bazen dolaptaki eski bir kıyafet gözünüze takılır. denersiniz... aynanın karşısına geçer kendinize bakarsınız. fiziksel olarak pek bir değisim geçirmeseniz de üzerinizde kıyafet iğreti durur, sevemezsiniz... ama kıyafeti değil kendinizi... geçen zamana boyun eğen benliğinizi sevemezsiniz. bir şeyler eksik kalmış ,ya da tozdan topraktan bir şeyleri göremez hale geldim dersiniz.. gözlerinizi ovuşturur tekrar bakarsınız . aynalar yanılmıyor. sonunda; sırrı kaybolmuş olan ayna değil, ben'im dersiniz..
hayattan yorulmaktır kısaca. ruhun kirlenmesi, kalbin parçalanmasıdır. tecrübeden öte kendinden ödün vermektir, kaybetmektir, yenilmektir hayata karşı. savaşmak ve savaşta derin yaralar almaktır...