi içeren kitapları inceleyecek olursak bizi bizden daha fazla bilmeleri şeklinde değerlendirilebilir.ancak işlerine gelmediğinden hemen bilgisizliğe vurmayı çok iyi becerirler.dansözden daha iyi kıvırttıkları gerçektir.
türkiyede yaşayanların türkiye ile ilgili bilgisizliğini görünce hiç de şaşılmaması gereken durum.
yabancıların türkiye yi istanbul dan ibaret sanmaları bu durumun bir kanıtı. sanana değil sandırana bakmak lazım tabi.
tüm türkiyenin izlediği bir kanalda herhangi bir yabancı konuk 'yyiiakşmılarr eyistanbüuull' der ve aklıbaşında bu konuda hassas olan herkes bu durumu farkeder kınar. kınamalıdır.
bi ara televolelerde filan çıkıyordu özellikle almanya da yaşayan gurbetçi türk gençleri en güncel soruları bile bilemeyip söz gelimi o dönemki başbakanın adını veya bilmemne partisinin genel başkanı gibi sorulara abuk ve bir o kadar da acınacak cevaplar veriyorlardı. işbu soruların hazırlanmasında ve bilakis belirli bir toplum kesimine o soruların sorulması pek tabii ki "reyting uğruna bizi bize rezil etmek" seçeneğini de akla getirmiyor değildi. o güruhun türkiye "ilgisizliği" televizyonlar aracılığıyla gördükten sonra yabancıların "bilgisizliği" solda sıfır kalıyor.
yabancı dediğimiz insanların, türkiye konusunda bilgi dolu olmaları için herhangi bir sebep yoksa, bilgisizlikten şikayet etmeye gerek de yoktur.
belirli milletleri tek bir referansa dayanarak tanımak,tanıtmaksa olay, rus dediğimiz zaman 'abii taşşş gibiler hepsi, zaten rusya'da bıkıyormuşsun hacı' , romen dediğimizde 'abi romanya'daki kadınların %90'ı orospuymuş, brezilyalı dediğinizde 'abi hepsinin kalçaları var ya jennifer lopez, karnaval zamanlarında önüne gelene veriyolarmış' diyen insanların ülkesinde 'türkiye'mizi tanımıyorlar, yanlış biliyorlar' geyiği yapılması da ne kadar tuhaf bir durum, artık siz düşünün.