yaşayışa göre dizi seçimi   

adana çık aradan

  1. kişinin yaşama şekline göre yapacağı dizi seçimidir.

    sabahtan akşama kadar çalışan birinin bütün dizileri takip etmesi beklenemez. peki hangi dizi veya dizileri takip etmeli bu kişiler. aynı şekilde boş gezen ama hepsini izleyemem bir iki tanesine bakarım diyenler hangisini seçmeli.

    bu seçimi yapabilmek için önce kişinin arayışını bilmesi gerekir. demek istediğim, bir dizi izlediğinde ne gibi bir duygu almak istiyor, bu önemli. bütün yanılgı da burdan kaynaklanıyor, dizi insanın yaşayışına göre, aradığı duyguya göre seçilmelidir. arkadaşların bak izle bunu deliriceksin demesi ile olmaz. ama tabi iş veya okul ortamında arkadaşlar ile konuşacak konu eksikliği çekiliyorsa, onların izlediği diziye kalmak da var. mesela avrupa yakası plaza çalışanlarının favorisi sanıyorum. gün geçmiyor ki, etraftan zaten izlediğiniz birşeyi, hiç izlememişsiniz gibi anlatmaya başlayan biri çıkmasın.

    bir defa ben bir dizinin takipçisi olmam, arada bir karşıma çıkana bakarım diyenler hemen burda okumayı kesmeli ve akşamları vakit bulursa cnbc e yi açıp keyfine bakmalı.
    ama yok bir diziyi takip etmek istiyorum diyenler bu tavsiyelerden yararlanabilir.

    bir diziyi takip ettiren en önemli duygu etkeni meraktır. hangi diziyi izlerseniz izleyin merak edersiniz. ben çok merak etmek istiyorum diye ölüp bitenlere tavsiyem şüphesiz lost olacaktır. ama bir uyarı yapılması şart: bağımlılık yapıp hayatınızdan çalabilir ve de ne zaman biteceği, merak edilenlerin ne zaman, ne şekilde yanıt bulacağı kendi başına büyük bir merak konusu. yok öyle olmasın, belli bir süre sonra bitsin diyorsanız, alias zaten bitmiş bir dizi, sizi bir müddet meraklı bir şekilde bırakıp istediğiniz zamanda sorularınızı yanıtlayabilir. eğer ben sadece boş bir meraka kapılmak istiyorum diyenlerdenseniz, herhangi bir türk dizisini açıp izleyebilirsiniz ama ziyan olursunuz.

    yok merak ettirmesin ama dizinin tadından da yenmesin diye düşünüyorsanız seçenek bol. işte bu durumda size, her bölümde bir konunun işlendiği ve genel konunun çok yavaş ilerlediği dizileri tavsiye edicem. hem bu şekilde arada bölüm kaçırsanız da çok dert değil. polisiye dizileri hafiften heyecan ve merak da uyandırarak size iyi gelebilir: csi serisi (miami kişisel tavsiyem, horatio caine için), monk (çok iyi yazılmış, iyi oynanmış ve emmy kazanmış bir karakter), numbers (mühendisler için iyi olaiblir), eureka (işin içine bir de zihni sinir tadında icatlar sokulmuş).

    çizgi romanlara, süper kahramanlara, bilimkurguya eğilimi olanların seçimleri çok. klasik olarak star trek ile başlayabilirim. ama o kadar çok türevi çıktı ki, sıfırdan başlamak ve bitirmek ömür tüketir gibi. yeni dizilere geçelim.
    smallville: superman’in gençliğini konu almış. dizi aslında dandik gözüküyor ama superman seven biri için çekilmeyecek gibi değil, çok istiyorsanız izleyin.
    4400: hepsi farklı zamanlarda kaybolmuş 4400 kişinin aynı anda geri gelmesini ve süper güçlere sahip olmasını konu alıyor. işleyişi yönünden sıkıcı, heroes varken gerek yok.
    heroes: x men i duyup sevmiş iseniz kesinlikle izleyin. çok heyecanlı, merak ettirici, drama yönüne de dikkat edilmiş bir dizi. en iyi diziler arasında da sayılabilir. manga tadı yakalaması ve hint kültürüne bakış atması gibi bir sürü de artı yönü var.
    battlestar galactica: şu anda tartışmasız en iyi sci fi dizisi. politika, savaş, dram, makina insan çatışması, güzel karakterler, hepsi çok iyi verilmiş dizide. uzayda geçen olaylar hiç inandırıcı değil diyorsanız zaten sci fi olayından bir habersinizdir ve uzak durmanızı söylemek zorundayım.

