|
|
- adı üstünde olan artistik kelime..
- atfedildiği nesneye ya da zaman sürecine öznel bir anlam yükleyen ve şiirsel tınısı olan kelime. insanda sararmış defter sayfası, fotoğraflar, yıkılmış ve yenisi yapılmış sahiller, iskeleler hissi yaratıyor bu kelime.
lisedeyken dağa taşa, oturduğumuz her mekana "hede-hödö was here!" yazma merakımız vardı. işte o kazınmış "... was here" olma durumu tam da yaşanmışlık.
hatta boylumlama.
(bkz: serbest çağrışım)
- (bkz: çok kötü girişmek istemek)
yaşanmışlık ne mnkym ?? yaşanmışlık ne ?!
bokuma sıçılmışlık, şarkıya tınılmışlık, ayara apışmışlık mı diycez ?!
ilkelim anasını satayım. yaşanmışlığı icat edenin götünde sikilmişlikler temenni ediyorum, double penetration mümkünse.
(bkz: bir takım şeylerin amına koyim yazarı) *
- belki başlarda iyi niyetli bir kelimeydi. ancak hadiseler öyle elim bir seyir izledi, kader onu öyle dikenli yollarda savurdu ki, adama iki dakika rahat vermeyen heybeleri gusto yüklü iki kere rafine insan evlatlarının deniz anamsı debelenmelerinde bir bayrak, biz zavallı fanilerin kulaklarında ise bir shubuo pop müzik dırıltısı oldu çıktı. ne zaman oldu, nasıl oldu bilemiyorum. ama ben ne zaman bir yazıda "yüzünde kadim yaşanmışlıkların izleri", "o taş duvarlarda nice yaşanmışlıklar kazılıydı" gibi ifadelere rastlasam kendimi sokağa dar atar, dağ bayır demeden kaçarak uzaklaşır oldum. sözlü iletişimde kullanımına ise -allah'tan- henüz rastlamış değilim.
"bana geleceksen yaşanmışlıklarını çöpe dök de gel. oh bebek. dök de gel."
- evde yaptığımız temizlik sonucu genelde kuzenimin kızdırmak için anneme söylediği şey:
-ama fafiş * evdeki bütün yaşanmışlık hissi yok oldu...
- zaman zaman tecrübe ile aynı anlamda kullanılan kelime. nerede ve nasıl kullanıldığı önemli elbette.
(billy, 09.04.2008 17:07 ~ 17:08)
|