mezelerden memnun kalmış olmalı ki birileri pasta da istiyor..
zamanım olursa pasta da yapacağım da o kadar insana nasıl yeter o minik pasta bilemeyeceğim.
nevi şahsıma yapılacak ikinci zirvedir efendim. ne mutlu ki iki zirvenin de konuğu benim. maksat pasta yemek değil efendim gerçi tüm aç insanların temennisi bu olsa da. maksat eğlenmek ve akabinde gece içip içip coşmaktır.
izmirde olup gelmeyene anemi grubundan "geldik o malum şarkıya arkadaşlar...." şeklinde anons edilen şarkıyı armağan ediyorum.
gelecek olan kişi sayısına göre 2 ya da 3 çeşit pasta olacaktır efendim. birisi çikolatalı (bu benim için), birisi meyveli, eğer geçen zirvedeki gibi kalabalık olursak (ki olacağımıza inancım tam) krokanlı olacaktır.
izmirde bugüne kadar yapılan tüm zirveler arasında sanırsam en kalabalık zirve olacaktır. eğer +lar da gelirse kesin olarak şu an itibari ile 33 kişidir.
küçük çaplı bir mitinge dönmek üzeredir. sayımız şu anki bütün izmir zirvelerinin rekorudur. tam katılım sağlanırsa 38 kişiyiz efendim. bizi bir daha kırmızı cafe bar'ın kapısından içeri sokmayacaklar fişleneceğiz yeminlen.
izmir sözlük camiasının en kalabalık zirvesi olmuştur. gelen herkes benim kanaatimce süper eğlenmiştir. (şu anda sarfoşum yazamıyorum) en kısa zamanda küçük bir değerlendirme gelecektir. gelen herkese çok ama çok teşekkür ediyorum. evolet sağol
abi sana pasta yediricez, gelmezsen ölümüzü öp dediler, gittim. pasta yerine bi dolu bardağı ağzıma tıkıştırdılar. pasta yedim mi onu bile hatırlamıyorum. bi ara evolet ile dans ettiğimi hatırlıyorum o kadar, sonrası film koptu.
burası neresi, ben nerdeyim, kimim ulan ben??? beni bana verin hey!
evet efendim bu bir zirveydi asla ama asla mini değildi, nede olsa kırmız'nın üst katının 2/3(üçte ikisini) işgal ettik. her neyse en baştan başlıyorum. katre'de (orayı da işgal etmemizle) 16:00'da başladı zirvemiz. pastaların tüketilmesi, ve başlangıç içkilerimizin bünyeye dahil edilmesi ile saat 18:00 civarlarında asıl mekana(kırmızı'ya) geçme vakti gelmişti. ama arada acıkan yazarlarımız için yemek molası verildi. bir kısmımız gelenekselleşen tantunicimiz'e geçerken bir kısmımız da döner vs. yemeyi tercih etti. asıl eğlence kırmızı'ya varıldığında başladı. içkilerimiz söylendi,[ bu arada 70'lik birayı 5 tl'ye içmemizi sağlayan organizatöriçemiz, hanımağamız(sinirli abimizin deyimiyle) evolet'e teşekkür ediyoruz ], muhabbetler koyulaştı, gecenin ilerleyen saatlerinde dans pisti olarak kullanılan 2. odamızda (evet benimsedik mekanı artık) danslar edildi, o da kesmedi en son göbekler atıldı, en eğlenceli zirvelerden biri daha yaşanmış oldu.
organizatör evolet'e teşekkür ediyorum, bir sonraki zirvelerde görüşmek üzere diyorum...
ankaralardan kalkıp izmire gelip katıldığım zirve. kimse kusura bakmasın izmirimin insanı bir başka yahu. ankaranın soğunun vurduğu simalar yoktu bu zirvede. her şey güzeldi, pasta güzeldi, ortam muhabbet ... organizatör evolet e teşekkürlerimi bir borç bilirim.
katıldığım ilk zirve olmak üzereydi taa ki amansız bir grip virüsü beni yataklara düşürene dek, günlerce de hazırlanmıştım halbuki; bütün repliklerimi ezberlemiştim, olmadı başaramadım...
(bkz: ben hiç zirve göremeyecek miyim)
(bkz: çok yalnızım sözlük)
kırokanat'lı pasta yoktu. olmadı. neyse bakalım ünlü gözlemciler ne demişler bu zirve için:
"içmesini bilmeyene, içki içirmeyeceksin!" johnny twister
"herkes deli, çatlak ya da şirret olmak zorunda mı lan?" oliver gegen
"saat 4te içmeye başlamayacaktık..." mr. meister
"yüzsüzü var, ikiyüzlüsü var, ayıp edilmek zorunda tabii ki." heins brennt
"commander'lar yine gizlice bir araya geldiler" the smyrna times
güzeldi lan güzel. yeni kurbanlar, müritler falan. yapmak lazım böyle şeyler arada sırada.
ek: bir de, adına zirve yapılan doğum günü kutlanan insanın piyasada olmayışı da çok ilginçmiş diyorlar. ama bunu hangi ünlü gözlemci demiş onu bilmiyoruz henüz.
geçen zirvelere göre bayağı kısa geçti zaman babında. her zirve gibi van den budenmayer ile ama bu sefer caminin tam girişinde buluşarak başladık güne. katreye gittiğimizde yepyeni yüzlerle karşılaştık ancak zamanla kaynaşma gerçekleşti, zaten ahali de toplanmaya başlamıştı. derhal pasta kesildi, yenildi. o arada adamım uzayi kurtaran dunyali ile beraber derin(!) mevzulara daldık biramızı yudumlarken. zaman hızla ilerlerken zirvenin yönü kırmızıya doğru dönecekti. gelenekselleşen tantuni molasında bu sefer kadro sinirliyim ezelden, van den budenmayer, sükun, yata yata paslandık ve notokord olarak gayet bombaydı ki kanımca hayatımın akışını değiştirecek şeyleri duymamla kalmam zaten bir oldu. bu şaşkınlık mekanın yerini karıştırmamızla devam ederken, kırmızı tayfası klasik masayı doldurmuş, taşırmıştı. muhabbet ve geyik hızla devam ederken,biralar votkalar hızla içilirken; çalan müziğe uyan sözlük yazarları bir anda kendini dans pistinde buldu. keyifler iyiydi, yağan yağmura ellerimizi bile uzattık pencereden. gecenin sonundaki playlistle eskilere döndük, şarkılar söyledik derken gece bitmişti bile. guenhwyvar, 27ye güle güle derken bir daha d.günü zirvesinde toplaşmak üzere yağan hayvani yağmur altında geceyi bitirmiştik. son olarak pasta güzelmiş be.