    çarpık ilişkileri seviyorum ben, kim kimle yatmış öğrenmeden edemiyorum, bilmemkim de çok yakışıklı ya da güzel diye kendinizden geçiyorsanız. the oc, dawson s creek, eskilerden felicity (jj abrams hem de inanır mısınız) ve daha bir sürü seçenek var. bahsetttim bunlardan ama kişisel görüşüm, zırva oldukları. bir istisna vermek de zorundayım buraya: desperate housewives. ev kadınlarının yaşayışlarına uçuk bir yaklaşımı var izlemek için de illa kadın olmanız gerekmiyor.

    hastane dizilerine gelelim. hiç sıkılmayacakları bir konu işte: doktorlar. değişik hastalıklara, hastası olanların dramlarına, doktorların ilişkilerine bakmak isterseniz, çekinmeyin açın bunlardan bir tanesini. en iyi örnekleri er, grey s anatomy ve house olacaktır. grey s anatomy, internlerin aşk hayatını da gösterdiği için kızları da ayrıca bir çekebilir, gayet de güzel işlenmiş bir dizi, zaten “doktorlar” adı ile hemen türk kopyasını yaptılar. house, dizinin ana karakteri gregory house kendi başına takip edilesi bir karakter. muhteşem hazırlanmış diyalogları, incelenen çok garip vakalar, çekimler ile gerçekten izlenesi. bu tip dizileri özellikle tıp okuyanlara, okumayı düşünenlere, bitirmişlere tavsiye edebilirim. hem normal bir izleyiciden daha hakim olacaklardır, hem de açık yakalamanın keyfine varabileceklerdir.

    sıra heyecan kasırgası dizilere geldi. eskiden bu görevi a takımı, mcgyver, görevimiz tehlike gibi yapımlar üstlenirdi. şimdi ise bu olay yeni bir boyuta taşındı ve merakını bırakın sırf heyecan duymak için bile izlenecek diziler çıkardılar. hayatım çok monoton, heyecan istiyorum ben, yükleyin bana diyenler şunlara bir baksın.
    prison break: çok yaratıcı bir şekilde hapisten kaçmayı gösteren dizi, artık anayoldan şaşmış olsa da, heyecanı tırmandırdıkça tırmandırıyor.
    24: eş zamanlı giden bir dizi, bir sezon 24 saat. izlerken saate bakmanızı sağlıyor. kahramanlık hikayesi izlemek isteyenlere allah gibi bir karater jack bauer’den haftada bir doz öneriyorum.

    sırada ben zaten demin bahsettiklerini hayatımda yeteri kadar hissediyorum, yok mu farklı birşey diyenlere önerim nip tuck var. diğer dizilerin veremediği duyguları yaşatıyor. dizinin gerçekliği, çekimleri, müzikleri, sapkınlığı çok ilgi çekici. estetik cerrahlarının yaşamına çok uç bir yaklaşım istiyorsanız, ya da rahatsız olmak istiyorsanız, kaçırmayın.

    gülmek isteyene çok da bir tavsiyeye gerek yok ama bir kaçını sıralıyım. coupling, friends, married with children, how i met your mother, seinfeld, vb...

    ayırabileceğiniz vakte, isteğe, duyguya, kısacası yaşam şeklinize göre dizi seçebilmeniz için kısa bir bakış yaptım. tabii ki, en doğru seçim yine kişiye bağlıdır.

    (bkz: dizi junkie)
    (pedagojik formasyon, 05.01.2007 12:01 ~ 05.03.2007 10:12)


  2. (bkz: dizi izlemek/@1128827)
    (zeus, 16.02.2007 11:07)
  3. hapiste herkes'in prison break izlemesini gerektiren seçimdir.izle adam ne yapıyorsa aynısını yap,kaç hapisten.aynı şekilde ıssız adaya düşenlerin yanına alacağı 3 şeyde lost 1.sezonu , 2.sezonu ve 3.sezonu olmalıdır.
    (dark elven, 01.05.2007 11:56 ~ 11:57)