|
|
- recep tayyip erdoğanın 150 dolar maaşla çalışmayı kabul edeceklerini söylediği, ithal edilmesi gündemde olan doktorlar.hastalarla nasıl iletişim kuracakları merak konusu
- sebebini algılayamadığım garip türküye cumhuriyeti vakası...bir yanda "türk hekimlere!!!" emanet edilmesini isteyen atamız, diğer yanda üniversite için kıran kırana mücadele eden gençlerimiz ve 150 $ ile işe alınacak yabancı hekimlerimiz...yahu 150 $'a kim gelir çalışır diyeceğim, ondan önce aklıma kendi ülkemde bir ekmek parası için birbirini kıran halkım geliyor...
(bkz: mavi ekran vermek)
- dubai'li hastane yatırımcılarının rte'ye baskıları sonucu(ki buna cüret edebilmeleri bile utanç konusudur aslında) ülkemize gelecek doktorlar. penguen her zaman olduğu gibi bu konuda da rte'ye güzel bir ayar vermiştir.
- türk doktorlar doğudaki hastanelerde çalışmayı reddettikçe gelmesi taraftarı olduğum doktorlar. olabilirse slav ülkelerden gelsinler bi de bağyan olsunlar bi de 150 dolara çalışsınlar bi de, bi de, bi de..
- eğer yanlış olan bir şeyler varsa bunun çözümüyle uğraşmak, tıp eğitim sistemini düzeltmek , "bu insanlar neden doğuya gitmekte direniyorlar?" sorusunu kendine yöneltmek , doğudaki sağlık hizmeti verecek olan sağlık ocaklarına doktor göndermeden önce "orada bir sağlık ocağı var mı acaba?" diye araştırma yapmak - (ki bazı yerleşim kesimlerine giden doktorlar sadece satın alınmış bir sağlık ocağı arsası ile karşı karşıya kalıyor ; hatta bir de zorunlu hizmeti boyunca her ay maaşını sesini çıkarmadan yiyor) - yerine çareyi ithal etmekte bulan sayın(!) başbakanımızca gündeme gelmiş deyim.
o zaman biz niye okuyoruz?
- eğer gelirse "doktor beni ellemesin" laf daha çok kullanılır olur sanırım.
- ne düşünceli adam bu recep tayyip erdoğan, bak bizi düşünüyor taa bilmem nerelerden yabancı doktorlar getiriyor, sırf türk doktorları doğuya gitmesin, doğudaki insanlar bir kez daha onları sevmediğimizi, onlarla ilgilenmek istemediğimizi anlasın, "ne varsa gavurda var, türk milletinden size hayır gelmez" mantığını yaysın, bizi birbirimize düşman etsin, avrupa-amerika hayranlığı artsın, türklerden nefret edilsin... ne denirki başka.. hedef belli, amaç aynı, kılıf farklı...
- tıp kesimi (doktorlar) yasaya şiddetle karşı karşı çıkıyormuş. hadi onları anlıyorum, artık muayene başı bir asgari ücret talep edemeyecekler, ne biliyim, bıçak parası adı altında trilyonlar tutan bir kayıtdışı ve aynı zamanda kara para piyasasını büyük ölçüde kaybedecekler. sözlükçüler de karşı, sebebi ise ben anlayamadım. ya hepsinin ebeveyni doktor ya da hepsi ülkedeki doktorlardan çok memnunlar. ama anladığım kadarıyla da sırf akp icraatı olduğu için karşı çıkıyorlar.
türk doktorlar avrupa'da, abd'de çalışıyor, o halde onlar niye burada çalışamasınlar? kaliteden bahsedenler lütfen belli başlı birkaç tıp fakültemiz hariç diğer fakültelere baksınlar, onların kalitesi ne ki biz diğer ülkelerin kalitesini eleştiriyoruz. yasaya konulacak bir maddeyle, yök'ün denklik verdiği tıp fakülteleri mezunlarına çalışma izni verilmesiyle kalite sorunu çözülebilir. yabancı doktora karşı çıkanlar yeni tıp fakültesi kurulmasına da karşı çıkıyorlar aynı sebeplerden ötürü.
- sayın sezer'in tekrar görüşülsün diyerek onay vermediği yasa sonucu gelen haberler pek iç açıcı değil. akp'nin yasayı rafa kaldıracağı haberleri geliyor. bunun anlamı şudur, kalite düşük kalacak, hastalar açısından fahiş fiyatlar devam edecek, hekim yetersizliğinden dolayı poliklinik önleri ana baba günü olmaya devam edecek, sabahtan öğlene kadar bekleyip "aa de bakiim" muayenesi olup "akşam yazıhaneme gel bir bakalım" sözüyle uğurlanacağız. ultrasound, mamografi için yine 3 ay sonraya gün alacağız, mr çekimi için 1 yıl bekleyip gittiğimizde "cihaz bozuldu 6 ay sonra gelin" cevapları almaya devam edeceğiz. bıçak parası adı altında alınan rüşvetler tam hız devam edecek, eczane-doktor paslaşmalarıyla sosyal güvenlik kurumları soyulmaya devam edecek. bilginize, demedi demeyin.
