1. tekrar tekrar dinlenesi bir mask parçası. hüzün tufanı gibi bişey.

    yarını düşünmekten bıkmadın mı sevdiğim
    yine beraber olalım
    tek isteğim buydu benim
    yıllar geçiyor yaşlanıyoruz galiba
    kim farketmiş ki biz farkedelim
    koridorlar zamanı şimdi
    geniş ışıklar, karanlıklar
    savaşlar, barikatlar
    sessiz yalnızlıklar
    yıllar geçiyor yaşlanıyoruz galiba
    kim farketmiş ki biz farkedelim?..
  2. çocukken dinlediğim şarkıların tam olarak kaç yıl önce piyasaya çıktığını hesaplayınca ve akabinde bu sayının büyüklüğü karşısında dehşete düşerek ister istemez (ne isteri yahu, istemez istemez) kullandığım söz öbeği: yaşlanıyoruz galiba..
  3. hayat denen koşturmacanın içinde biran başımı kaldırıp baktığımda dudaklarımdan istemsizce dökülen cümle..yaşlanıyoruz galiba,yaşlanıyorum..ilkokulun ilkgünü okulun bahçesinde farketmiştim ilk kez..bişeyler değişiyordu..korkuyla bekliyordum sonra zil çaldı ve her şey durmaksızın devam etti,yıllar ardına bakmaksızın geçiyordu hayatımdan..aslında bilmiyordum ki geçen gün ömürden gidiyor..işte bugün,yağmurlu bir ankara haziranında tekrar farkettim ki yaşlanıyorum..ben o küçük kız mıyım?gözlerimdeki korku aynı ama geçen yıllar boyunca telaş içinde savrulmuşum..ordan oraya..hayat denen bu yolda bazen sadece dahil olmuşum,bazen ben seçmişim yaşanacakları..kim bilir ne zaman tekrar nefes almak için başımı kaldırdığımda;aynı şeyi,yaşlandığımı hissedicem..tıpkı bugünkü gibi..acaba ogün nerde,nasıl,nekadar acı,ne kadar huzur dolu olucam?geçen yıllar benden neleri çalmış,ben zamandan neleri çalmış olucam?en önemlisi ne kadar umutlu olucam daha doğmamış günler adına?