boğaz köprüsü' nden geçerken dinlenmemesi gereken
yavuz çetin eseri.
aynı gri binaların içinde gün tüketmiş insanlar, mutsuz yüzlerle hayatlarına doğru yol alırken yanlarındaki kişiden mümkün olduğunca uzak durmaya çalışıyorlar otobüste. ruhlarını, hislerini bir yana bırakıp çalışanlar her gün evlerine ulaşma hayaline tutunarak yaşayıp gidiyorlar. onlardan biri oldum bir süredir. bunu fark edip dillendirmek değil de, her gün biraz daha onlara dönüştüğümü görmek hissizleştiriyor.
boğaz köprüsü'nün parmaklıklarına bakarken,
karaya giden otobüsün demirlerine daha sıkı tutunmak utandırıyor bir süre. parmaklarım tam da birilerinin istediği gibi boş ümitlere kenetlenirken bir ölünün cesaretine hayran bırakıyor bu şarkı. 'yaşamak istemem artık aranızda' diye bağırmak herkesin harcı değil. böyle olunca aslında kimin yaşadığı sorusu yanıtsız kalıyor. istediklerinin sadece hâyâline tutunanlar mı yaşayanlar? yoksa istediği için ölenler mi?