- yabancı doktorlar türkiye'de çalışmaya gelmeleri durumunda en büyük sıkıntı dil konusunda yaşanacaktır. türk doktorlar bile çoğu zaman hastayla iletişim kurmakta zorlanırken, onlar ne yapacaklar bakalım?
sanırım sağlık kentlerinde şöyle diyaloglar geçecektir:
tık, tık, tık...
- gelesen.
- selamlar doktor bey.
- salam. sabahın heyıır. ( selam, iyi sabahlar).
- sabahları salam yasak mı diyosunuz? biz nerden bulalım salamı doktor bey? neyse zaten hasta olan kızım. bir muayene ederseniz.
- gızım sen yahşi birine ohşayırsan. ( kızım sen iyi birine benziyorsun).
- neee! benim kız kimi okşuyormuş?
- valla kimseyi okşamıyorum baba!
- sus kız, doktor yalan mı söylüyor? ellerinde pişik var, ordan anladı
herhalde hııı?
- pişik ele degel kucaga yaraşır. ( kedi ellenmemeli, kucağa alınmalı). - doktor sen ne diyosun ya.
- siz haradan gelisiz? ( siz nereden geliyorsunuz?)
- at mıyız biz, haradan gelelim? bak böyle konuşmaya devam edersen fena olucak doktooor.
- kızım soyunasın, sırtına gulag asmag isterem. ( soyun kızım, sırtını
dinlemek istiyorum).
- babaaa ya, bu adam sırtıma kimin kulağını asıcak yaa. ben sırtımda
kulak falan istemem, büüeeee.
- kızımı ağlattın.
- men indi dayandıraram. maragım kabardı neçe ağlarsan? (ben şimdi
durdururum. merak ettim, niye ağlıyorsun?).
- bak hala ne diyo baba yaaa.
- ağlamasan balam. baban yaşlıdır, dözebilamaz. (ağlama çocuğum, baban
yaşlıdır, dayanamaz).
- lan artis doktor, anananı da al git bu memlekettennnnnnnnnn.
(yumruklar arka arkaya)
- özümü itirdim. daglara kar düşende, bülbüle gam düşende, ruhum bedenden oynar gözüme yumuruk gelende.
- sağlık bakanlığı 100 bin doktor açığını kapatmak için harekete geçiyor. yabancı doktor yasasının yeniden gündeme geleceğini söyleyen bakan akdağ, keneye karşı çorabın etkili bir önlem olduğunu da savundu
sağlık bakanı recep akdağ, akşam’ın ankara bürosu’nu ziyaret ederek ankara temsilcisi ismail küçükkaya ve ankara haber müdürü nergis bozkurt’un sorularını yanıtladı. bakan akdağ, “yabancı doktor” projesinde ısrarlı olduklarının mesajını vererek türkiye’de yaklaşık 100 bin doktor açığının bulunduğunu hatırlattı ve “yabancı doktorların gelmesi için daha önce bir yasa hazırlamıştık. sezer’den döndü. şimdi yine bir taslağımız var” dedi.
bakan akdağ’ın açıklamaları şöyle:
100 bin doktor lazım: halen 103 bin doktorumuz var; 100 bin açığımız var. şimdi yine bir taslağımız var. mesela ingilizler dünyanın her yerinden doktor getirebiliyorlar. çünkü ingilizce konuşan doktor sayısı çok fazla. mesela ispanyollar küba’dan getiriyorlar. ama bizde doktor getirmek için hem yök’ün denklik verdiği okullar olması hem de türkçe bilmesi gerekiyor. türkiye’de eğitim görmüş doktorlar var. bunların sayısı muhtemelen 3-5 bin kadar var. bölge ülkelerinden gelenler var. onlar gelir çalışırlar. hatta onların bir kısmı türkiye’ye gelip kaçak çalışmaya bile gayret ediyorlar. bundan daha önemlisi bizim kendi doktor sayımızı, kendi fakültelerimizi artırmak.
ilk kez sesimizi duydular
yök’e teşekkür: tıp bölümü kontenjanlarını yakın zamanda 4 bin 500’den 6 bine çıkardılar. ben yök başkanı’na bir teşekkür yazısı da yazacağım. sizin vasıtanızla kamuoyuna da söyleyeyim. yök yönetimine müteşekkirim. ilk defa sesimizi duyan biri oldu. insan kaynağı meselesi yıllarca türkiye’de göz ardı edilmiş. nüfusa göre avrupa birliği ülkelerinde, son katılan ülkeler dahil, 100 bin kişiye 330-340 doktor düşüyor. bizde 100 bin kişiye 145 doktor düşüyor. üniversitelerde 6 bine yükseltilen kontenjanın 14-15 bine çıkması durumunda 2023’te biz yeterli doktor sayısına ulaşabileceğimizi umuyoruz. yök önümüzdeki yıllarda da doktor kontenjanını artırabileceğini söylüyor.
ttb nin yeterli muhalefet oluşturmaması ve recep akdağ ın bile mesleğininin etiklerine bağlı olmadığının göstergesidir....bu tarz haberleri duydukça atatürk'ün "beni türk hekimlerine emanet ediniz" diye sesler kulağımda çınlanıyor..diğer ekonomik seviyesi düşük ülkelerde dandik eğitim alan doktorlar gelecek uzmanlık sınavına girmeden gelen uzmanlar başınıza bela olacak size söylüyorum sözlük ahali tehlikenin siz farkına varın en azından diye
|