şarkı ''aaaaaaaaaaaaa aaaaa aa aaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa a aaaaaaaaaaaa aaaaaaaaaa aaaaaaaa a''
gitmekteydi yazar yazmaktaydı, sınava hazırlanmaktaydı, konsere gitmemekteydi, obüs misali patlamaktaydı, anlamsızda olsa birşeyler yapmakta olan yazar.
süper bir insan ben bunu gördüm...
birgün herzamanki ukalalığım üstümde ben bilirim havasındayım salakça bir davranış yaptım ve yanlış yapıyorsun leo dedi hayır ben yanlış yapmam dedi googledan arattık baktık gerçekten yanlış yapıyormuşum, peki senin gönül güzelliğini aratalım dedim ''o çıkmaz'' dedi neden dedim ''gönülü anca gönül gözü görür'' dedi o gün bugündür ustam kabul ettiğim yazar.
sabah uyanmışım kahvaltı bile edememişim ve bilgisayarı açtığımda direk karşımda. yalvarıyor "nolur bana nick altı yaz! kulun olam kölen olam! daha başka ne istiyebilirim ki!" bense sabah sabah çattık ya derken onunla ilgili aklımdan geçen üç beş satırı karalayabilirm sanırım dedim. neşeli! bu tür bir insanı tanımlamak için en uygunu sanırım bu kelime olacaktır. en azından ben sürekli mutlu görüyorum. ayrıca kendisini öss'ye küfredenler derneğine üye yaptık. bir de üstüne gayretli çalışmaları nedeniyle üyeliğini özel bir statüye de kavuşturduk. başarılarının devamını dileriz. *
bugün bi kafede otururken arka masadaki müşteriye garson muamelesi yapıp sipariş veren terbiyesizdir. daha sonra müşterinin şirinlik yapmak amacıyla gidip siparişi getirmesiyle havaya giren tüysüz maymundur.
her hareketiyle bana kötü örnek olan insandır ayrıca. sigara desen bunda, içki desen bunda, cinci, falcı, hacı hoca hepsi bunda.. hey allaam sen bu insanı şaşırtmışsın beni doğru yoldan çıkarma.. *
aksattığım, ilgilenemediğim, pişman olduğum ve vefasızlığımdan doğan üzüntümü burda dillendirerek, özrümü kabul buyurmasını rica ettiğim, biricik yazar..
ağzının orta yerinde yer alan bir demir parçası yüzünden -gençler piercing diyor, biz kan ve pislik diyoruz- zirvelerde yüzüne bakmakta zorlandığımı aha buradan itiraf ettiğim azerbaycan'dan gelen kaçak tütün, arkasında aybalam yazan bir impala tomofil; ama nihayetinde rus bayan tedarikçimiz olacak atıl bir turizmci.
bu şahsı iyi rasatlıyamadım ama rasatladığım kadarını size anlatayım. öncelikle sözlükte tanıştığım bağyanlar arasında pek bir sepeti koluma herkes yoluna insanı olduğunu farkettim, depresif takılmaması ayrı bir âla özelliği. sözlükte ki herkes ama herkes belii konularda kendilerine ızdırap çektirmeyi çok severken nedense bu hanım kızımız başkalarına ızdıraplar çektiriyorr gibime geliyor. meslek sahibi olayım da ileride yapacak bir şeyim olsun düsturuyla kazandığı okuluna allah nazardan saklasın her gün gidiyor gibi. neyse uzun lafın kısası beni seç.
edit: her gün gitmiyor bir ara okulu bir salladı, yahu bu beni geçti diye korktum.
ağzının orta yerinde gerçekten bir demir parçası yer alan bu insan ne kadar etrafa şirin görünmeye çalışsada etrafında ki gariplikler onu son derece asi yapmıştır. gece yarısı kaçak radyo yayını yapan babası, kendisinden çok çok çok güzel bir annesi, hepsi birbirinden uçuk kankileri sonunda isyan ettirmiştir bu arkadaşı.. benim de tuzum olsun istiyorum. geçen beni evine aldı, sağolsun yatağını paylaştı. gerçekten yatakta çok iyi bir insan.. *
yardımsever,iyi biri gibi görünerek kötü planlarını gizlemeye çalışan cesur,kurnaz tilki. rakipmiş, pehh!! ama beni rakip olarak görebilmesi bile büyük cesaret, evet.* gendine baklava sözüm var ve bunu yerine getirebilmek için can atmaktayım; şişmanlasın bir güzel, tehlike azalsın.
sıcacık ortamda mis gibi yemek yemek varken yemekleri dışarıda yemeyi teklif buz gibi havada titreyerek yemek yediren, "aa süper bir yer var cheers'a benziyor" deyip cheers'a uzaktan yakından benzemeyen bir yere götüren, her seferinde geç kalıp ben beş dakika gecikince kafama kakan, süper diye götürdüğü filmin yarısında çıkmak isteyen muazzam bir insandır. ama her ne olursa olsun, tramvay'a binmeyi teklif ettiğimde işi olmasına rağmen koşarak gelen, ben üzüldüğümde gerçekten üzülecek kadar tatlıdır. dert dinler, teselli eder; öyle de çok severim.
yüksek seviyedeki asabiyetim sayesinde kovulduğumuz yerden bize sığınan ama geldiğinde vergi iadesi zarflarıyla karşılaşan, yine de yılmayan insan. bir de alarm çalmayaydı sabah 7de, okul olmayaydı, telefonun şarzı biteydi..
ya moor - bambuğum geçen gün anket yapıyolardı beleşe cilt bakımı kazandım, sende gel yarın. bi kişi daha götürebiliyom(ne geliyosa başımıza bu anketlerden geliyo zaten)
bambuk - ooo negzel, beleş beleş gidek bari
ya moor - tabi canım zaten beleş, yaptırır çıkarız
bambuk - bişii olmasın la?
ya moor - yok la ne olcak..
heyo cilt bakımı yaptırcaz, biz bakımlıyız havasıyla mekana gidilir ancak biraz ya moor adlı ucubenin birazda dediğim dedik yetkili insanların zoruyla doğru düzgün bişey yaptırılamadan ele verilmiş üyelik kartları ve 7-8 aylık kol gibi giren senetlerle eve dönülür. insanı suya götürüp susuz getiren cinsten işte...
bir kaç dakika sonra gelen ek: ayrıca gerçekleri yazıp baskılarına rağmen bu giriyi silmediğim için sürekli eksileyen ibnedir efenim...