japon tercüman tarafından "var olan şeyi onun gibi olduğu ile aynı zamanda, ayrıca olması için olduğu gibi olan şeyi, öyle olunuz" diye çevirilen ve bu çevirisi konya'da tam üç yıl yer alan ve japonca bilen bir başka kişi tarafından hatası ortaya çıkartılan mevlana'nın ünlü özdeyişi
içi dışı bir olmak
insanlar kendilerini oldukları gibi değil de,sandıkları gibi anlatırlar. kendini tanıtmanın en iyi yolu, çetrefilli oyunlara kaçmadan birlikte olmaya çalışmak ve paylaşılan duyguları karşılıklı hissetmektir.
artık böyle bir deyim yok, herkes imaj insanı oldu gitti.
(korog, 09.09.2007 12:18)
japonca'ya "olan şeyi gibi olmakla ya da olmak için olduğu gibi olan şeyi olunuz" şeklinde çevrilen söz.
(bkz:
http://www.milliyet.com.tr/...)
bu toprakların bir ürünü olmasına rağmen, bu topraklarda çok umursanmayan, felsefi söz öbeği. bizim insanımız, alt metninde iyilik, doğruluk, insan olma gibi değerlerin yer aldığı nasihat ya da öğretilere çok kulak asmaz. ama "devletin malı deniz, yemeyen keriz" gibi bir motto hem üretip hem de hayat felsefesi haline getirebilmiştir.
(bergman, 03.10.2007 14:21 ~ 14:25)
bu güzel vecizenin tamamı şu şekildedir aslında;
"cömertlik ve yardım etmede akarsu gibi ol,
şefkat ve merhamette güneş gibi ol,
başkalarının kusurunu örtmede gece gibi ol,
hiddet ve asabiyette ölü gibi ol,
tevazu ve alçak gönüllülükte toprak gibi ol,
hoşgörülükte deniz gibi ol,
ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol."
başkalarını itham ederken, çok kolayca sarfettiğimiz ama iş kendimizi sorgulamaya geldiğinde çok sığ davrandığımız düsturdur.
bugünlerde dönen siyasi tartışmalarla hiçbir alakası yok bahsettiğimin. insan kendisinin göründüğü gibi olup olmadığına pek dikkat etmiyor genelde. içimden geldiği gibi yaşarım, diyen insanda bile içinden gelenleri ne kadar bastırdığını ya da içinden gelmediği halde ne kadar zorlama triplere girebildiğini görebiliyorsunuz.
bu durum, insanın "bir başkası olma" içgüdüsünün ne kadar sağlam olduğuna delalet eder bir yandan. diğer taraftan da insanın "kabul görmüş davranış modellerine" yaslanarak rahat yaşama çabasını gösterir. bunların kesişimleri de işte bu düstura ne kadar uy(a)madığımızı gösteriyor.
maskelerimizi çıkarıp, çıplak kaldığımızda, çaresiz kalışımızın sebebi de bu olsa gerek. aynalarla barışmak gerek.
demode olan bir söz ve anlayıştır. nasıl olmak prim yapıyorsa öyle görün şekli daha güncel ve geçerlidir.
baykal'ın son zamanlarda billboardlarda kullandığı slogan.
bir türlü tam olarak kavrayamadığım herhalde bu saatten sonrada kavrayamayacağım ve herkes bu kadar çok şey anlamış gibi gönülden söylediğine göre sorunun bende olduğunu düşündüren mevlana sözü. evet sözün ilk kısmı anlaşılabiliyor, insanın olduğu gibi görünmesini, kendinde olmayanları varmış gibi göstermemesi gerektiğini öğütlüyor,aslında burda da bi sıkıntı var çünkü insan aslen şehvet düşkünlüğü düzenbazlık ve bilimum kötü özelliğe sahip olabilir bu durumda olduğun gibi görün demek ne kadar doğru, ne kadar yol gösterici olur. yada ikinci kısımda göründüğü gibi ol öğütü kişiye insanlar tarafından görüldüğü gibi olmasını öğütlemek, zaten burası aklımın almadığı kısım...
sonuç olarak insan erdemsizliğe meyillidir, zaten erdemin değeri de burdan gelir içten gelene direnip bir nevi nefse zor olanı seçmek... toplumlardaki düzen, mutluluk, huzur da bu erdemleri seçenlerle olur...o yüzden bence öğüt olman gereken gibi görün olmalı nacizane.
olması gerekenden uzakta isen, ne olduğun gibi görün ne de göründüğün gibi ol derim -naçizane.
(katip, 28.05.2009 00:18 ~ 18:38)