bütün bir hayat boyu sizinle yaşayacak olan müzik zevkinin oturmasında ilk adımdır. abla veya abisi olanlar diğerlerine nazaran daha genç yaşta onlardan duydukları ve kulaklarına güzel gelen melodilere sahip şarkıların isimlerini öğrenme çabasına girer. yarım yamalak da olsa onlar kağıda yazılır. şarkılar ortalama 5 dakikadan hesaplandıktan sonra şarkı sayısı çoksa 90'lık, nispeten daha az ise 60'lık kasette karar kılınır. büyük bir heyecanla
kasetçiye (o zaman ki ismi buydu) gidilir. eline liste tutuşturulduktan sonra bu işi ne kadar zamanda yapıp bu katlanılmaz bekleyişe son verebileceği öğrenilir. sonra o uzun bekleyiş başlar. (uzun değildir belki ama insana uzun gelirdi.) velhasılı kelam kendilerine verilen süre dolduğunda sabırsızlıkla kasetçinin yolu tutulur, hazırlanan listedeki şarkılardan mütevellit karışık kaset alınıp tekrar eve koşulur. sonra bir taraftan boş kasedin kapağına büyük bir özenle şarkı listesi aktarılır, kapağın ön yüzüne de büyük harflerle
yabancı karışık veya abla abi taklidi
mix yazılır. ve sonra bütün gün, tüm şarkılar hatim indirilene kadar kaset tekrar tekrar dinlenir. ondan sonra da bir yaz akşam üstü ise aşağı top oynamaya inilir...
- abi bir yabancı karışık yaptırdım süper. guns roz diye bi adam var. novembır reyn mi bir şarkısı var süper var ya. zaman tuttum şarkı on dakka olm. hatta bitti snıyon adam gitar çalmaya devam ediyo. işte o kısmı çok güzel.
+ ya bi git gunz roz kim ya.. al takımını hadi akşam oldu...
(bir de bunun yanında radyo dinleme zevki bir hayli gelişmiş insanlarda sevdiği şarkıları radyodan kaydetme olgusu vardır ki o başka bir başlık konusudur)